5237 Sayılı TCK Madde 35 İçtihat

T.C.

YARGITAY

15. CEZA DAİRESİ

E. 2014/21009

K. 2014/21013

T. 11.12.2014

• DOLANDIRICILIK ( Suçun Oluşabilmesi İçin Failin Bir Kimseyi Kandırabilecek Nitelikte Hileli Davranışlarla Hataya Düşürüp Onun veya Başkasının Zararına Kendisine veya Başkasına Yarar Sağlaması Gerektiği )

• SAHTELİĞİ İLERİ SÜRÜLERİN BONOLARIN İCRA TAKİBİNE KONU EDİLMESİ ( Eylemlerin Sübutu Halinde Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarını Oluşturup Oluşturmayacağına İlişkin Delillerin Takdir ve Tayin Görevinin Ağır Ceza Mahkemesine Ait Olacağı )

• AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN GÖREVİ ( Sahteliği İleri Sürülen Bonoların İcra Takibine Konulduğu – Eylemlerin Sübutu Halinde Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarını Oluşturup Oluşturmayacağının Değerlendirileceği/Ağır Ceza Mahkemesinin Görevli Sayılacağı )

5237/m. 35, 158/1-d, 204/1

ÖZET : Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Sanığın hakkında beraat kararı verilen diğer sanığın “alacaklı”, kendisinin “borçlu” ve katılanın ise “kefil” olarak gösterildiği sahteliği ileri sürülen bonoları “alacaklı” görünen kişi vasıtasıyla icra takibine koydurtması eylemlerinin sübutu halinde nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmelidir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;

Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanığın hakkında beraat kararı verilen diğer sanığın ( kayınpederi ) “alacaklı”, kendisinin “borçlu” ve katılanın ise ( kısa bir süre yanında işçi olarak çalıştığı ) “kefil” olarak gösterildiği sahteliği ileri sürülen ( Adli Tıp Fizik İhtitas Dairesi’nin 27/02/2008 tarihli raporu çerçevesinde ) 09/07/2007 tanzim ve 01/08/2007 vade tarihli 1.000 TL bedelli bonoyu “alacaklı” görünen kişi vasıtasıyla 20/08/2007 tarihi itibariyle Bartın İcra Müdürlüğü’nün 2007/3291 E sayılı dosyasında icra takibine koydurtması eylemlerinin sübutu halinde TCK’nın 158/1-d, 35 ve 204/1 maddelerinde tanımlanan “Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs” ve “Resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek “görevsizlik” kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: