5237 Sayılı TCK Madde 96 İçtihat

YARGITAY 14. CEZA DAİRESİ E. 2012/13107

T.C.

YARGITAY

14. CEZA DAİRESİ

E. 2012/13107

K. 2013/658

T. 28.1.2013

• EZİYET SUÇU ( Sanığın Olay Tarihinde Tutuklanarak Ceza Evine Konulan Mağdurları Jiletle Tehdit Etmek Suretiyle Banyoya Götürüp İki Kez Soğuk Suyla Duş Aldırdığı ve Elbise Askısı İle Dövdüğü – Sübuta Eren ve Süreklilik Arz Eden Eylemlerin Her Bir Mağdur Yönünden Eziyet Suçunu Oluşturduğu )

• KASTEN YARALAMA ( Sanığın Mağdurları Jiletle Tehdit Etmek Suretiyle Banyoya Götürüp İki Kez Soğuk Suyla Duş Aldırdığı ve Elbise Askısı İle Dövdüğü/Ayrıca Koğuşta Bulundukları Sırada Şarkı Söylemelerini ve Oynamalarını İstediği Mağdurların Kabul Etmemesi Üzerine Onları Tekrar Dövdüğü – Eylemlerin Her Bir Mağdur Yönünden Eziyet Suçunu Oluşturduğu )

• SUÇ VASFINDA YANILGIYA DÜŞÜLMESİ ( Sanığın Mağdurları Jiletle Tehdit Etmek Suretiyle Banyoya Götürüp İki Kez Soğuk Suyla Duş Aldırdığı ve Elbise Askısı İle Dövdüğü – Koğuşta Bulundukları Sırada Mağdurları Tekrar Dövdüğü/Sübuta Eren ve Süreklilik Arz Eden Eylemlerin Herbir Mağdur Yönünden Eziyet Suçunu Oluşturduğu/Kasten Yaralama Suçundan Hüküm Kurulmasının Kanuna Aykırı Olduğu )

5237/m.96

ÖZET : Mağdurların aşamalardaki istikrarlı beyanları ve bu beyanları doğrulayan aynı koğuşta kalan mağdurların anlatımları ile tüm dosya içeriğine göre, sanığın olay tarihinde tutuklanarak ceza evine konulan mağdurları jiletle tehdit etmek suretiyle banyoya götürüp iki kez soğuk suyla duş aldırdığı ve elbise askısı ile dövdüğü, ayrıca koğuşta bulundukları sırada komiklik yapıp beni eğlendirin diyerek şarkı söylemelerini ve oynamalarını istediği, mağdurların kabul etmemesi üzerine onları tekrar dövdüğü şeklinde sübuta eren ve süreklilik arz eden eylemlerin her bir mağdur yönünden TCK.nın 96/2-a maddesinde düzenlenen eziyet suçunu oluşturduğu halde suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması kanuna aykırıdır.

DAVA : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık D. K.’nın ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, yaralama ve eziyet ( iki kez ) suçlarından sanık F. M.’nin yapılan yargılamaları sonunda; sanık F.’nin eziyet eylemlerinin yaralama suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan ( iki kez ) ve her iki sanığın atılı diğer suçlardan mahkûmiyetlerine dair Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.04.2012 gün ve 2009/169 Esas, 2012/61 Karar sayılı sanık D. hakkındaki cinsel saldırı suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş ve sanık D. müdafince de incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 12.12.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.

Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Celal Albay hazır olduğu halde oturum açıldı.

Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelemesi başka bir güne bırakılmıştı.

Bu gün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:

21.07.2004 günlü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3/B maddesi ile değişik CMUK.nın 305/1. maddesi uyarınca sanık F. hakkında mağdurlar E., M. ve Y.’ye yönelik eylemleri nedeniyle yaralama suçundan kurulan 1800 TL’den ibaret adli para cezalarına ilişkin hükümler cezanın tür ve miktarına göre kesin nitelikte olup, temyizi kâbil olmadığından sanık müdafiin bu suçlara yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddine, ayrıntıları Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 gün ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 sayılı Kararında açıklandığı üzere O Yer Cumhuriyet Savcısının suç vasfına yönelik temyizinin kabulü gerektiğinden incelemenin mağdurlar M. ve Y.’ye yönelik yaralama suçları yönünden O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizi ve sanıklar müdafilerinin cinsel saldırı suçlarına yönelik temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

KARAR : Sanıklar F. ve D. hakkında mağdur O.’ya yönelik cinsel saldırı suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Mağdur O.’nun aşamalardaki ve özellikle 20.03.2009 tarihli ifadesinde sanıklar F. ve D.’nin jilet ve sıcak su ile tehdit ederek suç işlemeye zorlanan ve iradesi dışında cinsel saldırıda bulunanlardan Y. K.’nin cinsel organını tükrükleyip organ sokmak suretiyle, diğer kişilerin ise aynı tehdit altında zorlama ve sürtme şeklinde cinsel saldırıda bulunduklarını belirtmesi, Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen 08.03.2009 tarihli rapordaki anal mukoza başlangıcında saat 12 hizasında 0,5×0,3 cm lik zemini kanamalı yeni yırtık mevcut olduğu şeklindeki tespitinde mağdurun beyanlarını doğrulaması ve mahkemenin de oluşa uygun kabulü karşısında, sanıkların eylemlerinini zincirleme şekilde nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanıkların gerçekleştirdiği eylemlerin sayısı nazara alınarak TCK.nın 43. maddesine göre yapılacak artırımın üst sınırdan uygulanması gerekirken alt sınırdan yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanık F. hakkında mağdurlar Y. ve M.’ye yönelik eylemleri nedeniyle yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Mağdurların aşamalardaki istikrarlı beyanları ve bu beyanları doğrulayan aynı koğuşta kalan E. G., M. U., A. C., C. U. ve mağdur O. G.’nin anlatımları ile tüm dosya içeriğine göre, sanığın olay tarihinde tutuklanarak ceza evine konulan mağdurları jiletle tehdit etmek suretiyle banyoya götürüp iki kez soğuk suyla duş aldırdığı ve elbise askısı ile dövdüğü, ayrıca koğuşta bulundukları sırada komiklik yapıp beni eğlendirin diyerek şarkı söylemelerini ve oynamalarını istediği, mağdurların kabul etmemesi üzerine onları tekrar dövdüğü şeklinde sübuta eren ve süreklilik arz eden eylemlerin her bir mağdur yönünden TCK.nın 96/2-a maddesinde düzenlenen eziyet suçunu oluşturduğu halde suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Mağdur M. hakkında düzenlenen 08.03.2009 tarihli rapor içeriğine göre mağdurun yaralanmasının basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde olmadığının anlaşılması karşısında, sanık F.’nin TCK.nın 86. maddenin 1. fıkrası yerine 2. fıkrasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: