5237 Sayılı TCK Madde 112 İçtihat

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2005/4015

K. 2006/13568

T. 5.7.2006

• SANIK YARARINA OLAN KANUN HÜKÜMLERİNE GÖRE HÜKÜM KURULMASI ( Tehdit Suçu )

• SUÇ KASTI ( Tehdit Suçunda Öfke Yasal İndirim Nedeni Olarak Kabul Edilebilirse de Bilinç ve İradeyi Dolayısıyla Suç Kastını Ortadan Kaldırmadığından Suçun Oluşumunu Engellemediği )

• TEHDİT SUÇU ( Öfke Yasal İndirim Nedeni Olarak Kabul Edilebilirse de Bilinç ve İradeyi Dolayısıyla Suç Kastını Ortadan Kaldırmadığından Suçun Oluşumunu Engellemediği )

5237/m.106,108,112

765/m.188,191

ÖZET : Tehdit suçunda öfke, yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilirse de, bilinç ve iradeyi, dolayısıyla suç kastını ortadan kaldırmadığından suçun oluşumunu engellemez. Tehdidin ciddiyeti mağdur beyanına göre değerlendirilemez, mahkemece değerlendirilmesi gereken bir konudur. Bu nedenle, sanığın mağdura yönelen “burayı terk et, yoksa seni öldürürüm” sözleri tehdit suçunu oluşturur. 765 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunlarının ilgili hükümleri karşılaştırılmak suretiyle sanık yararına olan kanun hükümleri saptanmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.

DAVA VE KARAR : Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca, tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle, mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.

Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.

Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin ( gazabın ) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilir ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.

Bu açıklamalar karşısında, öfkenin bilinç ve iradeyi ve dolayısıyla suç kastını ortadan kaldırmadığı ve tehdidin ciddiyetinin mağdur beyanına göre değerlendirilemeyeceği, mahkemece çözülecek bir sorun olduğu; buna göre, sanığın mağdura yönelik “Burayı terk et yoksa seni öldürürüm” sözlerinin tehdit suçunu oluşturduğu; 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkraları uyarınca 765 ve 5237 sayılı T.C. Yasalarının ilgili hükümlerinin karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasa hükümleri saptanarak sonucuna göre hüküm kurulması zorunluluğu,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: