5237 Sayılı TCK Madde 108 İçtihat

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2012/6-1546

T.C.

YARGITAY

CEZA GENEL KURULU

E. 2012/6-1546

K. 2013/241

T. 7.5.2013

• HIRSIZLIK ( Tekerrüre Esas Nitelikte Olan Tüm İlamların Gerekçe ve Hüküm Fıkrasında Gösterilmesinin Gereksiz ve Sonuca Etkili Olmayan Bir Uygulama Olduğu )

• TEKERRÜR ( Tekerrüre Esas Nitelikte Olan Tüm İlamların Gerekçe ve Hüküm Fıkrasında Gösterilmesinin Gereksiz ve Sonuca Etkili Olmayan Bir Uygulama Olduğu )

• İNFAZ AŞAMASINDA DEĞERLENDİRİLECEK HUSUS ( Tekerrür Sebebiyle Koşullu Salıverme Süresine Eklenecek Miktarın Hesaplanmasında Tekerrüre Esas İlamlarının En Ağırının Gözetilmesinin İnfaza İlişkin Olduğu – Yargıtay’ca Bozma Nedeni Yapılamayacağı )

• KOŞULLU SALIVERME ( Tekerrür Sebebiyle Koşullu Salıverme Süresine Eklenecek Miktarın Hesaplanmasında Tekerrüre Esas İlamlarının En Ağırının Gözetilmesinin İnfaza İlişkin Olduğu – Yargıtay’ca Bozma Nedeni Yapılamayacağı )

5237/m.58, 108, 141

ÖZET : Hırsızlık suçunda; uyuşmazlık; mükerrir olan sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken tekerrüre esas alınan ilamların tamamının hükümde gösterilmesinin isabetsiz olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

Adli sicil kaydında birden çok tekerrüre esas nitelikte ilamı bulunan sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde sanığın cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmayıp, yerel mahkemece tekerrüre esas nitelikte olan tüm ilamların gerekçe ve hüküm fıkrasında gösterilmesi gereksiz ve sonuca etkili olmayan bir uygulamadır. Tekerrür sebebiyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın hesaplanmasında tekerrüre esas ilamlarının en ağırının gözetilmesi hususu infaza dair bir durumdur. Buna göre, infaz aşamasında değerlendirilecek bir konunun Yargıtayca bozma nedeni yapılması yerinde bir uygulama olmayacaktır.

DAVA : Sanık E. Ö.’nın hırsızlık suçundan 5237 Sayılı T.C.K.nun 142/1-b, 143, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay 3 gün hapis, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise aynı kanunun 116/4 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, T.C.K.nun 58. maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin, Osmancık Asliye Ceza Mahkemesince verilen 7.10.2009 gün ve 95-201 Sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 9.2.2012 gün ve 17002-1809 sayı ile;

“… 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Kanunun 108/2. maddesi uyarınca tekerrür sebebiyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı T.C.K.nun 58/6-7. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilebilmesi için sanığın tekerrüre esas alınan önceki ilamlarının getirtilmesi ve denetim olanağı verecek biçimde hangi ilamın tekerrüre esas alındığının karar yerinde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın adli sicil kaydında yer alan çok sayıda ilamın tekerrür uygulamasına esas olduğu belirtilerek denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması…”,

İsabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 30.3.2012 gün ve 143694 sayı ile;

“… Yerel mahkemece sanık E. Ö. hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken, sanığın adli sicil kaydında görünen ‘Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/222 esas, Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/226 esas, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/239 esas, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/241 esas, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/243 esas, 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/212 esas, Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/242 esas, Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/193 esas sayılı ilamlarıyla mükerrir olduğu anlaşıldığından T.C.K.nun 58/6-7-8 maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına’ hükmedilmiştir. Esasen mahkemenin 5275 Sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca sanığın adli sicil kaydında görünen birden fazla sabıkası arasından en ağır cezayı içermekte olanı belirleyip bu ilamın tekerrüre esas alınmasına hükmetmesi gerekmekte ise de; C.M.U.K.nun 322. maddesinin vermiş olduğu yetki kullanılarak Yüksek Daire tarafından temyiz incelemesi sırasında diğer ilamlar hükümden çıkarılarak ve hüküm sadece sanık lehine temyiz edilmiş olduğundan en ağır cezayı içeren ilam yerine en hafif cezayı içeren ilamın tekerürre esas alınması suretiyle yani sanığın adli sicil kaydında görünen Konya 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 1423/1612 esas karar sayılı 800.000 TL ağır para cezasına dair ilamı tekerrüre esas kabul edilerek ilamın düzeltilerek onanmasına karar verilmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Zira bu şekildeki bir düzeltilerek onama kararında mahkemenin takdir hakkına müdahale söz konusu değildir. Kanunun emredici hükmü de zaten bu yönde olup farklı bir uygulama yapılması beklenemez. Diğer sanık H. yönünden benzer konuda düzelterek onama kararını vermiş bulunmaktadır. Sanık E. yönünden de bu şekildeki karar dosyanın tekrar mahalline bu sebeple gidişini ve muhtemelen tekrar gelişini engelleyecek usul ekonomisine katkıda bulunacaktır…”,

Görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

C.M.K.nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 15.10.2012 gün ve 16930-18250 sayı ile, itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Ceza Genel Kuruluna gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır:

KARAR : İtirazın kapsamına göre inceleme, sanık E. Ö. hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daireyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; mükerrir olan sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nun 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken tekerrüre esas alınan ilamların tamamının hükümde gösterilmesinin isabetsiz olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya içeriğinden;

Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas nitelikle olan ilamların dosya içerisine getirtildiği,

Gerekçeli kararda ve hüküm fıkrasında tekerrüre esas nitelikte olan 7 ayrı ilamın gösterilerek T.C.K.nun 58/6-7-8 maddesi uyarınca sanığa verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği,

Tekerrüre esas kabul edilen ilamlardan en ağır yaptırımı içerenin, sanığın hırsızlık suçundan Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesince 6.9.2002 gün ve 226-221 sayı ile 3 yıl 10 ay 6 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair ilam olduğu,

En hafif yaptırımı içerenin ise; sanığın hırsızlık suçundan Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesince 6.6.2005 gün ve 242-463 sayı ile 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair ilam olduğu,

Anlaşılmaktadır.

Tekerrür, 765 Sayılı T.C.K.da cezanın artırım nedeni olarak öngörülmüş iken, yeni sistemde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi olarak düzenlenmiştir. 5237 Sayılı T.C.K.nun “suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” başlıklı 58. maddesi;

” ( 1 ) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.

( 2 ) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;

a- ) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkumiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,

b- ) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına mahkumiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.

( 3 ) Tekerrür halinde, sonraki suça dair kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.

( 4 ) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askeri suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretiyle parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

( 5 ) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.

( 6 ) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

( 7 ) Mahkumiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.

( 8 ) Mükerrirlerin mahkum olduğu cezanın infazıyla denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.

( 9 ) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir” şeklinde düzenlenmiştir.

Maddenin 1. fıkrasında önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanacağı, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve 2. suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Kanun koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi koşulunu aramadığı halde, 2. fıkrada ise infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını hüküm altına almıştır. Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkumiyet halinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkumiyet halinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır.

5237 Sayılı T.C.K.nun 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra 2. suçun 1 Haziran 2005 tarihinden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin ise mükerrirlik açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Maddenin 4. fıkrasında tekerrüre esas alınamayacak suçlar sayılmış 5. fıkrasında ise fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilmiştir.

Maddenin 3. ve 6. fıkralarında mükerrirliğin sonuçları düzenlenmiş, 3. fıkrada sonraki suça dair kanun maddesinde seçimlik olarak hapis ve para cezası öngörülmesi durumunda hapis cezasının seçilmesi gerektiği, 6. fıkrasında ise hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiği belirtildikten sonra, 7. fıkrada bu durumun kararda açıkça gösterilmesi gerektiği düzenlenmiş, 8. fıkrada mükerrirlere özgü infazın ve denetimli serbestlik tedbirin kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Maddenin 9. fıkrasında ise mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu hakkında da uygulanmasına hükmedilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi T.C.K.nun 58. maddesinde tekerrüre esas alınan ilamın açıkça kararda gösterilmesi gerektiğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır.

Mükerrirlere özgü infaz rejimi ise, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunda düzenlenmiş olup, “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri” başlıklı 108. maddesinin 2. fıkrasında; “tekerrür sebebiyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmüne yer verilmiş,1. fıkrasının ( c ) bendine göre ise mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler hakkında infaz koşulları ağ ulaştırılarak koşullu salıverilme süresi, süreli hapis cezasında cezanın dörtte üçü olarak belirlenmiştir.

Ayrıca, aynı maddenin 3. fıkrasında “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez” düzenlenmesine yer verilmiştir. Sanık hakkında 1. tekerrürün koşullarının oluşması sebebiyle tekerrür hükümleri uygulandıktan ve bu tekerrür uygulanan mahkumiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi halinde 2. defa tekerrür hükümleri uygulanacak ve hükümlü artık koşullu salıvermeden yararlanamayacaktır.

Anılan kanuni düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği, sanık hakkında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde ise bunlardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Nitekim Ceza Genel Kurulu’nun 22.1.2013 gün ve 1431-18 Sayılı kararında da; “hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesine gerek olmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği” sonucuna ulaşılmıştır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde,

Adli sicil kaydında birden çok tekerrüre esas nitelikte ilamı bulunan sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde 5237 Sayılı T.C.K.nun 58. maddesi uyarınca sanığın cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmayıp, yerel mahkemece tekerrüre esas nitelikte olan tüm ilamların gerekçe ve hüküm fıkrasında gösterilmesi gereksiz ve sonuca etkili olmayan bir uygulamadır. 5275 Sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca tekerrür sebebiyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın hesaplanmasında tekerrüre esas ilamlarının en ağırının gözetilmesi hususu infaza dair bir durumdur. Buna göre, infaz aşamasında değerlendirilecek bir konunun Yargıtayca bozma nedeni yapılması yerinde bir uygulama olmayacaktır.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1- ) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüne,

2- ) Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 9.2.2012 gün ve 17002-1809 Sayılı bozma kararının kaldırılmasına,

3- ) Osmancık Asliye Ceza Mahkemesi’nin 7.10.2009 gün ve 95-201 Sayılı hükmünün ONANMASINA,

4- ) Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.05.2013 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

yarx

One Response to “5237 Sayılı TCK Madde 108 İçtihat”

  1. ali Says:

    önceki işledigim suçla sonraki işledim suc arasında üç yıl altı ay geçti ilk işledigim suçtan iki yıl altı ay ceza aldım buna göre tekerrür hükümleri uygulana bilirmi


Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: