5237 Sayılı TCK Madde 104 İçtihat

YARGITAY 14. CEZA DAİRESİ E. 2013/6701

T.C.

YARGITAY

14. CEZA DAİRESİ

E. 2013/6701

K. 2014/4837

T. 10.4.2014

• CİNSEL İSTİSMAR ( 15 – 18 Yaş Aralığındaki Mağdurenin Cebir Hile ve Tehdit Olmaksızın İlki Suça Sürüklenen Çocuk Olmak Üzere Diğer İki S.S.Ç ve Sanık İle Cinsel İlişkiye Girdiği – Cinsel İstismar Suçlarından Açılan Kamu Davalarında Eylemlerinin Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunu Oluşturduğu )

• REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ ( 15 – 18 Yaş Aralığındaki Mağdurenin Cebir Hile ve Tehdit Olmaksızın İlki Suça Sürüklenen Çocuk Olmak Üzere Diğer İki S.S.Ç ve Sanık İle Cinsel İlişkiye Girdiği – Cinsel İstismar Suçlarından Açılan Kamu Davalarında Eylemlerinin Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunu Oluşturduğu )

• TEHDİT ( S.S.Ç. ve Sanığın “İlişkiye Girdiğimizi Annene Söylerim” Şeklindeki Sözlerinin Aynı Kişilerle Daha Önce de Zor Olmaksızın İlişkiye Giren Mağdure Üzerinde Objektif Olarak Ciddi Bir Mahiyet Arzetmediği – Tehdit Mahiyetinde Kabul Edilemeyeceği )

• KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA ( 15 – 18 Yaş Aralığındaki Mağdurenin Kendi Evinde Sanıklarla Cinsel İlişkiye Girdiği – Yasal Unsurları Oluşmayan Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Sanıkların Beraatlerine Karar Verileceği )

5237/m.103, 104, 106, 109

ÖZET : Sanığın mağdurenin evinin balkonunda yakalanması üzerine başlatılan soruşturmada; 15-18 Yaş aralığında bulunan mağdurenin cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen herhangi bir neden olmaksızın ilki suça sürüklenen çocuk ile olmak üzere, suça sürüklenen diğer iki çocuk, adı geçen sanık ve sonrasında hakkında takipsizlik kararı verilen kişi ve adı geçen ile cinsel ilişkiye girdiğinin kendi kabulünde bulunduğu, mağdurenin yaşı, yaşam biçimi, sosyal konumu ve olayın intikal şekli de dikkate alındığında mağdureye yöneldiği iddia olunan suça sürüklenen çocuğun “… ile ilişkiye girmişsin, benimle de gireceksin”, suça sürüklenen çocuk ve sanığın “İlişkiye girdiğimizi annene söylerim” şeklindeki sözlerinin, aynı kişilerle daha önce de zor olmaksızın ilişkiye giren mağdure üzerinde objektif olarak ciddi bir mahiyet arzetmeyip, sonuç almaya elverişli, yeterli ve uygun sözler olmaması sebebiyle tehdit niteliğinde sözler sayılamayacağı, sonuç olarakta sanık ve suça sürüklenen çocukların isnat edilen suçu tehditle işlemedikleri anlaşıldığından, cinsel istismar suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulüyle, sanık yönünden şikayetten vazgeçme, suça sürüklenen çocuklar yönünden ise soruşturmanın başından beri şikayetin bulunmadığı gözetilerek düşme kararı, yasal unsurları oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ise beraatleri yerine mahkûmiyetlerine hükmolunması hukuka aykırıdır.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

KARAR : Sanık H. ve suça sürüklenen çocuklar M. ve İ. hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyizlere gelince;

Dosya içeriğine göre, kayden 24.10.1994 doğumlu olup suç tarihlerinde 15-18 yaş aralığında bulunduğu anlaşılan mağdurenin, sanık H.’ın 3.11.2011 günü gece 01:51 sıralarında mağdurenin evinin balkonunda yakalanması üzerine başlatılan soruşturmada, aşamalarda istikrarlı olarak, 15 yaşı içerisinde bulunduğu 2009 yılı Şubat ayı içerisinde suça sürüklenen çocuk T. ile cebir, tehdit, hile veya iradesini etkileyen başka bir neden olmaksızın suça sürüklenen çocuğun kendi evinde bir kez, 2010 yılı Eylül ayında suça sürüklenen çocuk T.la ilişkiye girdiğini öğrenen suça sürüklenen çocuk İ. ile tehdit altında suça sürüklenen çocuğun evinde bir kez, 2010 yılı Kasım ayında ise başkalarıyla ilişkiye girdiğini öğrenen suça sürüklenen çocuk M. ile ilkinde cebir, tehdit, hile veya iradesini etkileyen başka bir neden olmaksızın, ikincisinde ise önceki ilişkisini annesine söyleyeceği tehdidi altında kendi evinde iki kez, sanık H.’la 2011 yılı Eylül ayında ilkinde cebir, tehdit, hile veya iradesini etkileyen başka bir neden olmaksızın, ikincisinde ise önceki ilişkilerini annesine söyleyeceği tehdidi altında kendi evinde iki kez, ilişkiye girdiğini, soruşturma sırasında sanıktan şikayetçi olup suça sürüklenen çocuklardan şikayetçi olmadığını, duruşmada ise sanıktan da şikayetçi olmadığını ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; mağdurenin cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen herhangi bir neden olmaksızın ilki suça sürüklenen çocuk T. ile olmak üzere, suça sürüklenen çocuk M., sanık H. ve sonrasında hakkında takipsizlik kararı verilen M. ve M. ile cinsel ilişkiye girdiğinin kendi kabulünde bulunduğu, mağdurenin yaşı, yaşam biçimi, sosyal konumu ve olayın intikal şekli de dikkate alındığında mağdureye yöneldiği iddia olunan suça sürüklenen çocuk İ.’in “T. ile ilişkiye girmişsin, benimle de gireceksin”, suça sürüklenen çocuk M. ve sanık H.’ın “İlişkiye girdiğimizi annene söylerim” şeklindeki sözlerinin, aynı kişilerle daha önce de zor olmaksızın ilişkiye giren mağdure üzerinde objektif olarak ciddi bir mahiyet arzetmeyip, sonuç almaya elverişli, yeterli ve uygun sözler olmaması sebebiyle tehdit niteliğinde sözler sayılamayacağı, sonuç olarakta sanık ve suça sürüklenen çocukların isnat edilen suçu tehditle işlemedikleri anlaşıldığından, cinsel istismar suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulüyle, sanık H. yönünden şikayetten vazgeçme, suça sürüklenen çocuklar yönünden ise soruşturmanın başından beri şikayetin bulunmadığı gözetilerek düşme kararı, yasal unsurları oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ise beraatleri yerine mahkûmiyetlerine hükmolunması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafii ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozmanın mahiyetine göre sanık H. K.’ın tahliyesine, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse salıverilme hususunun mahalline en seri şekilde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, 10.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: