5237 Sayılı TCK Madde 83 İçtihat

T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 2008/6864

K. 2009/2180

T. 16.2.2009

• DESTEKTEN YOKSUN KALMA / MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ ( Derneğe Ait Araçla Davalının Davacılar Murisine Çarptığı/Davalının Davacının Islah Dilekçesine Karşı Süresinde Zamanaşımı Definde Bulunduğu – Uzamış Ceza Zamanaşımı Süresinin Dolduğu/Islahla Artırılan Kısmın Reddedileceği )

• UZAMIŞ ZAMANAŞIMI SÜRESİ ( Destekten Yoksun Kalma ve Manevi Tazminat Talebi – Davalının Davacının Islah Dilekçesine Karşı Süresinde Zamanaşımı Definde Bulunduğu/5 Yıllık Uzamış Ceza Zamanaşımı Süresi Dolduğundan Islahla Artırılan Kısmın Reddine Karar Verileceği )

• ZAMANAŞIMI DEFİ ( Destekten Yoksun Kalma ve Manevi Tazminat Talebi – Davalının Davacının Islah Dilekçesine Karşı Süresinde Zamanaşımı Definde Bulunduğu/5 Yıllık Uzamış Ceza Zamanaşımı Süresi Dolduğundan Islahla Artırılan Kısmın Reddine Karar Verileceği )

765/m.102, 455

818/m.60

2918/m.109

5237/m.66, 83, 85

ÖZET : Davacılar davalının diğer davalı birliğe ait aracı kullanırken murislerine çarptığını iddia ederek destekten yoksun kalma ve manevi tazminatın tahsilini istemiştir. Davalı ıslah dilekçesine karşı yasal sürede zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Olayda uzamış ceza zamanaşımı süresi 5 yıl olacaktır. 5 yıldan fazla süre geçtiğinden ve ıslah dilekçesi ile istenen kısım zamanaşımı def’inde bulunan davalı yönünden zamanaşımına uğradığından, bu davalı yönünden ıslahla artırılan kısmının zamanaşımı nedeniyle reddi gerekir.

DAVA : Davacı Simon P. Z. ve diğerleri vekili Avukat İsmail Bakır tarafından, davalı Mustafa A. ve Ordu Esnaf Odaları Birliği aleyhine 07.09.2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.12.2007 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili Avukat İbrahim Baş tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;

a- Davalı Mustafa A.’ın temyiz itirazları yönünden; davacılar, davalı Mustafa A.’ın davalı birliğe ait aracı kullanırken murisleri Mehmet S. Z.’ya çarparak ölümüne neden olduğunu iddia ederek destekten yoksun kalma ve manevi tazminatın tahsilini istemişlerdir. Bilirkişi raporu alındıktan sonra 02.03.2007 tarihli harçlandırdıkları ıslah dilekçesi ile müddeabihi artırmışlardır. Davalı Mustafa A. ıslah dilekçesine karşı yasal sürede zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Eylem suç teşkil etmekte olup, davalı ceza mahkemesinde TCK. 455/1 maddeden yargılanmıştır. Anılan eylem için TCK.’nın 102/4 maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu bağlamda BK.’nun 60/2 ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesine göre uzamış ceza zamanaşımı süresi 5 yıl olacaktır. Olay 02.11.2000 tarihinde meydana gelmiş, ıslah 02.03.2007 tarihinde yapılmıştır. Şu durumda 5 yıldan fazla süre geçtiğinden ve ıslah dilekçesi ile istenen kısım zamanaşımı def’inde bulunan Mustafa A. yönünden zamanaşımına uğradığından, bu davalı yönünden ıslahla artırılan kısmının zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken tüm zarardan her iki davalının da sorumlu tutulmuş olması doğru görülmediğinden bozmayı gerektirmiştir.

b- Davalılar Mustafa A. ve Ordu Esnaf Odaları Birliği temyiz itirazları yönünden; davacılar vekili, 20.03.2007 tarihli celsede Muhdet Z.’ya ait vekaletname sunamadıklarını, buna ilişkin iddialarından vazgeçtiklerini beyan etmiştir. Mahkemece diğer davacılarla birlikte Muhdet Z. yararına da manevi tazminata hükmedilmiştir. Dava açma, şekil ve şartları Usul Yasasında düzenlenmiştir. Ayrıca hüküm davada taraf olanlar yararına kurulabilir. Somut olayda, usulüne uygun olarak dava açılmayan ve davada taraf olmayan şahıs lehine tazminata karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2-a ) nolu bentte açıklanan nedenle davalı Mustafa A., ( 2-b ) nolu bentte açıklanan nedenlerle her iki davalı yararına BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 16.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: