Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması

Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması

MADDE 268 – (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, (Değişik ibare: 5377 – 29.6.2005 / m.30) “başkasına” ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2009/22494

K. 2011/21330

T. 16.11.2011

• BAŞKASINA AİT KİMLİK BİLGİLERİNİ KULLANMAK ( Belirtilen Kimlik Bilgilerinin Gerçekte Var Olan Bir Kişiye Ait Olduğu Belirlenirse İftira Gerçek Bir Kişiye Ait Olmadığı Saptandığı Takdirde Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçu Kapsamında Hüküm Kurulacağı )

• İFTİRA ( Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanmak – Belirtilen Kimlik Bilgilerinin Gerçekte Var Olan Bir Kişiye Ait Olduğu Belirlenirse İftira Suçu Kapsamında Hüküm Kurulacağı )

• RESMİ BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYANDA BULUNMAK ( Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanmak – Belirtilen Kimlik Bilgilerinin Gerçekte Var Olmayan Bir Kişi Üzerinde Verilmişse Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçu Kapsamında Değerlendirileceği )

• ETKİN PİŞMANLIK ( Bakasına Ait Kimlik Belgelerinin Kullanılması/Sanığın Karakolda Hiçbir Araştırmaya Başlanmadan Gerçek Kimlik Bilgilerini Verdiği – Etkin Pişmanlık Hükmünün Uygulanacağı )

5237/m.206, 267, 268

ÖZET : Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunda; sanığın görevli polis memurlarına bildirdiği bir kişi olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre, belirtilen kimlik bilgilerinin; gerçekte var olan bir kişiye ait olduğu belirlenirse Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması suçundaki gönderme ile iftira gerçek bir kişiye ait olmadığı saptandığı takdirde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu kapsamında hüküm kurulacağı dikkate alınmalıdır.

Görevlilere karakolda henüz hiçbir araştırmaya başlanmadan gerçek kimlik bilgilerini veren sanık hakkında , TCY.nın 269.maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;

A )Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen yasak silah taşıma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,

Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,

Yaptırım: Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,

Yasal koşulları bulunmasına karşın, TCY.nın 58.maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,

Sanığa verilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 647 sayılı Yasanın 6.maddesi dayanak olarak gösterilmiş ise de, TCY.nın 51.maddesi uyarınca sanığın hem adli para cezasının hem de daha önce 3 aydan fazla hapis cezasına mahkumiyetinden dolayı 1 yıl hapis cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunmadığı ve sonuca etkili görülmeyen bu hususun bozmayı gerektirmediği,

Anlaşıldığından sanık Ceyhun Tüncü müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B )Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçuna ilişkin mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince;

Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1 )Sanığın görevli polis memurlarına bildirdiği “C. oğlu, 1976 İzmir doğumlu C. T.” adında bir kişi olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre, belirtilen kimlik bilgilerinin;

a )Gerçekte var olan bir kişiye ait olduğu belirlenirse TCY.nın 268.maddesi göndermesiyle 267/1,

b )Gerçek bir kişiye ait olmadığı saptandığı takdirde TCY.nın 206,

Maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerekirken, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,

2 )Kabule göre;

a )Görevlilere karakolda henüz hiçbir araştırmaya başlanmadan gerçek kimlik bilgilerini veren sanık hakkında , TCY.nın 269.maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

b )Yasal koşulları bulunmasına karşın, TCY.nın 58.maddesinin uygulanmaması,

c )Cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 647 sayılı Yasanın 6.maddesinin dayanak gösterilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CYY.nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2007/9248

K. 2011/8937

T. 30.6.2011

• ADET GEREĞİ AÇIKTA BIRAKILAN EŞYA HAKKINDA HIRSIZLIK ( Dosya Yargıtay’a Gönderildikten Sonra Sanığın Kardeşinin Kimlik Bilgilerini Kullandığının Anlaşıldığı – Bu Hususun Araştırılacağı )

• BAŞKASINA AİT KİMLİK BİLGİLERİNİ KULLANMAK ( Adet Gereği Açıkta Bırakılan Eşya Hakkında Hırsızlık – Dosya Yargıtay’a Gönderildikten Sonra Sanığın Kardeşinin Kimlik Bilgilerini Kullandığının Anlaşıldığı/Bu Hususun Araştırılacağı )

5237/m.142, 268

ÖZET : Adet gereği açıkta bırakılmış hakkında hırsızlık suçunda; dosya Yargıtay dairesine gönderildikten sonra sanığın kardeşine ait kimlik bilgilerini kullandığına ve gerçek kimliğinin tespit edildiğine ilişkin yazı ve belgelerin gönderildiği anlaşılmakla bu hususun araştırılması gerekir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Mahkemenin 25.12.2006 tarihli kararından ve dosya Dairemize gönderildikten sonra, mahkemenin 08.09.2008 tarihli yazısı ile sanık K. Ş.’in kimliğinin sahte olduğuna, sanığın kardeşine ait kimlik bilgilerini kullandığına ve gerçek kimliğinin, “S. ve S. oğlu 25.06.1983 doğumlu S. Ş. olduğuna dair” yazı ve belgelerin Dairemize gönderildiği anlaşılmakla bu hususun araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdirinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar K. Ş. ve N. Ç. savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümün açıklanan sebeple isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2011/6140

K. 2011/6897

T. 24.5.2011

• EHLİYETSİZ VE ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMA ( Katılanın Ehliyetini Vererek 6 Ay Geri Alınması ve İdari Yaptırım Uygulanmasına Sebebiyet – Başkasına Ait Kimlik Kullanma Suçundan Hüküm Verilmeden Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçunun da Tartışılması Gereği )

• BAŞKASINA AİT KİMLİK KULLANMA SUÇU ( Hüküm Verilmeden Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçunun da Tartışılması Gereği – Ehliyetsiz ve Alkollü Sanığın Katılanın Ehliyetini Vererek 6 Ay Geri Alınması ve İdari Yaptırım Uygulanmasına Sebebiyet Vermesi )

• RESMİ BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYAN SUÇU ( Tartışılması Gereği – Katılanın Ehliyetini Vererek 6 Ay Geri Alınması ve İdari Yaptırım Uygulanmasına Sebebiyet Veren Sanık Hakkında Başkasına Ait Kimlik Kullanma Suçundan Hüküm Verilmesi )

5237/m. 206, 268

ÖZET : Ehliyetsiz ve alkollü araç kullanma eylemleri sonucunda kolluk görevlisine, katılanın ehliyetini vererek katılanın kimlik bilgilerini kullanan sanığın, katılanın ehliyetinin 6 ay süre ile geri alınması ve katılan hakkında alkollü araç kullanmaktan idari yaptırım kararı uygulanmasına sebebiyet verme eylemlerinin, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilip tartışılmadan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan hüküm kurulması, isabetsizdir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 268. maddesindeki başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için de kişinin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması koşulunun aranması, kabahatler ve disiplin eylemlerinin madde kapsamında bulunmaması karşısında;

Ehliyetsiz ve alkollü araç kullanma eylemleri sonucunda kolluk görevlisine, katılanın ehliyetini vererek katılanın kimlik bilgilerini kullanan sanığın, katılanın ehliyetinin 6 ay süre ile geri alınması ve katılan hakkında alkollü araç kullanmaktan idari yaptırım kararı uygulanmasına sebebiyet verme eylemlerinin, TCK.nın 206. maddesine uyan suçu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilip tartışılmadan eksik inceleme sonucu başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde, gerçeğe dönmesi karşısında, TCK.nın 269/2. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2010/11259

K. 2011/1096

T. 21.2.2011

• BASİT CİNSEL SALDIRI (Suçunun Unsuruna Etkisi Bakımından Mağdurenin Onaylı Nüfus Kaydının Dosyaya Getirtilmemesinin İsabetizliği)

• ONAYLI NÜFUS KAYDI (Cinsel Saldırı Suçunun Unsuruna Etkisi Bakımından Mağdurenin Onaylı Nüfus Kaydının Dosyaya Getirtilmemesinin İsabetizliği)

• BAŞKASINA AİT KİMLİK VEYA KİMLİK BİLGİLERİ İLE HÜKÜM KURMAK (Yanında Kimlik Taşımayan ve Kolluk Güçlerince Yakalanması Üzerine Kendisini Dosyadaki Nüfus Kaydına Nazaran Gerçekten Var Olduğu Anlaşılan Kişi Olarak Tanıtan Sanığın Eyleminin Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçunu Oluşturacağı)

5237/m.268

ÖZET : 1- Cinsel saldırı suçunun unsuruna etkisi bakımından mağdurenin onaylı nüfus kaydının dosyaya getirtilmemesi,

2- İşlediği suçlar nedeniyle aranan, yanında kimlik taşımayan ve kolluk güçlerince yakalanması üzerine kendisini dosyadaki nüfus kaydına nazaran gerçekten var olduğu anlaşılan Ö.. K.. olarak tanıtan sanığın eyleminin TCK.nun 268. maddesinde belirtilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturacağı gözetilmelidir.

DAVA : Beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı, nitelikli yağma (iki kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (iki kez), resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan sanık N. Y.’nin yapılan yargılanması sonunda basit cinsel saldırı ve atılı diğer suçlardan mahkümiyetine dair, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.10.2008 gün ve 2006/233 Esas, 2008/294 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay 2 ve 6. Ceza Dairelerinin görevsizlik kararları ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Sanık hakkında iki kez nitelikli yağma, iki kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin temyizen incelenmesinde;

Bağımsız ceza yaptırımı içeren 5237 sayılı Yasanın 149/1-a-d maddesi ile doğrudan uygulama yapılması yerine önce 148. madde ile ceza belirlenip, daha sonra anılan maddenin uygulanması sonuca etkili görülmediğinden, mağdure Ö. Ç.’ı cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kıldığı anlaşılmasına rağmen verilen cezanın 109/5. madde ile artırılmaması ise karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık ve müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,

Basit cinsel saldırı ve resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunmak suçlarından kurulan hükümlerin temyizen incelenmesinde ise;

Cinsel saldırı suçunun unsuruna etkisi bakımından mağdure Ö. Ç.’ın onaylı nüfus kaydının dosyaya getirtilmemesi,

İşlediği suçlar nedeniyle aranan, yanında kimlik taşımayan ve kolluk güçlerince yakalanması üzerine kendisini dosyadaki nüfus kaydına nazaran gerçekten var olduğu anlaşılan Ö. K. olarak tanıtan sanığın eyleminin TCK.nun 268. maddesinde belirtilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde 5237 sayılı TCK.nun 206. maddesi ile hüküm kurulması

Kabule göre de;

Mağdure Ö. Ç.’ın nüfus cüzdanı fotokopisine nazaran 25.08.1988 doğumlu ve onsekiz yaşından küçük olduğu anlaşılmakla, sanığın sabit eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 103/1. maddesinde belirtilen çocuğun basit cinsel istismarı niteliğinde bulunduğu gözetilmeden 102/1. maddesi ile ceza tayini,

Suçun silahla işlenmesi sebebiyle yapılan artırıma ilişkin kanun maddesinin hükümde gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

4 Responses to “Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması”

  1. Hasan sermet Says:

    Beraba bir trafik kazası sonucu acil servise alınan şahıs sadece isim vererek beyan ediyor ben o tarihte görevde bulunmaktayım bana ehliyetime 6ay el koyma para cezası çıkıyor ne yapmalıyım

  2. Deniz Says:

    Merhabalar
    Benim bi tane arkadaşım var 16 yaşında uyuşturucu ticaretinden imza denetimi veriyorlar imzaya gitmeyerek infazını yakıyor uyuşturucu ticaretine devam ediyor yakalanıyor başkasına ait kimliği kendisinin kimliğiymiş gibi lanse ediyor parmak izi ve göz testinde kimliğin ona ait olmadığı ortaya çıkıyor. Sormak istediğim en az kaç seneyle yargılanır ?

    • Zeynep Says:

      Sorunuza cevap verdiler mi buradan merak ettimde br suru soru soran var ama cevap göremedim.
      Benm de br yakinim buna bnzer brseynyasadi. Ama sucsuzdu iftiraya uğradı. Sucsuzlugu henz kantlanmadı. Nasl kantlanr dye düşünüyorum.

  3. bahadır Says:

    başkasının kimlik bilgilerini kullanarak çalışma bakanlığına şikayette bulunursak ne olur şikayet kimlik sahibinin bilgisi haricinde


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: