5237 Sayılı TCK Madde 85 İçtihat

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ E. 2014/13632

T.C.

YARGITAY

12. CEZA DAİRESİ

E. 2014/13632

K. 2014/17063

T. 16.7.2014

• TAKSİRLE ÖLÜME SEBEBİYET ( Sanığın Yolcu İndiren Minibüsün Arkasından Yola Giren Maktule Uyarıda Bulunmadan Geçmesi Nedeni İle Çarptığı – Tali Kusurlu Olduğunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Raporu İle Belirlendiği/Mahkumiyetine Karar Verileceği )

• TALİ KUSURLU SANIK ( Sanığın Yolcu İndiren Minibüsün Arkasından Yola Giren Maktule Uyarıda Bulunmadan Geçmesi Nedeni İle Çarptığı – Alt Düzeyde Tali Kusurlu Olduğunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Raporu İle Belirlendiği/Mahkumiyetine Karar Verilmesi Gereği )

• ADLİ TIP KURUMU RAPORU ( Sanığın Yolcu İndiren Minibüsün Arkasından Yola Giren Maktule Uyarıda Bulunmadan Geçmesi Nedeni İle Çarptığı – Tali Kusurlu Olduğunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Raporu İle Belirlendiği/Mahkumiyetine Karar Verileceği )

5237/m.85

ÖZET : Sanığın karşı şeritte bulunan minibüsün arkasından yola giren adı geçene sağ bankete 2 metre mesafede aracının ön sağ kısmıyla çarparak ölümüne neden olduğu olayda, sanığın yolun solunda yolcu indiren minibüsün arkasından ve önünden yaya çıkabileceğini öngörüp müteyakkız yaklaşmayıp, varlığını belirtmek için uyarıda bulunmadığı, eyleminde alt düzeyde tali kusurlu olduğu şeklindeki Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin raporu ve bu raporu destekleyen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin raporları gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Dairemizce verilen 12.3.2014 gün ve 2013/13826 Esas, 2014/16144 Sayılı karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmekle, 5271 Sayılı CMK’nın 308. maddesine 2.7.2012 gün ve 6352 Sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 3. fıkra uyarınca itiraz konusu değerlendirildi;

İncelenen dosyada, Beyşehir Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.12.2011 tarih, 2009/240 Esas, 2011/522 Sayılı kararı ile Taksirle öldürme suçundan sanık A. P.’ın beraatine hükmedildiği, kararın katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin itiraza konu ilamı ile, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi süresinde kabul edilerek, sanık hakkındaki beraat hükmünün bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;

Gereği düşünüldü:

KARAR : 1- ) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- ) 12.3.2014 gün ve 2013/13826-2014/16144 Sayılı ilamın Mahalli Cumhuriyet savcısınıntemyizinin süresinde olduğuna ilişkinkararının KALDIRILMASINA,

3- ) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.6.2014 gün ve 2013/834 Esas, 2014/321 Sayılı kararında belirtildiği üzere, 6217 Sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 3. madde uyarınca mahalli Cumhuriyet savcılarının, duruşmalarına iştirak etmedikleri Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 Sayılı CMUK’un 310. maddesinin 3. fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı, 15.12.2011 tarihinde verilen hükme karşı 13.2.2012 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 Sayılı CMUK’un 310 ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,

4- )Katılan vekilinin temyizine göre yapılan incelemede;

Sanığın idaresindeki araçla gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, kenarlarında banket bulunan 7 metre genişlikte iki yönlü yolda seyri sırasında karşı şeritte bulunan minibüsün arkasından yola giren 1937 doğumlu A. Ç.’e sağ bankete 2 metre mesafede aracının ön sağ kısmıyla çarparak ölümüne neden olduğu olayda, dosya kapsamı gözetildiğinde oluşa uygun düşen; sanığın yolun solunda yolcu indiren minibüsün arkasından ve önünden yaya çıkabileceğini öngörüp müteyakkız yaklaşmayıp, varlığını belirtmek için uyarıda bulunmadığı, bu haliyle karşı istikamette yol kenarında duraklayan minibüsün arkasından karşıya geçmek isteyen yayaya çarptığı, eyleminde alt düzeyde tali kusurlu” olduğu şeklindeki Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 4.10.2010 tarihli raporu ve bu raporu destekleyen İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 3.11.2011 tarihli oluşa uygun raporları gözetilerek mahkûmiyeti yerine hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

SONUÇ : Yasaya aykırı olup, katılan vekilinintemyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: