5237 Sayılı TCK Madde 37 İçtihat

T.C.

YARGITAY

10. CEZA DAİRESİ

E. 2014/2862

K. 2014/5369

T. 10.7.2014

• UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ ( Cumhuriyet Savcısı Tarafından Alınan İfadesinde Adını ve Suçla İlgisini Açıklayarak Diğer Sanığın Suçunun Ortaya Çıkmasına ve Yakalanmasına Yardım Eden Sanık Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gereği )

• ETKİN PİŞMANLIK ( Uyuşturucu Madde Ticareti – Cumhuriyet Savcısı Tarafından Alınan İfadesinde Adını ve Suçla İlgisini Açıklayarak Diğer Sanığın Suçunun Ortaya Çıkmasına ve Yakalanmasına Yardım Eden Sanık Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanacağı )

• SORUŞTURMA AŞAMASINDA SANIĞIN DİĞER SANIĞIN YAKALANMASINA YARDIM ETMESİ ( Uyuşturucu Madde Ticareti – Sanık Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gereği )

5237/m.37,188,192

ÖZET : Uyuşturucu madde ticareti suçunda Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde, adını ve suçla ilgisini açıklayarak diğer sanığın suçunun ortaya çıkmasına ve yakalanmasına yardım eden sanık hakkında, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekir.

DAVA : Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

KARAR : A ) 34 … … plakalı otomobil ve 58 … … plakalı minibüsün müsaderelerine ilişkin gerekçeli kararın kayıt maliklerine tebliğ edilmediği anlaşıldığından, bu araçların müsaderesine ilişkin hükümlerin inceleme dışında bırakılmasına; oybirliğiyle,

B ) Sanıklar Y. B., Y. M. ve K. L. hakkındaki hükümlerin incelenmesi:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların müdafilerinin ve sanık Y. M.’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA; sanıklar Y. B. ve Y. M. hakkında oybirliğiyle, sanık K. L. yönünden Başkan Vekili A. K. ve Üye M. İ. Y.’ün karşı oyları ve oyçokluğuyla,

C ) Sanık H. E. hakkındaki hükmün incelenmesi:

Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile bozma sebebi dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde, adını ve suçla ilgisini açıklayarak diğer sanık K.’ın suçunun ortaya çıkmasına ve yakalanmasına yardım eden sanık hakkında, etkin pişmanlıkla ilgili TCK’nın 192. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA; Başkan Vekili A. K. ve Üye M. İ. Y.’ün ek gerekçesi ve oybirliğiyle, 10.07.2014 tarihinde, karar verildi.

KARŞI OY : 5237 sayılı TCK’nın birinci kitabının ikinci kısmının dördüncü bölümünde “suça iştirak” düzenlenmiş; “fail, azmettirme ve yardım etme” olmak üzere üç iştirak biçimi kabul edilmiştir.

TCK’nın 37. maddesinin 1. fıkrasında “suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur” denilerek “fail” tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun 39. maddesinde ise, suçun işlenmesine yardım edenin cezasından indirim yapılması öngörülmüş ve “suçun işlenmesine yardım etme” kapsamındaki hareketler “suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek, suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak” şeklinde sayılmıştır.

Somut olayda sanıklar K. ve H.’nın, TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında seçimlik olarak sayılan hareketlerden herhangi birini gerçekleştirdiklerine; bu bağlamda suç konusu uyuşturucu maddenin temini, yüklenmesi, paketlenmesi, taşınması gibi bir fiile katıldıklarına ya da uyuşturucu maddeye ortak olduklarına ilişkin hiçbir delil bulunmamaktadır. Sabit olan fiilleri, diğer sanıklar Y. ve M.’in suç konusu uyuşturucu maddeyi nakletmesi sırasında, başka birer araçla önden giderek, ücret karşılığında yol kontrolü yapmaktan ibarettir.

Böylece, uyuşturucu madde nakletme suçunun işlenmesine yardım eden sanıkların cezasından TCK’nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılmamış olması yasaya aykırıdır.

Açıkladığımız nedenlerle;

a ) Sanık K. hakkındaki hükmün bozulması gerektiği kanısını taşıdığımızdan, çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz.

b ) Sanık H. hakkındaki hükmün, sanığın cezasından TCK’nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılmamış olmasından dolayı da bozulması gerektiği düşüncesindeyiz.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: