5237 Sayılı TCK Madde 53 İçtihat

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2013/8-646

T.C.

YARGITAY

CEZA GENEL KURULU

E. 2013/8-646

K. 2014/481

T. 4.11.2014

• KANUNA AYKIRI OLARAK SİLAH VE MERMİ TAŞINMASI ( Suçun Seçenek Yaptırıma Çevrilmesi – Suç Tarihinden Önce Hapis Cezasına Mahkum Edilmemiş Bulunan Sanık Hakkında Tayin Edilen 1 Ay Hapis Cezasının Seçenek Yaptırıma Çevrilmesi Gerektiğinin Gözetilmemesinin Doğru Görülmediği )

• SUÇUN SEÇENEK YAPTIRIMA ÇEVRİLMESİ ( Kanuna Aykırı Olarak Silah ve Mermi Taşınması – Yerel Mahkeme Direnme Hükmünün Suç Tarihinin Hatalı Belirlenmesi ve Buna Bağlı Olarak Suç Tarihinden Önce Hapis Cezasına Mahkum Edilmemiş Bulunan Sanık Hakkında Tayin Edilen 1 Ay Hapis Cezasının Seçenek Yaptırıma Çevrilmesi Gerektiğinin Gözetilmemesinin Doğru Görülmediği )

• TEKERRÜR HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI ( Kanuna Aykırı Olarak Silah ve Mermi Taşınması – Sanığın Tekerrüre Esas Alınan Hükümlülüğüne Konu Cezanın Kesinleşme Tarihinin Suç Tarihinden Sonra Olması Nedeniyle Tekerrüre Esas Alınamayacağı Nazara Alınmadan Sanık Hakkında TCK’nun 58. Md.sinin Uygulanmasına Karar Verilmesinin Doğru Görülmediği )

• HAK YOKSUNLUĞU ( Kanuna Aykırı Olarak Silah ve Mermi Taşınması – Sanığın Kendi Altsoyu Üzerindeki Velayet Hakkı İle Vesayet veya Kayyımlığa Ait Bir Hizmette Bulunmaktan Koşullu Salıverilmeye Altsoyu Dışında Kalanlarla İlgili Hak ve Yetkilerden İse Cezanın İnfazı Tamamlanıncaya Kadar Yoksun Bırakılmasına Karar Verilmesi Gerektiği )

6136/m.13/4

5237/m.50/3,53,58

ÖZET : Sanık hakkında görülen dava kanuna aykırı olarak silah ve mermi taşınmasına ilişkindir. Yerel mahkeme direnme hükmünün suç tarihinin hatalı belirlenmesi ve buna bağlı olarak suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında tayin edilen 1 ay hapis cezasının TCK’nun 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğüne konu cezanın kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı nazara alınmadan sanık hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi ile TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın ( c ) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması isabetsiz olmuştur.

DAVA : 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık K. T. ‘in aynı kanunun 13/4, 5237 sayılı TCK’nun 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 ay hapis ve 100 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 15.12.2009 gün ve 437-890 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 19.11.2012 gün ve 3380–34801 sayı ile;

“… Yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak:

1- ) Suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında, tayin edilen 1 ay hapis cezasının TCK’nun 50/3. madde ve fıkrası uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,

2- ) Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğüne konu cezanın kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra 21.11.2006 olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,

3- ) TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın ( c ) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması…”,

İsabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme ise 22.11.2013 gün ve 1-75 sayı ile;

“… 1- )Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2012/3380 Esas 2012/34801 Karar sayılı bozma ilamında sanığa verilen bir ay hapis cezasının TCK’nun 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımına çevrilmesi gerektiği bozma nedeni sayılmış ise de, TCK’nun 50/3. maddesinde mahkum olunan 30 gün ve daha az süreli hapis cezalarının seçenek yaptırıma çevrilme zorunluluğunun, sanığın daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması koşuluna bağlı olduğu, somut olayda sanığın daha önce hapis cezası almış olması nedeniyle verilen 1 ay hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilme zorunluluğunun bulunmadığı,

2- )Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğüne konu cezanın kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra 21.11.2006 olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı bozma sebebi olarak gösterilmiş ise de, suç tarihinin 03.12.2006 olduğu ve suç tarihinin tekerrüre esas alınan cezanın kesinleşme tarihinden sonra olması nedeniyle TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasında yasal engel olmadığı,

3- )TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkrasının c bendinde yazılı sanığın kendialtsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması bozma sebebi sayılmış ise de, salt bu nedenle mahkeme kararının bozulmadığı, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu eksikliğin düzelterek onama suretiyle giderildiği, yerleşik uygulamanın bu yönde olduğu, bu nedenle salt bu sebebin kararın bozulma gerekçesi olamayacağı …”,

Gerekçesiyle önceki hükümde direnmiştir.

Bu hükmün de Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay C. Başsavcılığının 11.09.2013 gün ve 105477 sayılı “bozma” istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır:

KARAR : Sanığın 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılmasına karar verilen somut olayda Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suç tarihinin belirlenmesine ve buna bağlı olarak yerel mahkeme hükmünün Özel Dairece;

1- )Suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında, tayin edilen 1 ay hapis cezasının TCK’nun 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2- )Sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğüne konu cezanın kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra 21.11.2006 olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,

3- ) TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında hata yapılması,

İsabetsizliklerinden bozulmasının yerinde olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir

İncelenen dosya kapsamından;

Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.03.2006 gün ve 355 sayılı arama kararına istinaden sanığın evinde aynı tarihte arama yapıldığı ve saat 18.00′ de arama tutanağı düzenlendiği, sanığın aynı gün saat 18.40′ ta kolluk tarafından savunmasının alındığı, Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesince 15.03.2006 gün ve 372 sayı ile elkoymanın onaylandığı, suça konu merminin 21.03.2006 gün ve 352 sayılı makbuz ile emanete alındığı,

Yerel mahkemece tekerrüre esas alınan Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2005 gün ve 319-530 sayılı hükmünün 21.11.2006 tarihinde kesinleştiği,

Anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konularının sağlıklı bir hukuki çözüme kavuşturulabilmesi için kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, tekerrür ve hak yoksunluğuna kısaca değinilmesinde yarar bulunmaktadır.

5237 sayılı TCK’nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50. maddesinin birinci fıkrasında; “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;

a ) Adlî para cezasına,

b ) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,

c ) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,

d ) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,

e ) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,

f ) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,

Çevrilebilir” hükmü getirilmiş, aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre daha önce hapis cezasıyla mahkum edilmeyen fail hakkında hükmolunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezasının maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birisine zorunlu olarak çevrilmesi gerekmektedir.

5237 sayılı TCK’nun “Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” başlıklı 58. maddesinin ilk iki fıkrası;

“ ( 1 ) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.

( 2 ) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;

a ) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,

b ) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,

Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz…” şeklinde düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrasında önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanacağı, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Kanun koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi şartını aramadığı halde, 2. fıkrada ise infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını hüküm altına almıştır. Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet halinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır.

5237 sayılı TCK’nun 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun 1 Haziran 2005 tarihinden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin ise mükerrirlik açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

Diğer taraftan yerleşmiş yargısal kararlarda vurgulandığı gibi, TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın ( c ) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması tek başına bozma nedeni olarak değerlendirilmemekte ve bu husus düzelterek onama konusu yapılmaktadır. Bununla birlikte hükmün başka bir nedenle bozulması halinde bu hususun da bozma nedenlerine ekleneceğinde tereddüt bulunmamaktadır.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konuları değerlendirildiğinde;

Sanık hakkında mahkemeden alınan arama kararına istinaden 14.03.2006 tarihinde arama yapılarak suça konu merminin ele geçirilmesi nedeniyle suç tarihinin 14.03.2006 olması ve yerel mahkemece tekerrüre esas alınan mahkumiyet kararının ise 21.11.2006 tarihinde kesinleşmesi karşısında, Özel Dairece yerel mahkeme hükmünün sanık hakkında tayin edilen 1 ay hapis cezasının TCK’nun 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, şartları oluşmadığı halde TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi ile TCK’nun 53. maddesinin hatalı olarak uygulanması isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmesi yerindedir.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün suç tarihinin hatalı belirlenmesi ve buna bağlı olarak suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında tayin edilen 1 ay hapis cezasının TCK’nun 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğüne konu cezanın kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı nazara alınmadan sanık hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi ile TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın ( c ) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması isabetsizliklerinden bozulmasına verilmelidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1- )Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.11.2013 gün ve 1-75 sayılı direnme hükmünün, suç tarihinin hatalı olarak belirlenmesi ve buna bağlı olarak sanık hakkında tayin edilen 1 ay hapis cezasının TCK’nun 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanık hakkında şartlarının oluşmamasına rağmen TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi ile TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında hata yapılması isabetsizliklerinden BOZULMASINA,

2- )Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2014 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: