5237 Sayılı TCK Madde 86 İçtihat

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ E. 2013/2000

T.C.

YARGITAY

1. CEZA DAİRESİ

E. 2013/2000

K. 2014/5111

T. 11.11.2014

• KASTEN YARALAMA ( Sanığın Mağduru Bıçak Darbesi İle Hayati Tehlike Geçirecek Şekilde Yaraladığı – Mağdur Ayakta İken Gömleğinden Kan Geldiğini Görünce Kendiliğinden Eylemine Son Verdiği/Kasten Yaralama Suçundan Hüküm Kurulacağı )

• ÜST SINIRA YAKIN CEZA TAYİNİ ( Kasten Yaralama – Sanığın Mağduru Göğüs Sol Bölgede İki Adet ve Sağ Kolda Bir Adet Olmak Üzere Toplam Üç Bıçak Darbesi İle Hayati Tehlike Geçirmesine Neden Olacak Şekilde Yaraladığı/Temel Cezanın Üst Sınıra Yakın Olacağı )

• MAĞDURUN GÖMLEĞİNDEN KAN GELDİĞİNİ GÖRÜNCE EYLEME SON VERME ( Sanığın Kastının Öldürmeye Yönelik Olmadığı Eylemin Yaralama Suçunu Oluşturduğu )

• CEZANIN BELİRLENMESİ ( Kasten Yaralama – Sanığın Mağduru Göğüs Sol Bölgede İki Adet ve Sağ Kolda Bir Adet Olmak Üzere Toplam Üç Bıçak Darbesi İle Hayati Tehlike Geçirmesine Neden Olduğu/Kastın Yoğunluğu ve Bıçağın Etki Derecesi Değerlendirildiğinde Cezanın Üst Sınıra Yakın Tayini Gerektiği )

5237/m.61,86/1

ÖZET : Dava; kasten yaralama suçuna ilişkindir. Sanık ile mağdur olay günü karşılaştıklarında tartıştıkları, bizzat mağdurun anlatımlarına göre, sanığın bıçağın namlusunu yarım tutup kavga ortamında gelişi güzel sallayarak, mağduru göğüs sol bölgede iki adet ve sağ kolda bir adet olmak üzere toplam üç bıçak darbesi ile hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı; mağdur henüz ayakta iken, gömleğinden kan geldiğini görünce kendiliğinden eylemine son vererek olay yerinden kaçtığı olayda; sanığın kastının öldürmeye yönelik olmadığı, eylemin yaralama suçunu oluşturduğu, olayın oluş şekli, kastın yoğunluğu ve kullanılan bıçağın etki derecesi birlikte değerlendirildiğinde, kasten yaralama suçundan TCK’nın 86/1 maddesi uyarınca TCK’nın 61. maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel cezanın üst sınıra yakın tayini gerekir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1-a ) Katılan E.’in, sanık V. hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davasına katılma ve kurulan hükme, temyize yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK’nun 317. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

b- ) Kısa kararda yargılama giderinin miktarı gösterilmemiş ise de, sanıktan alınmasına karar verildiği ve gerekçeli kararda da denetime olanak sağlayacak şekilde yargılama giderleri ayrıntılı olarak gösterildiğinden kısa karardaki eksiklik, mahallinde düzeltilebilir nitelikte görülerek bozma nedeni yapılmamıştır.

2- ) Temyiz edenlerin sıfatları ve dilekçelerinin içerikleri dikkate alınarak sanık V. hakkında mağdur E.’i kasten öldürme suçuna teşebbüsten kurulan mahkumiyet hükmü ile mağdur E.’e yönelik tehdit suçundan verilen beraat hükmü ile sınırlı olarak yapılan incelemede;

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık V.’ın, mağdur E’i kasten öldürme suçuna teşebbüsünün sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile değerlendirilmiş, sanık V. hakkında mağdur E.’e yönelik tehdit suçundan elde edilen delillerin 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan, sanık müdafiinin sübuta, vasfa, eksik incelemeye, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen vesair temyiz itirazlarının reddiyle,

a- ) Duruşmalarda kendini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine karar verilmemesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, “karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2400,00.TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak kendisini vekille temsil ettiren katılanlara ödenmesine” ibaresinin hüküm fıkrasının mahsus bölümüne eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, sanık V’ın katılan E’e yönelik “tehdit” suçundan beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA;

b- ) Sanık V. hakkında mağdur E.’i kasten öldürme suçuna teşebbüsten kurulan hükmün incelenmesinde; sanık V. ile mağdur E.’in olay günü karşılaştıklarında tartıştıkları, bizzat mağdurun anlatımlarına göre, sanığın bıçağın namlusunu yarım tutup kavga ortamında gelişi güzel sallayarak, mağduru göğüs sol bölgede iki adet ve sağ kolda bir adet olmak üzere toplam üç bıçak darbesi ile hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı; mağdur henüz ayakta iken, gömleğinden kan geldiğini görünce kendiliğinden eylemine son vererek olay yerinden kaçtığı olayda; sanığın kastının öldürmeye yönelik olmadığı, eylemin yaralama suçunu oluşturduğu, olayın oluş şekli, kastın yoğunluğu ve kullanılan bıçağın etki derecesi birlikte değerlendirildiğinde, kasten yaralama suçundan TCK’nın 86/1 maddesi uyarınca TCK’nın 61. maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel cezanın üst sınıra yakın tayini yerine, yazılı şekilde öldürmeye teşebbüsten ceza verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına BOZULMASINA, 11.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: