Tanıkların mahkeme huzurunda dinlenmesi, tapiler, şüpheden sanık yararlanır

  1. Ceza Dairesi         2016/2822 E.  ,  2017/993 K.

ÖZET

CMK’nın 217. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereği mahkeme huzurunda dinlenilmeyen ve tartışılmayan tanıkların beyanlarına dayanarak hüküm kurulamaz,

Şüpheden sanık yararlanacağı,

Tanıktan ele geçen uyuşturucu maddeyi sanığın verdiğine ilişkin somut olay ve olgularla örtüşmeyen tespit ve fiziki takip tutanağı ile telefon görüşmeleri dışında delil bulunmadığı bu nedenle mahkûmiyetine kararının doğru olmadığı,

Sanığın telefon konuşmalarına dair tapileri kabul etmemesi durumunda sanığın ses örnekleri aldırılarak ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda adli tıp kurumu fizik ihtisas dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılması gerektiği,

Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine tanıktan ele geçen uyuşturucu maddeyi sanığın verdiğine ilişkin delil bulunmadığı,


“İçtihat Metni”
Mahkeme : İSTANBUL 15. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi – Numarası : 12.06.2015 – 2014/282 esas ve 2015/176 karar
Suçlar : a) Uyuşturucu madde ticareti yapma (Tüm sanıklar hakkında)
b) 6136 sayılı kanuna muhalefet (Sanık … hakkında)
Hükümler : 1-Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet
b)6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan; sanık hakkında
3-Düzeltilerek onama; Uyuşturucu madde ticareti yapma

Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin sanık … müdafinin isteğinin süresinde olması nedeniyle bu sanık yönünden duruşmalı, süresindeki isteği nedeniyle sanık … hakkında duruşmalı, sanık … müdafinin isteği ise hükmedilen ceza süresi dikkate alınarak 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası, 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek, diğer sanıklar ….. hakkında duruşmasız olarak yapıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “20.02.2012, 15.05.2013, 16.05.2013, 27.05.2013, 28.05.2013, 12.06.2013, 14.08.2013, 20.08.2013, 26.08.2013, 26.09.2013, 27.11.2013, 03.12.2013, 17.12.2013, 27.08.2014” yerine “2012” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A-Sanık … (….) ….hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:
Sanığın 12.10.2016 havale tarihli dilekçesi ile “temyiz hakkımdan feragat ettim” 17.10.2016 havale tarihli dilekçesi ile “temyiz hakkımdan vazgeçtim” şeklindeki beyanı ve sanık müdafin 18.06.2015 tarihli temyiz dilekçesinden sonra verdiği 15.07.2016 ve 27.06.2016 tarihli dilekçeleriyle “dosyanın onaylanmasını istiyorum” şeklindeki beyanının temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde olduğu anlaşıldığından, temyizden vazgeçme nedeniyle hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:
Sanık müdafinin 18.06.2015 tarihli temyiz dilekçesinden sonra verdiği sanığın 13.07.2015 havale tarihli dilekçesiyle “dosyanın onaylanmasını” istiyorum” şeklindeki beyanının temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde olduğu anlaşıldığından, temyizden vazgeçme nedeniyle hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
C-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:
Sanık müdafinin 18.06.2015 tarihli temyiz dilekçesinden sonra, Ceza İnfaz Kurumundan gönderdiği 24.08.2015 tarihli dilekçesi ile “Almış olduğum 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezamın onaylanıp tarafınızdan tarafıma ivedi bir şekilde gönderilmesini istiyorum. ” şeklindeki beyanının, temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde olduğu anlaşıldığından, hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
D-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmünün incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
E-Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, tanık …’den ele geçen uyuşturucu maddeyi sanığın verdiğine ilişkin, somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen, tespit ve fiziki takip tutanağı ile telefon görüşmeleri dışında, kuşku sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
F-Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanığın savunmasının aksine, sanıkta ele geçen uyuşturucu maddeyi …..’ye vereceğine ilişkin, somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen, telefon görüşmeleri dışında, kuşku sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
G-Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
1)Sanığın aşamalardaki savunmalarında 28.05.2013 ve 03.12.2013 tarihli eylemlere ilişkin atılı suçu kabul etmemesi, mahkemenin karar gerekçesinde suçun sübutunda tanıklar Can İkiz ve Murat Yılmaz’ın kolluktaki beyanlarına dayanması, CMK’nın 217. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereği mahkeme huzurunda dinlenilmeyen ve tartışılmayan tanıkların beyanlarına dayanarak hüküm kurulamayacağı, üzerlerinde uyuşturucu ele geçen tanıklar Can İkiz ve Murat Yılmaz’ın tanık olarak dinlenilmesi ve ayrıca hükme esas alınan sanık ile tanıklar Can ikiz ve Murat Yılmaz arasındaki telefon konuşmalarına ilişkin tapiler duruşmada okunup sanıktan diyeceklerinin sorulması ile sanığın telefon konuşmalarına ilişkin tapileri kabul etmemesi durumunda sanığın ses örnekleri aldırılarak, ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’ne veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, ses kayıtlarının sanığa ait olduğunun belirlenmesi halinde, telefon konuşmalarının somut olay ve olgularla örtüşüp örtüşmediğinin ayrı ayrı irdelenip değerlendirilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2)Kabule ve uygulamaya göre de;
a-Yapılan aramada ele geçen toplamda net 91.3 gram esrarın kullanım sınırları içinde kalması, sanığın aşamalardaki savunmasında ele geçen uyuşturucu maddelerin eşine ait olduğunu beyan etmesi karşısında sanığın evinde ele geçen uyuşturucu maddenin ticaret amacıyla bulundurulduğuna dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması
b-Sanığın eylemlerini 6545 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce gerçekleştirdikleri gözetilmeden, haklarında TCK’nın 6545 sayılı Kanun’la değişik 188.maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
c-İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından suç konusu maddelerden alınan şahit numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d-TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
H-Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
1)Sanığın 27.11.2013 tarihli eylemine ilişkin olarak, olay tutanağına göre, görevlilerin şüphelenmesi üzerine arama sonucu, İsmail Emre Özmen isimli şahsın iç çamaşırının altında şeffaf poşete sarılı içerisinde net 6.4 gram esrar ele geçirildiği ve dosya içerisinde arama kararının bulunmadığı dikkate alınarak;
İsmail Emre Özmen isimli şahsın aranması konusunda, adli arama kararı ya da emri veya olay tarihini ve olay yerini kapsayan önleme araması kararı olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2)Kabule ve uygulamaya göre de;
a-27.08.2014 tarihinde sanığın ikametinde ele geçen toplamda net 69 gram esrarı, kullanmak için bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine, TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrası anlamında uyuşturucu madde ticareti yapma amacıyla bulundurduğuna dair kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, dolayısı ile sanığın eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu” oluşturması karşısında; sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması ve sanığın eylemini 6545 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce gerçekleştirdikleri gözetilmeden, haklarında TCK’nın 6545 sayılı Kanun’la değişik 188.maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
b-İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından suç konusu maddelerden alınan şahit numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c-TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafinin ile sanık müdafinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmalarındaki temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
I-Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
1)Sanığın mahkemede belirttiği “…her ne kadar ….. ifadesinde memo isimli şahıs olarak resimden uyuşturucu madde aldığı kişinin bana benzediğini söylüyorsa da mesnet suçlamayı kabul etmiyorum, ben …..’la herhangi bir telefon görüşmem olmamıştır, iletişim tespit tutanaklarını kabul etmiyorum, gerekirse ses analizini ileri de talep edebilirim…” savunması ile atılı suçu kabul etmemesi karşısında;
a-Sanığın ses örnekleri aldırılarak, ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’ne veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, ses kayıtlarının sanığa ait olduğunun belirlenmesi halinde, telefon konuşmalarının somut olay ve olgularla örtüşüp örtüşmediğinin ayrı ayrı irdelenip değerlendirilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
b-Mahkemenin karar gerekçesinde suçun sübutunda tanık …..’ın kolluktaki beyanına dayanması, CMK’nın 217. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereği mahkeme huzurunda dinlenilmeyen ve tartışılmayan tanıkların beyanlarına dayanarak hüküm kurulamayacağı, üzerinde uyuşturucu ele geçen …..’ın tanık olarak ve gerektiğinde 14.08.2013 tespit ve fiziki takip tutanağında imzası bulunan tutanak tanıklarının usulünce duruşmaya çağrılarak dinlendikten sonra sanıktan diyecekleri sorularak, sonuca göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2)Kabule ve uygulamaya göre de;
a-İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından suç konusu maddelerden alınan şahit numunelerinin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
İ-Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
1)Mahkemenin karar gerekçesinde suçun sübutunda tanık ..’in kolluktaki beyanına dayanması, CMK’nın 217. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereği mahkeme huzurunda dinlenilmeyen tanıkların beyanlarına dayanarak hüküm kurulamayacağı, üzerinde uyuşturucu ele geçen ….’in tanık olarak ve gerektiğinde 27.08.2013 tarihinde düzenlenen tespit ve fiziki takip tutanağında imzası bulunan tutanak tanıklarının usulünce duruşmaya çağrılarak dinlendikten sonra sanıktan diyecekleri sorularak, sonuca göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2)Kabule ve uygulamaya göre de;
a-İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından suç konusu maddelerden alınan şahit numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
J-Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
I)Uyuşturucu madde ticaretinden kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Tüm dosya kapsamına göre sanığın 27.08.2014 tarihli eylemi sabit ise de, 27.05.2013 tarihli eylemine ilişkin olarak kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, tanık Fazlı Altındağ’dan ele geçen uyuşturucu maddeyi sanığın verdiğine ilişkin, somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen, tespit ve fiziki takip tutanağı ile telefon görüşmeleri dışında, kuşku sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığının gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Kabule ve uygulamaya göre de;
a)İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından suç konusu maddelerden alınan şahit numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
II)6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
1-Sanığın yaşadığı evinde 27.08.2014 tarihindeki adli arama ve el koyma kararı neticesinde ele geçirilen suça konu tabancanın sanık tarafından taşındığına veya satın alındığına dair bir delil bulunmadığı gözetilerek, eyleminin 6136 sayılı Yasa’nın 13/3. madde ve fıkrasına uygun bulunduğu gözetilmeden aynı Yasanın 13/1. madde ve fıkrasına göre uygulama yapılması,
2-Kabule ve uygulamaya göre de;
TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 13.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TEFHİM TUTANAĞI: 13.02.2017 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …. katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafi Avukat …yüzüne karşı 23.02.2017 tarihinde, açık olarak okunup anlatıldı.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: