5237 Sayılı TCK Madde 43 İçtihat

T.C.

YARGITAY

15. CEZA DAİRESİ

E. 2012/22137

K. 2014/13952

T. 10.7.2014

• BANKA VEYA KREDİ KURUMLARININ ARAÇ OLARAK KULLANILMASI SURETİYLE DOLANDIRICILIK ( Sanığın Yetkilisi Olmadığı Halde Şirket Adına Çekler Keşide Ettiği – Şirket Yetkilisi Olan Babasına Oğluna Yetki Verip Vermediğinin Sorulacağı )

• NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK ( Sanığın Yetkilisi Olmadığı Halde Şirket Adına Çekler Keşide Ettiği – Şirket Yetkilisi Olan Babasına Oğluna Yetki Verip Vermediğinin Sorulacağı )

• YETKİLİSİ OLMADIĞI HALDE ŞİRKET ADINA ÇEK KEŞİDE ETMEK ( Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık – Şirket Yetkilisi Olan Babasına Oğluna Yetki Verip Vermediğinin Sorulması Gerektiği )

• ZİNCİRLEME SUÇ ( Nitelikli Dolandırıcılık/Sanığın Yetkilisi Olmadığı Halde Şirket Adına Çekler Keşide Ettiği – Uygulanması İçin Suçların Değişik Zamanlarda İşlenmesi Gerektiği )

5237/m.43,158

ÖZET : Sanığın temsil ve ilzama yetkili olmadığı halde, babasının yetkilisi olduğu şirket adına çekler keşide ettiği, çeklerin karşılıklarının bulunmadığının tespit edildiği, akabinde müşteki tarafından şikayette bulunulması üzerine yaptırılan kriminal inceleme sonucunda çeklerin ön yüzündeki keşideci ve arka kısmındaki ilk ciranta bölümünde yer alan imzaların sanığın eli ürünü olduğunun anlaşılmaktadır. suç tarihlerinde oğlu olan sanığa şirket adına çek keşide etme yetkisi verip vermediği, buna dair belge ve kaydın bulunup bulunmadığı ve suça konu çeklerin bilgi ve rızası dahilinde keşide edilip edilmediği hususlarının açıkça sorulup tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerekir.

Zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, suçların değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, somut olayda çeklerin farklı zamanlarda düzenlenip verilerek menfaat temin edildiğine dair delil bulunmaması karşısında, zincirleme suç koşullarının oluşmadığı gözetilmelidir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, 5237 Sayılı T.C.K.nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;”Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, 1. fıkranın ( f ) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hal saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir, günümüzde bilişim sistemleriyle sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmetiyle para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması sebebiyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için. dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri sebebiyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.

Sanığın, tanık olan babası M. Ç.’in yetkilisi olduğu … İthalat İhracat Tekstil Nakliyat İç ve Dış Ticaret Limited Şirketini temsil ve ilzama yetkili olmadığı halde, söz konusu şirket adına Halkbank Hopa-Artvin Şubesine ait 30.11.2006 keşide tarihli, 20.000 TL meblağlı. 28.2.2007 keşide tarihli 2000 TL meblağlı, 15.11.2006 keşide tarihli 15000 TL meblağlı çekleri tanzim ederek adı geçen şirketin hisselerini satın alma karşılığında müştekiye verdiği, daha sonra müştekinin suça konu çekleri tahsil etmek amacıyla bankaya ibraz ettiğinde karşılıklarının bulunmadığının tespit edildiği, akabinde müşteki tarafından şikayette bulunulması üzerine yaptırılan kriminal inceleme sonucunda çeklerin ön yüzündeki keşideci ve arka kısmındaki ilk ciranta bölümünde yer alan imzaların sanığın eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,

1- ) Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, dosya içinde bulunan belgelerden … İthalat İhracat Tekstil Nakliyat İç ve Dış Ticaret Limited Şirketin yetkilisi olduğu anlaşılan M. Ç.’in duruşmaya tekrar çağrılarak, suç tarihlerinde oğlu olan sanığa şirket adına çek keşide etme yetkisi verip vermediği, buna dair belge ve kaydın bulunup bulunmadığı ve suça konu çeklerin bilgi ve rızası dahilinde keşide edilip edilmediği hususlarının açıkça sorulup tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden,

Eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- ) Kabule göre de ;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 8.6.2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 Sayılı kararında da belirtildiği gibi, 5237 Sayılı T.C.K.nın 43/1. maddesinde bulunan,” değişik zamanlarda ” ifadesi nedeniyle, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, suçların değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, somut olayda çeklerin farklı zamanlarda düzenlenip verilerek menfaat temin edildiğine dair delil bulunmaması karşısında, zincirleme suç koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığa verilen cezaların T.C.K.nın 43. maddesi gereğince artırılması suretiyle fazla ceza tayini,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafi ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı C.M.U.K.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 10.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: