5237 Sayılı TCK Madde 134 İçtihat

T.C.

YARGITAY

12. CEZA DAİRESİ

E. 2011/20872

K. 2012/9834

T. 11.4.2012

• ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇU ( Fotoğrafçılık Yapan ve Bu Fotoğrafları Vitrininde Yayınlayan Sanığın Eyleminin Suçu Oluşturmadığı – Fotoğrafların İçeriğinin Özel Hayat Kapsamında Değerlendirilebilecek Başkalarının Görmesini ve Bilmesini İstemeyecekleri Özel Yaşam Alanlarına Dair Görüntüler Olmadığı )

• FOTOĞRAFLARIN İŞYERİNİN VİTRİNİNDE BULUNDURULMASI ( Fotoğrafçılık Yapan Sanığın Katılanların Evlilik Resimlerinden Bir Kısmını Bilgileri ve Rızaları Dışında Reklam Amaçlı Olarak Yayınladığı – Özel Hayatın İhlali Suçunu Oluşturmayacağı )

• KİŞİLİK HAKKININ İHLALİ ( Fotoğrafçılık Yapan Sanığın Katılanların Evlilik Resimlerinden Bir Kısmını Bilgileri ve Rızaları Dışında Reklam Amacı İle Yayınladığı – Özel Hukuk Yaptırımının Söz Konusu Olduğu )

• EVLİLİK RESİMLERİNİN FOTOĞRAFÇILIK YAPAN SANIKÇA YAYINLANDIĞI ( Katılanların Bilgisi ve Rızası Dışında İşyerinin Vitrininde ve İnternet Sitesinde Yayınlandığı – Kişilik Hakkının İhlalinin Özel Hayatın İhlali Suçunu Oluşturmayacağı )

2709/m.20

5237/m.134

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi/m.8

ÖZET : Fotoğrafcılık yapan sanığın, katılanlarca çektirilen, katılanların evlilik resimlerinden bir kısmını, katılanların bilgisi ve rızası dışında, iş yerinin vitrininde ve internet sitesinde, reklam amacı ile bulundurduğu olayda, kişilik hakkının ihlali olabileceği, sanığın eyleminin özel hukuk yaptırımlarını gerektirebileceği, ancak kişilik hakkının ihlalinin, özel hayatın ihlali suçunu oluşturmaya yetmeyeceği, zira olayda sanığa çektirilen fotografların içeriğinin özel hayat kapsamında değerlendirilebilecek, başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyecekleri özel yaşam alanlarına dair görüntüler olmadıkları, bu itibarla suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmelidir.

DAVA : Sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraatine ilişkin hüküm katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 5237 sayılı TCK’nın 134. maddesinde yer alan Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçu: Kişinin gizli ( sır sayılabilen ) yaşam alanına girerek veya başka bir yöntemle başkaları tarafından görülmesi ve bilinmesi mümkün olmayan bir yaşam olayının veya biçiminin tespit edilmesi ve kaydedilmesine ilişkin olarak nitelendirilebilen olaylar ve eylemler, buna bağlı olarak getirilen bir cezalandırma biçimidir.

Özel Hayatın Gizliliği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8. maddesinde “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir” hükmü ile ve,

T.C. Anayasasının 20 maddesi ile de: Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması” başlığı altında “Herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulmaz” hükümlerine yer verilmek suretiyle koruma altına alınmıştır.

Doktrinde, özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı, “Bireylerin kendi kişiliklerini geliştirmek, manevi değerlerine güvence sağlamak için başkaları tarafından bilinmesini istemediği hususlarının oluşturduğu ve bu nedenle de korunması hukuken gerekli görülen hayat alanı üzerindeki temel şahsiyet hakkı olarak tanımlanmaktadır.

Madde gerekçesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve T.C. Anayasasına göre gizliliği ihlal edilen ve korunması gereken alan kişinin “özel” yaşam alanı olmalıdır.

Buradaki özel yaşam, kişinin cinsel hayatına, ailevi hayatına, ruhsal ve bedensel sağlık durumuna ilişkin “sır” ve “mahrem” şeklinde nitelendirilebilecek hususları içermelidir.

Tüm bu açıklamalar ışığı altında:

Fotoğrafcılık yapan sanığın, katılanlarca çektirilen, katılanların evlilik resimlerinden bir kısmını, katılanların bilgisi ve rızası dışında, iş yerinin vitrininde ve internet sitesinde, reklam amacı ile bulundurduğu olayda, kişilik haklarından olan kişinin fotografının rızaya aykırı olarak vitrinde bulundurulmasının kişilik hakkının ihlali olabileceği, böylece sanığın söz konusu eyleminin özel hukuk yaptırımlarını gerektirebileceği, ancak söz konusu kişilik hakkının ihlalinin, özel hayatın ihlali suçunu oluşturmaya yetmeyeceği, zira olayda sanığa çektirilen fotografların içeriğinin özel hayat kapsamında değerlendirilebilecek, başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyecekleri özel yaşam alanlarına dair görüntüler olmadıkları, bu itibarla atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında;

SONUÇ : Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının olayda bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu, katılanlar vekilinin bir sebebe dayanmaksızın yaptığı ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 11.04.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY :

5237 sayılı TCK’nın kabulüne kadar yasalarımızda kişinin özel hayatının korunmasına yönelik düzenlemeler dağınık vaziyette bulunmakta ise de ilk ve özel düzenleme 5237 sayılı TCK ile getirilmiştir.

5237 sayılı TCK’nın 134. madde başlığı özel hayatın gizliliğini ihlal suçudur. Anayasamızda ve Avrupa insan hakları sözleşmesinde de aynı düzenleme yer almaktadır.

İnsan hayatının üç farklı alanı bulunmaktadır. Kimsenin bilmesini istemediği gizli sır alanı, özel hayat alanı, üçüncüsü ise kamunun içinde geçirdiği genel alanıdır. Kişinin gizli sır alanı, ancak kendisi açıklayınca bilinebilecek bunun dışında hiçbir şekilde araştırılamayan ve bilinemeyen alandır. Özel hayatı ise yakın çevresince bilinebilen hayat bölümüdür. Yasayla koruma altına alınan sır alanını da kapsar şekilde kişinin özel hayatıdır. Kaldı ki 134. maddenin madde başlığı özel hayatın gizliliğini ihlal olup, kişinin gizli-sır alanının – hayatının gizliliğinin ihlali değildir. Yasanın koruma amacının dar kapsamlı olmadığı madde başlığından dahi anlaşılmaktadır. Teknolojinin – iletişimin ve ulaşımın gelişmesi insanı fiziksel olarak, ihtiyaçlarını giderme konusunda rahatlatmakta ise de ruh dünyasıyla ilgili kısıtlamalar getirmekte, kişinin özgürlüğünü elinden alma tehdidi taşımaktadır. Kameralar, dinleme cihazları ve özel görevli kişiler vasıtasıyla insan kuşatılmış vaziyettedir. Muhatapları, insana rahatına karşı özgürlüğün dayatmasını yapamamalıdır. İnsanın kişiliğini geliştirmesi, inanışlarının korunduğu duygusunu yaşaması, ailesinin tehdit altında olmadığı inancını taşıması isteniyorsa insanın özeli mutlak olarak korunmalıdır. Kişinin cinsel hayatı, yaşam tarzı, konutu, fotoğrafları, açıklamadığı anıları özel hayatıdır. Bu açıklamalardan sonra çözüme muhtaç olan ihtilaf, kişinin eşiyle birlikte profesyonel bir fotoğrafçıda çektirdiği ve düğün boyunca gündemde kalacak, daha sonra albüme kaldırılacak eş ve dost eski arkadaşlarla zaman zaman açılıp bakılacak yine düğünde “özel” davetliler tarafından görülebilecek olan fotoğrafları reklama ve ticarete konu edilmek suretiyle ifşasıdır. Böyle bir faaliyet ancak kişinin rızası ve korunan değerinin önemi dikkate alındığında yazılı sözleşme ile olabilmelidir. Kişi fotoğrafını sokakta, rastgele birine değil bu işi meslek edinmiş iş yeri sahibi sanığa çektirmiştir. Bunu yaparken güven duygusuyla hareket etmektedir. Çektirdiği fotoğrafların kendisine özel olduğunu düşünmektedir. Sadece fotoğrafçının gördüğünü ve sonrada sadece paylaştıkları tarafından görüleceği rahatlığıyla fotoğrafları çektirmektedir. Dolayısıyla sanık fotoğrafçının çektiği fotoğrafları kişiye teslim dışında hiçbir müdahalesi doğru ve haklı kabul edilemez. Bu eylem olsa olsa tazminata konu olabilir demek, para ödemeyi göze alan ve para sorunu olmayan kişilere imtiyaz tanıma olacak ve bu kişilerin muhataplarını korumasız bırakacaktır.

Kişinin korunmaya muhtaç hayat alanını, “sonra ortaya çıktığında utanacağı eylem ve tavırları” olarak düşünmek koruma alanını oldukça daraltacak, koruma getiren kanunun amacına uygun olmayacaktır.

Kısaca olayımızla ilgili belirtmek gerekirse, kişinin düğün fotoğrafları özel hayatı kapsamındadır. Ceza hukukunca korunmaya değer görülüp suçun oluştuğu kabul edilerek sanığın cezalandırılması gerekmektedir, düşüncesiyle Sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmamaktayım. Yerel mahkemenin beraat hükmünün bozulması görüşündeyim.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: