5237 Sayılı TCK Madde 125 İçtihat

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2014/7131

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2014/7131

K. 2014/34933

T. 3.12.2014

• MAHKEMEYE HİTABEN RAHATSIZ EDİCİ KABA NEZAKET DIŞI DAVRANIŞLAR ( Hükümlü Olan Sanığın Vasi Değiştirilmesi İçin Tüm Taleplerinin Reddedildiği – Mahkemeye Hitaben Yazdığı Mektupta “Mahkemede Laik T.C. Yasalarını Uygulamayıp F Tipi Bir Yargılama Yaparsa Küçük Bir Ateşin Üzerine Benzin Dökmeye Benzer” Gibi İfadeler Bulunduğu/Sanığın Katılana Yönelttiği Sözlerin Katılanın Onur Şeref ve Saygınlığını Rencide Edici Boyutta Olmayıp Rahatsız Edici Kaba Nezaket Dışı Davranış Ağır Eleştiri Niteliğinde Olduğundan Hakaret Suçundan Cezalandırılamayacağı )

• HAKARET ( Hakaret Fiillerinin Cezalandırılmasıyla Korunan Hukuki Değerin Kişilerin Onur Şeref ve Saygınlığı Olduğu – Bu Suçun Oluşabilmesi İçin Davranışın Kişiyi Küçük Düşürmeye Yönelik Olarak Gerçekleşmesi Gerektiği )

• MAHKEMEYE HİTABEN SERT İFADELER İÇEREN MEKTUP YAZILMASI ( Hükümlü Olan Sanığın Vasi Değiştirilmesi İçin Tüm Taleplerinin Reddedildiği – Mektupta “Anlaşılıyor ki Masanın Üstünde Laik T.C. Yasaları Kanunları Kitabı Göstermelik Duruyor” “Başka Birilerine Ait Bir Yasa Kitabı Var Onun Yasaları Uygulanıyor” Gibi İfadeler Bulunduğu/Sanığın Katılana Yönelttiği Sözlerin Katılanın Onur Şeref ve Saygınlığını Rencide Edici Boyutta Olmayıp Rahatsız Edici Kaba Nezaket Dışı Davranış Ağır Eleştiri Niteliğinde Olduğundan Hakaret Suçundan Cezalandırılamayacağı )

5237/m. 125

ÖZET : Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir.

Sanığın hükümlü olduğu, eşinin kendisine vasi olarak atandığı, ancak sanığın eşinin vasilik görevini sürdürmesini arzu etmediği, değiştirilmesini istediği, Sulh Hukuk Mahkemesi’ne bu hususta birkaç kez dilekçeyle başvurmasına karşın tüm taleplerinin reddedildiği, sanığın zorlu koşullar altında cezaevinde iken bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesine hitaben “Anlaşılıyor ki masanın üstünde laik T.C. yasaları kanunları kitabı göstermelik duruyor, ayrıca masanın altında başka birilerine ait bir yasa kitabı var onun yasaları uygulanıyor. Öyle bir karar ancak … TV’sinde uyduruktan dizi yapılmış abuk subuk mahkeme dizisinde görülmektedir… Davacım haysiyetsiz, şerefsiz, karaktersiz, onursuz, gurursuz olursa, ( vasi atama dosyasındaki eşinden bahsediyor ) beni yargılayan mahkemede laik T.C. yasalarını uygulamayıp F tipi bir yargılama yaparsa küçük bir ateşin üzerine benzin dökmeye benzer…” şeklindeki ifadeler içeren bir mektup yazdığı anlaşılmıştır. Sanığın mektupta yazdığı cümleler her ne kadar sert, kırıcı, rahatsız edici olsa da, tüm koşullar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın katılana yönelttiği sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış-ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmelidir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.

Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

Yargılamaya konu somut olayda; sanığın hükümlü olduğu, eşinin kendisine vasi olarak atandığı, ancak sanığın vasilik görevini gereği gibi yerine getirmediği ve bu nedenle kendisini maddi olarak zarara uğrattığını düşünerek eşinin vasilik görevini sürdürmesini arzu etmediği, değiştirilmesini istediği, Dinar Sulh Hukuk Mahkemesi’ne bu hususta birkaç kez dilekçeyle başvurmasına karşın tüm taleplerinin mahkemece reddedildiği, sanığın zorlu koşullar altında cezaevinde iken bu nedenle Dinar Sulh Hukuk Mahkemesine hitaben “Anlaşılıyorki masanın üstünde laik T.C. yasaları kanunları kitabı göstermelik duruyor, ayrıca masanın altında başka birilerine ait bir yasa kitabı var onun yasaları uygulanıyor. Öyle bir karar ancak … TV’sinde uyduruktan dizi yapılmış abuk subuk mahkeme dizisinde görülmektedir… Davacım haysiyetsiz, şerefsiz, karaktersiz, onursuz, gurursuz olursa, ( vasi atama dosyasındaki eşinden bahsediyor ) beni yargılayan mahkemede laik T.C. yasalarını uygulamayıp F tipi bir yargılama yaparsa küçük bir ateşin üzerine benzin dökmeye benzer…”,

Şeklindeki ifadeler içeren bir mektup yazdığı, sanığın mektupta yazdığı cümleler her ne kadar sert, kırıcı, rahatsız edici olsa da, tüm koşullar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın katılana yönelttiği sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış-ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;

SONUÇ : Eyleme ve yükletilen suça yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 03.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Posted in Genel. Tags: . Leave a Comment »

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: