5237 Sayılı TCK Madde 86 İçtihat

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2013/12-741

T.C.

YARGITAY

CEZA GENEL KURULU

E. 2013/12-741

K. 2014/452

T. 30.10.2014

• YENİ VE DEĞİŞİK GEREKÇEYLE HÜKÜM KURULMASI ( Bozma Sonrasında Önceki Hükümde Yer Almayan Yeni ve Değişik Gerekçeyle İlk Hükümde Olduğu Gibi Karar Verildiği/Şeklen Direnme Kararı Olup Özde Yeni Hüküm Olduğu – Özel Daire Denetiminden Geçmemiş Yeni ve Değişik Gerekçelerin Doğrudan Ceza Genel Kurulunca İncelenemeyeceği/Özel Dairece İnceleneceği )

• TAKSİRLE YARALAMA ( Bozma Sonrasında Önceki Hükümde Yer Almayan Yeni ve Değişik Gerekçeyle İlk Hükümde Olduğu Gibi Karar Verildiği/Şeklen Direnme Kararı Olup Özde Yeni Hüküm Olduğu – Özel Daire Denetiminden Geçmemiş Yeni ve Değişik Gerekçelerin İlk Kez Ceza Genel Kurulunca İncelenemeyeceği/Hükmün Özel Dairece İncelenmesi Gerektiği )

• ŞEKLEN DİRENME KARARI VERİLMESİ ( Bozma Kararı Doğrultusunda İşlem Yapılması/Tartışılması Gerektiği Belirtilen Hususların Tartışılması/Toplanan Yeni Delillere Dayanılması/İlk Kararda Yer Almayan ve Daire Denetiminden Geçmemiş Yeni ve Değişik Gerekçelerle Hüküm Kurulması Suretiyle Verilen Hükmün Özde Direnme Kararı Olmadığı – Bozmaya Eylemli Uyma Sonucunda Verilen Yeni Hüküm Olduğu/Temyiz Edilmesi Halinde Özel Dairece İnceleneceği )

• BOZMAYA EYLEMLİ UYMA ( Bozma Kararı Doğrultusunda İşlem Yapılması/Tartışılması Gerektiği Belirtilen Hususların Tartışılması/Toplanan Yeni Delillere Dayanılması/İlk Kararda Yer Almayan ve Daire Denetiminden Geçmemiş Yeni ve Değişik Gerekçelerle Hüküm Kurulması Suretiyle Verilen Şeklen Direnme Kararının Özde Direnme Kararı Olmadığı – Yeni Hüküm Olduğu/Temyiz Edilmesi Halinde Özel Dairece İncelenmesi Gerektiği )

5237/m. 86

Yargıtay İç Yönetmeliği/m. 27

ÖZET : Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm kurulmuştur.

Şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi durumunda ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

Özel Dairece ilk hüküm, sanığın olay nedeniyle kusurunun bulunduğu gözetilerek hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, yerel mahkemece önceki hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle sanığın ilk hükümde olduğu gibi beraatine karar verilmiştir.

Yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulmuş olması nedeniyle yeni hüküm niteliğindedir. Özel Daire denetiminden geçmemiş olan bu yeni ve değişik gerekçelerin doğrudan ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün görülmediğinden, hükmün Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir.

DAVA : Taksirle yaralama suçundan sanık N. S.’un beraatine ilişkin, Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26.01.2011 gün ve 571-56 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 19.04.2012 gün ve 16675-10519 sayı ile;

“… 15.03.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre imalat hatası olduğu belirlenen ve katılanın kullandığı termoforun ağız kısmında 40 derece üzerinde sıcak su konulmayacağına ilişkin uyarıda bulunmadığı dikkate alındığında sanığın olay nedeniyle kusurunun bulunduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi…”,

İsabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 06.11.2012 gün ve 1080-3055 sayı ile;

“… Sanık müdafi beyanında; ‘Yargıtay bozma ilamını kabul etmiyoruz. Suç tarihi 16.11.2005 olup müvekkil 16.05.2006 tarihinde ilgili firmada çalışmaya başlamıştır. Bu husus işe giriş bildirgesiyle sabittir. Bu hususun gözden kaçtığını düşünüyoruz. Katılan vekili de temyiz dilekçesinde bu hususu bizzat belirterek temyiz etmiştir. Biz önceki kararda direnilmesini talep ediyoruz’ şeklinde beyanda bulunmuştur.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe;

Katılan H. D.’in 16.11.2005 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle Bursa ilinde faaliyet gösteren B… Eczanesinden B… ( Havaii ) marka biyot satın alarak R… isimli tıp merkezinde uygulanan fizik tedavi için yatmadan önce sıcak su doldurduğu, olay günü saat 23.00 sıralarında biyotun patlaması sonucu içindeki sıcak suyun katılanın boyun ve sırt bölgesinde 1. ve 2. derece yanıklara sebebiyet verdiği hususu katılanın beyanı, adli tıp raporu, satın alma fişi, bilirkişi raporları ve dosya içerisindeki tüm delilerin birlikte değerlendirilmesinde sabittir.

Olayımızdaki hukuki sorun kullanılan biyotun yasal kriterlere uygun olup olmadığı ve de bu ürünle ilgili sanığın sorumluluğunun olup olmadığına ilişkindir. Hazırlıkta yaptırılan bilirkişi incelemesinin yanı sıra mahkememizce de yaptırılan bilirkişi incelemelerinde kullanılan biyotta bir takım eksikliklerin bulunduğu ve de TS3808 standardına uygun ibaresinin yazılması gerektiği belirtilmiştir.

Ancak yazılan yazıya verilen cevapta belirtildiği üzere 16.06.2009 tarihli yazıda yapılan hizmet sorgulamasında sanık N. S.’un 0252974… sicil nolu B… Sağlık Gereçleri A.Ş.’de 16.05.2006 tarihinden itibaren çalışmaya başladığının bildirildiği anlaşılmakla, olayın meydana geldiği 16.11.2005 tarihinde ilgili şirkette çalışmayan sanığın atılı suçu işlemediği anlaşılmakla beraatine karar vermek gerekmiştir” gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay C. Başsavcılığının 21.04.2013 gün ve 26149 sayılı “onama” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır:

KARAR : Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; hakkında taksirle yaralama suçundan kamu davası açılan sanığın, mağdurun yaralanmasında kusurunun olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; öncelikle yerel mahkeme kararının yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı hususunun, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca ön sorun olarak ele alınması gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;

a- ) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,

b- ) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,

c- ) Bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak,

d- ) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak,

Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi durumunda ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Özel Dairece ilk hüküm, sanığın olay nedeniyle kusurunun bulunduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle beraatine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmuş, yerel mahkemece önceki hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle sanığın ilk hükümde olduğu gibi beraatine karar verilmiştir.

Bu nedenle, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeyle hüküm kurulmuş olması nedeniyle yeni hüküm niteliğindedir. Özel Daire denetiminden geçmemiş olan bu yeni ve değişik gerekçelerin doğrudan ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün görülmediğinden, hükmün Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde bulunduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 06.11.2012 gün ve 1080-3055 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2014 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: