5237 Sayılı TCK Madde 57 İçtihat

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ E. 2013/19735

T.C.

YARGITAY

3. CEZA DAİRESİ

E. 2013/19735

K. 2013/31042

T. 18.9.2013

• BERAAT EDEN SANIK HAKKINDA GÜVENLİK TEDBİRİ UYGULANMASI ( Fiili İşlediği Sırada Akıl Hastası Olan Kişi Hakkında Koruma ve Tedavi Amaçlı Olarak Güvenlik Tedbirine Hükmedilebileceği – Suçu İşleyen Kişinin Sanık Olmadığının Anlaşıldığı Gerekçesiyle Beraat Kararı Verilmesine Rağmen Sanık Hakkında Güvenlik Tedbirine Hükmedilmesinin Doğru Olmadığı )

• GÜVENLİK TEDBİRİ UYGULANMASI ( Suç İşleyen Akıl Hastalarına Uygulanabileceği – Beraat Eden Sanık Hakkında Güvenlik Tedbirine Hükmedilmesinin İsabetsiz Olduğu )

• AKIL HASTASI OLAN SANIĞA MÜDAFİ GÖREVLENDİRİLMESİ ( Sanığın Kendisini Savunamayacak Derecede Malul veya Sağır ve Dilsiz İse İstemi Aranmaksızın Bir Müdafi Görevlendirileceği – Müdafi Görevlendirilmeden Duruşma Yapılarak Yazılı Şekilde Karar Verilmesinin İsabetsizliği )

• ZORUNLU MÜDAFİİLİK ( Müdafii Bulunmayan Şüpheli veya Sanık Çocuk Kendisini Savunamayacak Derecede Malul veya Sağır ve Dilsiz İse İstemi Aranmaksızın Bir Müdafi Görevlendirileceği )

5237/m.32/1,57/1

5271/m.150/2

ÖZET : Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, suçu işleyen kişinin sanık olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği cihetle, her hangi bir suç işlemeyen sanık hakkında yazılı şekilde güvenlik tedbiri uygulanamayacağının gözetilmemesinde ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesinin “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenlemesi karşısında akıl hastası olan sanığa müdafi görevlendirilmeden duruşma yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizdir.

DAVA : Kasten yaralama suçundan sanık H. D. hakkında yapılan yargılama sonucunda, adı geçen sanığın yüklenen suçtan beraatına, hakkında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 57/1. maddesi uyarınca koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbiri uygulanmasına, yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.6.2012 tarihli ve 2012/302 Esas, 2012/538 Sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 28.5.2013 tarih ve 2013/8623 – 34274 Sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.6.2013 tarih ve 2013/199247 Sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede:

Dosya kapsamına göre:

Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, suçu işleyen kişinin sanık olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği cihetle. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32/1. maddesinde yer alan “Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.” ve aynı Kanun’un 57/1. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, her hangi bir suç işlemeyen sanık hakkında yazılı şekilde güvenlik tedbiri uygulanamayacağının gözetilmemesinde,

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesinin “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenlemesi karşısında akıl hastası olan sanığa müdafi görevlendirilmeden duruşma yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı C.M.K.nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı,

Gereği düşünüldü:

KARAR VE SONUÇ : Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden, Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.6.2012 tarih ve 2012/302 Esas, 2012/538 Sayılı Kararının 5271 Sayılı C.M.K.nın 309/4. maddesinin ( b ) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: