5237 Sayılı TCK Madde 68 İçtihat

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ E. 2012/16880

T.C.

YARGITAY

10. CEZA DAİRESİ

E. 2012/16880

K. 2013/59

T. 7.1.2013

• UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU ( Hükümlüler Hakkında Yakalama Müzekkeresi Çıkarılmış Olmasının Ceza Zamanaşımını Kesen Sebeplerden Olmadığı – Hükümlerin Kesinleşme Tarihinden İtibaren Ceza Zamanaşımının Gerçekleşmesi Halinde İnfaza Konu Mahkûmiyet Hükmünün Ortadan Kaldırılamayacağı )

• CEZA ZAMANAŞIMI ( Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçu – Hükümlerin Kesinleşme Tarihinden İtibaren Ceza Zamanaşımının Gerçekleşmesi Halinde İnfaza Konu Mahkûmiyet Hükmünün Ortadan Kaldırılamayacağı )

• YAKALAMA KARARI ( Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçu – Hükümlüler Hakkında Yakalama Müzekkeresi Çıkarılmış Olmasının Ceza Zamanaşımını Kesen Sebeplerden Olmadığı )

5237/m.68/1,71

ÖZET : Hükümlüler hakkında yakalama müzekkeresi çıkarılmış olmasının ceza zamanaşımını kesen sebeplerden olmadığı, hükümlerin kesinleşme tarihinden itibaren ceza zamanaşımının gerçekleşmesi halinde, infaza konu mahkûmiyet hükmünün ortadan kaldırılamayacağı, ancak mahkûmiyet hükmünün infaz edilmemesine karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir.

DAVA : Yüksek Adalet Bakanlığı’nın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükümlüler Emine ve Şebnem haklarındaki kesinleşmiş hükümlerin infazı aşamasında Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 04.01.2011 tarihinde 1998/574 esas ve 1999/514 karar sayı ile verilen ceza zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle hükmün ortadan kaldırılmasına ilişkin kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dava dosyasının 21.05.2012 tarihli ihbar yazısı ekinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Hükümlüler Emine ve Şebnem haklarında Adana Devlet Güvenlik Mahkemesi’nce 30.12.1999 tarihinde 1998/574 esas ve 1999/514 karar sayı ile 765 sayılı TCK’nın 403/5-6-7, 405/2 ve 59. maddeleri uyarınca verilen 5 yıl ağır hapis ve 36.187.500 TL ağır para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin 21.12.2000 tarihinde kesinleştiği; infaz aşamasında 5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girmesi nedeniyle lehe olan kanunun belirlenmesi için Cumhuriyet savcılığınca yapılan başvuru üzerine, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 29.06.2005 tarihinde aynı sayılı ek kararı ile hükümlülerin 5237 sayılı TCK’nın 188/3-4, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 40 YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği; daha sonra hükümlüler müdafiinin ceza zamanaşımı süresi dolduğundan hükmün ortadan kaldırılmasını talep etmesi üzerine, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 04.01.2011 tarihinde 1998/574 esas ve 1999/514 karar sayı ile ilamın kesinleşme tarihi olan 21.12.2000 tarihinden itibaren 10 yıllık ceza zamanaşımı süresi 21.12.2010 tarihinde dolduğundan, TCK’nın 68/1-e maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında;

“Dosya kapsamına göre,

1- Hükümlüler hakkındaki 5 yıl ağır hapis cezasının 765 sayılı Kanun’un 112/4 ve 5237 sayılı Kanun’un 68/1-e. maddeleri gereğince 10 yıllık ceza zamanaşımı süresine tâbi bulunduğu, ilâmın 21.12.2000 tarihinde kesinleştiği, hükümlüler hakkında Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.02.2001 tarihinde yakalama müzekkeresi tanzim edildiği tarihten itibaren 10 yıllık ceza zamanaşımının dolmadığı cihetle, talebin reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde;

2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ceza zamanaşımını düzenleyen 68/1. maddesinde “Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez” hükmü gereğince, ceza zamanaşımının gerçekleşmesi, infaza konu mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmayıp, sadece mahkûmiyet hükmünün infaz edilmesini engellemesi karşısında, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nce mahkûmiyet hükmünün infaz edilmiş sayılacağı yerine hükmün ortadan kaldırılması kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04.01.2011 tarihli kararının bozulması istenmiştir.

A- Ceza zamanaşımı süresi dolmadığından, hükümlüler müdafiinin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin kanun yararına bozma isteğinin incelenmesi:

Hükümlüler Emine ve Şebnem haklarında 765 sayılı TCK uyarınca verilen 30.12.1999 tarihli hükümler, Dairemizin 21.12.2000 tarihli ve 2000/16463 esas ve 2000/17210 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş; böylelikle, ceza zamanaşımı süresi de “21.12.2000” tarihinden itibaren işlemeye başlamıştır.

Yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, 29.06.2005 tarihinde verilen kararla, lehe kabul edilen 5237 sayılı TCK hükümleri yukarıda belirtildiği biçimde uygulanmış ve bu karar da temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.

Hükümlülerin lehine olan ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca bütünüyle uygulanması gereken 5237 sayılı TCK’nın ceza zamanaşımına ilişkin 68/1-e maddesi uyarınca, cezaları 10 yıllık ceza zamanaşımı süresine tabidir.

5237 sayılı TCK’nın “Ceza zamanaşımının kesilmesi” başlıklı 71. maddesinde;

” ( 1 ) Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.

( 2 ) Bir suçtan dolayı mâhkum olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir”

Hükmü öngörülmektedir.

Somut olayda, ceza zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı “21.12.2000” tarihinden sonra, hükümlülere infaz için yetkili merci tarafından kanuna göre yapılmış bir tebligat işlemi ya da adli sicil kaydı içeriğine göre hükümlülerin başka bir suçtan ceza zamanaşımını kesebilecek nitelikte bir mahkûmiyetleri bulunmadığı ve hükümlüler hakkında yakalama müzekkeresi çıkarılmış olmasının ceza zamanaşımını kesen sebeplerden olmadığı, bu nedenle hükümlerin kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, yerinde görülmeyen ( 1 ) numaralı kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE,

B- Mahkemece ceza zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle, hükmün ortadan kaldırılması yerine mahkûmiyet hükmünün infaz edilmiş sayılacağına karar verilmesi gerektiğine ilişkin kanun yararına bozma isteğinin incelenmesi:

5237 sayılı TCK’nın ceza zamanaşımını düzenleyen 68/1. maddesinde “Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez” hükmü öngörülmüştür.

Belirtilen hüküm gereğince ceza zamanaşımının gerçekleşmesi, infaza konu mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmayıp, sadece mahkûmiyet hükmünün infaz edilmesini engellemektedir.

SONUÇ : Somut olayda, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nce ceza zamanaşımı süresi dolduğundan, hükümlüler Emine ve Şebnem haklarında hükmolunan cezaların infaz edilmemesine karar verilmesi gerekirken, hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen ( 2 ) numaralı bozma düşüncesi bu nedenle yerinde olduğundan; Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 04.01.2011 tarihli, 1998/574 esas ve 1999/514 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının ( a ) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 07.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: