5237 Sayılı TCK Madde 94 İçtihat

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ E. 2013/15223

T.C.

YARGITAY

8. CEZA DAİRESİ

E. 2013/15223

K. 2014/7817

T. 26.3.2014

• İŞKENCE ( Kişinin İnsan Onuru İle Bağdaşmayan ve Bedensel veya Ruhsal Yönden Acı Çekmesine Algılama ve İrade Yeteneğinin Etkilenmesine Aşağılanmasına Yol Açacak Davranışların İşkence Suçunu Oluşturacağı – Jandarma Görevlisinin Yakalanan Kişiye Suçunu Söyletmek Amacıyla Tokat Atmasının ve Falakaya Yatırılmasının İşkence Sayılacağı )

• JANDARMA GÖREVLİSİNİN KİŞİYE SUÇUNU SÖYLETMEK AMACIYLA TOKAT ATMASI ( Kişinin Karakolda Falakaya Yatırıldığı -Özgür İradeyle İfade Vermesini Etkileyen Aşağılanmasına Yol Açan Davranışların İşkence Sayılacağı )

• KARAKOLDA FALAKAYA YATIRILMA ( Jandarma Görevlisinin Yakalanan Kişiye Suçunu Söyletmek Amacıyla Tokat Attığı – Özgür İradeyle İfade Vermesini Etkileyen Aşağılanmasına Yol Açan Davranışlardan Olup İşkence Suçunu Oluşturacağı )

2709/m. 17

5237/m. 94

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi/m. 3, 15/2

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi/m. 5

ÖZET : İşkence , kişinin insan onuru ile bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulmasıdır.

Jandarma görevlisi olan sanığın bir suç nedeniyle yakalanan kişiye önce suçunu söyletmek amacıyla tokat atması, akabinde de Jandarma Karakolunda falakaya yatırarak ayaklarının altına copla vurması, belli bir süreç içerisinde süreklilik gösteren ve dolayısıyla sistematik bir şekilde işlenen, insan onuru ile bağdaşmayan, mağdurun bedensel ve özellikle ruhsal yönden acı çekmesine neden olan, algılama ve irade yeteneğini ve buna bağlı olarak da hiçbir şekilde etkilenmeden, özgür iradesiyle ifade vermesini etkileyen, aşağılanmasına yol açan davranışlar olup işkence suçunun oluşmuştur.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : İşkence, ulusal hukukta olduğu gibi uluslararası sözleşmelerle de yasaklanmıştır. T.C. Anayasası’nın 17. maddesinde herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu belirtildikten sonra, “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz” denilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesi uyarınca; “Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı yahut haysiyet kırıcı ceza veya muameleye tâbi tutulamaz.” ve 15/2. maddesi gereğince de bu yasak olağanüstü durumlarda bile ortadan kaldırılamaz.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 5. maddesi ile de, “hiç kimsenin işkenceye, zalimane, gayriinsani, haysiyet kırıcı cezalara veya muameleye tâbi tutulamayacağı” kabul edilmiştir. İşkence olarak, bir kişiye karşı insan onuru ile bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. İşkence teşkil eden fiiller aslında kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyan fiillerdir. Ancak bu fiiller ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedir. Bir süreç içinde süreklilik arz eder bir tarzda işlenen işkencenin en önemli özelliği, kişinin psikolojisi, ruh sağlığı, algılama ve irade yeteneği üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, işkencenin bu kapsamda işlenen fiiline nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir. ( TCK.94. Madde gerekçesi )

Somut olayda; jandarma görevlisi olan sanığın bir suç nedeniyle yakalanan şikayetçiye önce suçunu söyletmek amacıyla tokat atması, akabinde de Jandar Kara kolunda falakaya yatırarak ayaklarının altına copla vurması, belli bir süreç içerisinde süreklilik gösteren ve dolayısıyla sistematik bir şekilde işlenen, insan onuru ile bağdaşmayan, mağdurun bedensel ve özellikle ruhsal yönden acı çekmesine neden olan, algılama ve irade yeteneğini ve buna bağlı olarak da hiçbir şekilde etkilenmeden, özgür iradesiyle ifade vermesini etkileyen, aşağılanmasına yol açan davranışlar olup işkence suçunun oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK.nun 326 /son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: