5237 Sayılı TCK Madde 102 İçtihat

YARGITAY 14. CEZA DAİRESİ E. 2013/11203

T.C.

YARGITAY

14. CEZA DAİRESİ

E. 2013/11203

K. 2014/2444

T. 27.2.2014

• CİNSEL SALDIRI ( Ruh Sağlığının Bozulması Raporu – Erişkinlerde En Az 12 Ay Geçtikten Sonra Alınabileceği/Mahkemece 12 Aylık Süreden Önce Yapılan Muayeneye İstinaden Düzenlenen Rapora Dayanılarak Mağdurun Ruh Sağlığının Bozulduğundan Bahisle Cezanın Artırılmasının Yasaya Aykırı Olduğu )

• RUH SAĞLIĞININ BOZULMASI RAPORU ( 18 Yaş Altındaki Çocuklarda Suç Tarihinden İtibaren En Az 6 Ay Erişkinlerde En Az 12 Ay Geçtikten Sonra Rapor Alınabileceği – Cinsel Saldırı )

• MAĞDURUN BEDEN VEYA RUH SAĞLIĞININ BOZULMASININ CEZADA ARTIRIM NEDENİ OLMASI ( Cinsel Saldırı – Ruh Sağlığının Bozulup Bozulmadığına Dair Raporun Erişkinlerde En Az 12 Ay Geçtikten Sonra Rapor Alınabileceği/Mahkemece 12 Aylık Süreden Önce Yapılan Muayeneye İstinaden Düzenlenen Rapora Dayanılarak T.C.K.’nun 102/5. Md. Uygulanmasının İsabetsizliği )

5237/m.102/5

ÖZET : Dava; cinsel saldırı suçuna ilişkindir. Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre de, mağduredeki ruh sağlığındaki bozulmanın cezada artırım nedeni olabilmesi için eylem sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair tespitin. 18 yaş altındaki çocuklarda suç tarihinden itibaren en az 6 ay, erişkinlerde ise en az 12 ay geçtikten sonra Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanunun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınarak yapılması gerektiği gözetilmeden Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından söz konusu 12 aylık süreden önce yapılan muayeneye istinaden düzenlenen rapora dayanılarak T.C.K.nın 102/5. maddesinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması yasaya aykırıdır.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle ve sanık müdafii tarafından incelemenin de olarak yapılmasının talep edilmesi üzerine; dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle 19.2.2014 Çarşamba saat: 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.

Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Vedat Örer hazır olduğu halde oturum açıldı.

Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde duruşmasız inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, tefhim olunduktan sonra vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.

Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:

KARAR : Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre de, mağduredeki ruh sağlığındaki bozulmanın cezada artırım nedeni olabilmesi için eylem sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair tespitin. 18 yaş altındaki çocuklarda suç tarihinden itibaren en az 6 ay. erişkinlerde ise en az 12 ay geçtikten sonra Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanunun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınarak yapılması gerektiği gözetilmeden. 15.7.2012 tarihinde gerçekleşen olay sebebiyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından söz konusu 12 aylık süreden önce 8.5.2013 günü yapılan muayeneye istinaden 17.5.2013 tarihinde düzenlenen rapora dayanılarak T.C.K.nın 102/5. maddesinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Sanığın, katılan mağdurenin vücuduna organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği eylemini mağdurenin beden veya ruh bakımından kendin savunamayacak olmasından faydalanarak yaptığı kabul edilerek T.C.K.nın 102/3-a. maddesi gereğince artırım yapılarak cezası 10 yıl 6 ay çıkarılmış olup,mağdurun ruh sağlığının bozulması sebebiyle 102/5. madde gereğince artırım yapılırken 10 yıl ile 20 yıl arasında ceza belirlenmesi mümkün olduğundan, hakkaniyet ilkeleri ve ceza adaleti gereğince 10 yıl 6 ayın bir miktar üzerinde bir ceza belirlenmemesi ve 5237 Sayılı T.C.K.nın 102/2, 102/3-a, 102/5. maddeleri gereğince belirlenen 10 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden T.C.K.nın 43. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapıldığında, 12 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası hesaplanması gerekirken. 11 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek C.M.U.K.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: