5237 Sayılı TCK Madde 125 İçtihat

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2014/5075

T.C.

YARGITAY

4. CEZA DAİRESİ

E. 2014/5075

K. 2014/37095

T. 25.12.2014

• ACİL SERVİSTE DOKTORA TÜH SANA YAZIKLAR OLSUN NE BİÇİM DOKTORSUN DENMESİ ( Sanığın Sözlerinin Katılanın Onur Şeref ve Saygınlığını Rencide Edici Boyutta Olmadığı – Rahatsız Edici Kaba ve Nezaket Dışı Davranış Niteliğinde Olduğundan Hakaret Suçunun Unsurlarının Oluşmadığı )

• HAKARET ( Hakaret Fiilinin Cezalandırılmasıyla Korunan Hukuki Değerin Kişilerin Onur Şeref ve Saygınlığı Olduğu – Suçun Oluşabilmesi İçin Davranışın Kişiyi Küçük Düşürmeye Yönelik Olarak Gerçekleşmesi Gerektiği )

• KAMU GÖREVLİSİNE HAKARET ( Sanığın Alkol Muayenesi İçin Götürüldüğü Acil Serviste Doktora “Tüh Sana Yazıklar Olsun Ne Biçim Doktorsun” Şeklinde Sözler Söylediği – Rahatsız Edici Kaba ve Nezaket Dışı Davranış Niteliğinde Olduğundan Hakaret Suçunun Unsurlarının Oluşmadığının Gözetileceği )

5237/m. 125

ÖZET : Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Alkol muayenesi için götürüldüğü acil serviste doktora “tüh sana yazıklar olsun ne biçim doktorsun” şeklindeki ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın katılana yönelttiği sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmelidir.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1- )Sanığa yükletilen N. M.’ye hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,

Anlaşıldığından sanık S. D.’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2- )Sanığın B. Y. A.’ya hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

a- )Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; ( … alkol muayenesi için götürüldüğü acil serviste doktora “tüh sana yazıklar olsun ne biçim doktorsun”… ) şeklindeki ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın katılana yönelttiği sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,

b- )Kabule göre ise;

Sanığın atılı sözleri acil servisin hangi bölümünde söylediği kesin olarak belirlenmeden eksik kovuşturma ile cezanın TCK’nın 125/4. maddesi uyarınca artırılması,

SONUÇ : Kanuna aykırı ve sanık S. D.’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: