5237 Sayılı TCK Madde 50 İçtihat

YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ E. 2013/23042

T.C.

YARGITAY

15. CEZA DAİRESİ

E. 2013/23042

K. 2014/14908

T. 17.9.2014

• MALA ZARAR VERME ( Suça Sürüklenen Çocuğun Şikayetçilere Ait Kamyonetin Tekerini Kesip Ön Camını da Kırdığı – Suçun Oluşacağı )

• KASTEN YARALAMA ( Suça Sürüklenen Çocuğun Şikayetçileri Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilecek Ölçüde Yaraladığı – Suçun Oluşacağı )

• BASİT TIBBİ MÜDAHALE İLE YARALAMA ( Suça Sürüklenen Çocuğun Şikayetçileri Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilecek Ölçüde Yaraladığının Kabulü Gereği )

• SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK ( Suça Sürüklenen Çocuğun Şikayetçilere Ait Kamyonetin Tekerini Kesip Ön Camını da Kırdığı- Mala Zarar Verme Suçunun Oluşacağı )

• KISA SÜRELİ HÜRRİYETİ BAĞLAYICI CEZANIN TEDBİRE ÇEVRİLMESİ ( Etkin Pişmanlık Hükümlerinden Yararlanmayan Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Hapis Cezasının Şikayetçilerin Uğradığı Zararın Giderilmesi Tedbirine Çevrilmesinin İsabetsiz Olduğu )

• ETKİN PİŞMANLIK ( Etkin Pişmanlık Hükümlerinden Yararlanmayan Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Hapis Cezasının Şikayetçilerin Uğradığı Zararın Giderilmesi Tedbirine Çevrilmesinin İsabetsiz Olduğu )

• YARGILAMA GİDERİ ( Suça Sürüklenen Çocuğun Savunmasını Yapmak Üzere Zorunlu Müdafii Görevlendirildiği – Avukatlık Ücretinin Mali Olanaklardan Yoksun Olduğu Anlaşılan Çocuğa Yargılama Giderinin Yükletilemeyeceği )

• MALİ OLANAKLARDAN YOKSUN OLMAK ( Suça Sürüklenen Çocuğa Yargılama Giderinin Yükletilemeyeceği )

• TEDBİRİN DEĞİŞTİRİLMESİ ( Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hükmedilen Seçenek Yaptırımın Gereklerini Yerine Getirmediği Takdirde Hükmü Veren Mahkemece Tedbirin Değiştirilebileceği – Kısa Süreli Hapis Cezasının Tamamen veya Kısmen İnfazına Karar Verileceği İhtarına Karar Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğu )

5237/m. 50, 50, 168

5271/m. 150, 325

AİHS/m. 6

ÖZET :

Babasının şikayetçilerle yaşadığı tartışmayı gören suça sürüklenen çocuğun şikayetçileri basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığı ve şikayetçilere ait kamyonetin tekerini kesip ön camını da kırdığı sabit olmakla mala zarar verme ve yaralama suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın kanunda öngörülen tedbirlerden birisine çevrilmesinde yasal zorunluluk olması karşısında; tayin olunan kısa süreli hapis cezası mahkemece, “mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” seçenek yaptırımına çevrilmiş ise de etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan suça sürüklenen çocuk hakkındaki hapis cezasının şikayetçilerin uğradığı zararın giderilmesi tedbirine çevrilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Baroya yazı yazılarak 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,

Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmediği takdirde hükmü veren mahkemece tedbirin değiştirilebileceği gözetilmeden kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtarına karar verilmesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddi varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.

Somut olayda; suça sürüklenen çocuk U.’un, babası A. ile birlikte pazarcılık yaptığı, olay gecesi sabaha doğru A.’ın alkollü bir haldeyken yine pazarcılık işiyle uğraşan şikayetçilerden mal satın almak istediği, şikayetçilerin ellerindeki malın bittiğini söylemesi üzerine aralarında tartışma yaşandığı, tartışmayı gören suça sürüklenen çocuk U.’un şikayetçileri basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığı ve şikayetçilere ait kamyonetin tekerini kesip ön camını da kırdığı sabit olmakla mala zarar verme ve yaralama suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Mala zarar verme suçundan hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nın 50/3 maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki yazılı tedbirlerden birisine çevrilmesinde yasal zorunluluk olması karşısında; tayin olunan kısa süreli hapis cezası mahkemece, TCK’nın 50/1.b maddesi uyarınca “mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” seçenek yaptırımına çevrilmiş ise de;

Mal varlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen aynı Kanun’un 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmî geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşaması dikkate alınarak ceza indirimi öngörüldüğü, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbirine çevrilme imkanının bulunmadığı, böyle bir uygulamanın, mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanırken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık veya sanıklar aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeyerek, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan suça sürüklenen çocuk hakkındaki hapis cezasının şikayetçilerin uğradığı zararın giderilmesi tedbirine çevrilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

1- ) 5271 sayılı Kanun’un 325. maddesinde, cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilen sanığa yargılama giderlerinin yükletileceği düzenlenmiş ise de; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş olup, Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasında, usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin kanun gücünde olduğu, Anayasa’ya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca, hâkim, uyuşmazlıklarda, temel hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal kanunlarla, uluslararası sözleşmelerin çelişmesi durumunda, uluslararası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesi gerekirse;

CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, baroya yazı yazılarak 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı bir şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,

2- ) Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen seçenek yaptırımın gerekleri yerine getirmediği takdirde TCK’nın 50/7. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemece tedbirin değiştirilebileceği gözetilmeden kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtarına karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından TCK’nın 50/6 maddesi uyarınca yapılan ihtarların tamamen çıkartılması ve yargılama giderleriyle ( 4-a ) bölümündeki “… ile CMK. Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 5/3 maddesi gereğince Baro tarafından sanığa tayin edilen müdafii için 274 TL olmak üzere, toplam 304 TL” cümlesinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: