Banka kredisine kefil olan borçlunun malvarlığının ihtiyaten haczi

Banka kredisine kefil olan borçlunun malvarlığının ihtiyaten haczi

 

 

 

 

 

11. Hukuk Dairesi 2018/190 E. , 2018/1060 K.

“İçtihat Metni”

….

….Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.05.2016 tarih ve 2015/685 D.İş sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İtirazın iptali davasında ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili; borçlu şirket ile müvekkili banka arasında imzalanan kredi sözleşmesine …’ın da kefil olarak imza koyduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek karşı tarafa ihtarname gönderildiğini ve icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile borçluların taşınır taşınmaz ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davalıların 09.11.2017 tarihli celsede, malvarlığının dava konusu olmadığından, alacaklının tedbir talebinin HMK’nin 389. maddesi gereği reddi gerektiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) banka vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Talep eden 26.10.2015 tarihli dava dilekçesinde ve bozma sonrası yapılan yargılamada, davalıların asıl borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla borçlu oldukları miktarın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebi ile birlikte, kat edilerek muaccel hale gelen borç miktarı ve müddeabih yönünden davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki her türlü doğmuş ve doğacak hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davalıların mal varlıklarının dava konusu olmaması nedeniyle HMK 389 maddesi gereğince, tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, İİK 257. maddesi, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmünü haizdir. Mahkemece, talebin ihtiyati haciz talebi olduğu, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ve davacı yanca gönderilen noter ihtarnamesi değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş temyiz eden ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmek gerekmiştir.
…/…

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: