Konkordato ve Karşılıksız Çek Cezaları

7101 sayılı yasanın 25 inci maddesi ile değişik İİK 297/1 “) Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir”  demektedir.

Bu düzenlemeye göre asliye ticaret mahkemeleri şirket temsilcisinin yetkilerini kısmen veya tamamen komisere devrine hükmedebileceklerdir. Uygulamada asliye ticaret mahkemeleri ödemelerin komiser onayı ile yapılmasına hükmetmektedir.

Dr. Orhan Eroğlu “Konkordato talebinde bulunan borçlunun karşılıksız çekkeşide etmesi sebebi ile açılan ceza davasından veya bu ceza davalarının sonuçlarından dolayı zor durumda kalması ve alacaklıların da ve bu ceza davasını veya mahkumiyet kararını borçluya karşı  bir koz olarak kullanmaları mümkündür. Borçlunun nasıl aleyhindeki icra ve iflas takipleri duruyor ve yeni takip açılamıyorsa, karşılıksız çek keşide etme hususundaki ceza davalarının da konkordatonun sonuna kadar ertelenmesi gerekir. Bu hususta İİK’da veya 5941 sayılı ÇEK Kanunu’nda bir ek madde ile düzenleme yapılmasının da yerinde olacağı görüşündeyim” [1] yorumu yapmaktadır.

Bizce bu konuda bir düzenlemeye gerek yoktur.  5941 sayılı yasanın karşılıksız çek cezasını düzenleyen 5 inci maddesi “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı (…)(*) az olamaz” düzenlemesine rağmen konkordato ilan eden şirket temsilcilerinin karşılıksız çek nedeniyle cezalandırılmalarının mümkün olmadığını düşünmekteyiz. Çünkü yasa açıkça “çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, ..” demek suretiyle karşılıksız çek suçunu şekli bir suç olmaktan çıkarmıştır, aksi bir düzenleme 5237 sayılı TCK’nın dayandığı suç teorisine aykırı olacaktı.

Av. Rahmi Ofluoğlu

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: