5237 Sayılı TCK Madde 25 İçtihat

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2014/658

K. 2014/11877

T. 5.5.2014

• KARŞILIKSIZ YARARLANMA ( Genel Kastla İşlenebilen Bir Suç Olduğu – Burada Aranacak Genel Kast Failin Elektrik Enerjisinin Başkasına Ait Olduğuna ve Elektriğin Tüketilmesine Sahibinin Rızasının Bulunmadığına ve Tüketim Miktarının Belirlenmesini Engelleyecek Şekilde Elektriğin Tüketilmesine Yönelik Olması Gerektiği )

• KAÇAK ELEKTRİK KULLANMA ( Karşılıksız Yararlanma Suçu – Sanık Hakkında Sayaçsız Kaçak Elektrik Kullandığına Dair Tutanaklar Tutulduğu ve Eylemlerinde Atılı Suçun Unsurlarının Oluştuğu )

• GENEL KAST ( Karşılıksız Yararlanma Suçu Genel Kastla İşlenebilen Bir Suç Olduğu – Burada Aranacak Genel Kast Failin Elektrik Enerjisinin Başkasına Ait Olduğuna ve Elektriğin Tüketilmesine Sahibinin Rızasının Bulunmadığına ve Tüketim Miktarının Belirlenmesini Engelleyecek Şekilde Elektriğin Tüketilmesine Yönelik Olması Gerektiği )

5237/m.25,163/3

ÖZET : Karşılıksız yararlanma suçu, genel kastla işlenebilen bir suçtur. Burada aranacak genel kast, failin elektrik enerjisinin başkasına ait olduğuna, elektriğin tüketilmesine sahibinin rızasının bulunmadığına ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde elektriğin tüketilmesine yönelik olmalıdır. Somut olayda, katılan kurumun yazılarında da belirtildiği üzere sanık hakkında sayaçsız kaçak elektrik kullandığına dair tutanaklar tutulduğu, eylemlerinde atılı suçun unsurlarının oluştuğu ve 5237 sayılı TCK’nın 25. maddesinde düzenlenen “… zorunluluk haline ulaşan ağır ve acil bir ihtiyacı karşılama zorunluluğunun…” bulunmadığı gözetilmeden, “… sanığın kuruma olan borcunun icra yoluyla hukuk yollarından tahsil edilebilmesi, bütün aile bireylerinin elektriksiz bırakılmaması gerektiği, sanığın zorunluluk halinde elektrik kullandığı, eylemin hukuki ihtilaf olduğu…” biçimindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya aykırıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Sanığa atılı suçların tarihlerinin, 22.05.2006 ve 31.01.2007 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1- ) 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesi gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın eylemi nedeniyle katılan kurumun uğradığı gerçek zarar miktarı bilirkişi tarafından belirlenerek, sanığa “… katılan kurumun belirlenen zararını makul süre içerisinde gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verileceğine…” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve soruşturma sonucu sanığın yazılı biçimde beraatine karar verilmesi,

2- ) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunda “… elektrik enerjisinin, sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi…” gerektiğinden, suçun oluşması için failin faydalanmak için hareket etmesi yeterlidir.

Karşılıksız yararlanma suçu, genel kastla işlenebilen bir suçtur. Burada aranacak genel kast, failin elektrik enerjisinin başkasına ait olduğuna, elektriğin tüketilmesine sahibinin rızasının bulunmadığına ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde elektriğin tüketilmesine yönelik olmalıdır.

Somut olayda, katılan kurumun yazılarında da belirtildiği üzere sanık hakkında 22/05/2006 ve 31/01/2007 tarihlerinde sayaçsız kaçak elektrik kullandığına dair tutanaklar tutulduğu, eylemlerinde atılı suçun unsurlarının oluştuğu ve 5237 sayılı TCK’nın 25. maddesinde düzenlenen “… zorunluluk haline ulaşan ağır ve acil bir ihtiyacı karşılama zorunluluğunun…” bulunmadığı gözetilmeden, “… sanığın kuruma olan borcunun icra yoluyla hukuk yollarından tahsil edilebilmesi, bütün aile bireylerinin elektriksiz bırakılmaması gerektiği, sanığın zorunluluk halinde elektrik kullandığı, eylemin hukuki ihtilaf olduğu…” biçimindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: