5237 Sayılı TCK Madde 25 İçtihat

T.C.

YARGITAY

1. CEZA DAİRESİ

E. 2013/1295

K. 2013/4528

T. 19.6.2013

• HAKSIZ TAHRİK ( Kasten Öldürmede Hafif Derecede Haksız Tahrikin Varlığının Kabul Edildiği – Kasten Yaralama ve Öldürmeye Teşebbüs Suçlarında En Az Oranda İndirim Yapıldığı/Hükmün Karıştırılmaması Gerektiği )

• CEZANIN BELİRLENMESİ ( Kasten Öldürmede Hafif Derecede Haksız Tahrikin Varlığının Kabul Edildiği – Kasten Yaralama ve Öldürmeye Teşebbüs Suçlarında En Az Oranda İndirim Yapıldığı/Hükmün Karıştırılmaması Gerektiği )

• KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS ( Sanığın Mağduru Yaşamsal Tehlike Geçirmesine Neden Olacak Şekilde Yaraladığı – Alt ve Üst Sınırlar Arasında Makul Bir Ceza Tayin Edilmesi Gerektiği/Eksik Ceza Tayin Edilmemesi Gereği )

• KASTEN YARALAMA ( Sanığın Mağdura Bıçakla Saldırdığı Kanamaya Neden Olacak Şekilde Yaraladığı – Olay Yerinde Bulunan Tanıkların Kendisini Tutmaları Sebebiyle Eylemine Devam Edemediği/Sanığın Kastının Öldürmeye Yönelik Olduğu )

• TEKERRÜR ( Kasten Yaralama – Sanığın Sicil Kaydına Göre Daha Önce Hırsızlık Suçundan Hapis Cezasıyla Mahkum Olduğu/Tekerrürün Uygulanıp Uygulanmayacağının Tartışılacağı )

5237/m.29, 25, 81, 86

ÖZET : Haksız tahrikin hafif derecede olduğu kabul edildikten sonra sanıkların öldürme suçlarında haksız tahrik sebebiyle uygulama yapıldığı sırada üst sınırdan uzaklaşılarak indirim yapılması öldürmeye teşebbüs ve yaralama suçlarında ise en az oranda indirim yapılması suretiyle haksız fiil olarak kabul edilen aynı söz ve davranış sebebiyle farklı değerlendirme yapılması suretiyle hükmün karıştırılması hukuka aykırıdır.

Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda; sanığın mağduru yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmakla meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayin edilmelidir. Eksik ceza tayini isabetsizdir.

Kasten silahla yaralama suçunda, sanığın mağdura bıçakla saldırdığı kanamaya neden olacak şekilde yaraladığı, olay yerinde bulunan tanıkların kendisini tutmaları sebebiyle eylemine devam edemediği olayda, sanığın fiiliyle açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekir. Adı geçen sanığın sicil kaydına göre daha önce hırsızlık suçundan hapis cezasıyla mahkum olduğu, hakkında verilen hükmün kesinleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması hukuka aykırıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1- )Maktülden müdahiller Ş. ve L.’nin. sanıklar O. ve U.’un. mağdur müdahiller Y. ve E.’a karşı gerçekleştirdikleri eylemlerinden dolayı açılan davaya katılma ve bu mağdur müdahillere ilgili olarak kurulan hükümleri temyiz etme hak ve yetkileri bulunmadığından, vekillerinin mağdur müdahiller Y. ve E. ‘ la ilgili temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.

2- )Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar O.K.ve U.Ş. ‘un suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık O.’ın öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarının, sanık U.’un öldürme suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı tahrik ve takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde,

Bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık O. müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede eksik incelemeye, sübuta, tanıklar H. ve O.’ın yeniden dinlenmeleri gerektiğine, haksız tahrik sebebiyle yapılan indirimin az olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, sanık U. müdafiinin eksik incelemeye, suç vasfına, haksız tahrik sebebiyle yapılan indirimin az olduğuna, müdahiller Ş. ve L. vekilinin haksız tahrik ve takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine, müdahil Y.’ın haksız tahrik ve takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine, müdahil E.’ın haksız tahrik ve takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;

Ancak;

a- )Gerekçede;

“Olaydan önce hangisi olduğu kesin olarak tespit edilemeyen maktül ya da katılanlardan birinin -yardım edecektik lan ibne- diyerek sövmesi üzerine, çıkan tartışma ve kavga sonucunda sanıkların atılı suçu işledikleri anlaşılmış olup, bu şekilde sanıkların maktül ve katılanlardan kaynaklanan haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet ve şiddetli eylemin etkisi altında bu suçları işledikleri ve haksız tahrikin hafif derecede olduğu”

Kabul edilmesine rağmen, sanıkların öldürme suçlarında haksız tahrik sebebiyle uygulama yapıldığı sırada üst sınırdan uzaklaşılarak indirim yapılması öldürmeye teşebbüs ve yaralama suçlarında ise en az oranda indirim yapılması suretiyle haksız fiil olarak kabul edilen aynı söz ve davranış sebebiyle farklı değerlendirme yapılması suretiyle hükmün karıştırılması,

b- )Sanık O. hakkında mağdur Y.’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden;

Sanığın bıçakla mağdurun göğüs, batın ve sırt bölgesine vurup, diafragmada, karaciğer sağ lopta, kalın bağırsakta mide. plor ve duodenumda yaralanmaya, yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmakla; teşebbüs sebebiyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören T.C.K.nun 35. maddesiyle uygulama yapıldığı sırada meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine 12 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,

c- )Sanık U. hakkında mağdur E.’ı kasten silahla yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;

Sanığın bıçakla mağdura saldırıp, göbek sol ve göğüs sağ yan bölgesinden isabetle mide posteior yüzde yaklaşık 1 cm.lik tam kat kesiye. transvers kolon inferior yüzde tam kat kesiye, omentum majus üzerinde kanamaya neden olacak şekilde yaraladığı, olay yerinde bulunan tanıkların kendisini tutmaları sebebiyle eylemine devam edemediği olayda, sanığın fiiliyle açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekirken suç vasfında hata edilerek kasten silahla yaralama suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,

d- )Sanık U.’un adli sicil kaydına göre daha önce hırsızlık suçundan hapis cezasıyla mahkum olduğu, hakkında verilen hükmün 28.01.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında T.C.K.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,

SONUÇ : Yasaya aykırı olduğundan sanıklar O. ve U. müdafıileriyle müdahiller Ş. ve L. vekili, müdahiller Y. ve E.’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle sanıklar hakkında kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, ceza miktarına ve tutukluluk süresine göre sanık müdafiinin tahliye isteminin reddine, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: