5237 Sayılı TCK Madde 23 İçtihat

T.C.

YARGITAY

14. CEZA DAİRESİ

E. 2012/2911

K. 2014/1762

T. 17.2.2014

• RUH SAĞLIĞINI BOZACAK ŞEKİLDE ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI ( Adli Tıp Raporunda Mağdurede Maruz Kaldığı Olaydan Kaynaklanmış Ruh Sağlığını Bozacak Derecede Depresif Uyum Bozukluğu Tespiti – Ruh Sağlığının Bozulduğu/Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suç )

• NETİCESİ SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ SUÇ ( Sanığın Gerçekleşen Fakat Kastedmediği Neticeden Sorumlu Olabilmesi İÇin En Azından Taksirle Hareket Olması Gereği – Mağdurenin Ruh Sağlının Bozulmasının Sanık Tarafından Öngörülemediği/Temel Cezanın Tespiti )

• TEMEL CEZANIN BELİRLENMESİ ( Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunca Cebir ve Tehdit ya da Hile Gibi İradeyi Etkileyen Herhangi Bir Hal Bulunmadığı – Sanığın Taksirle Hareket Etmesinin Söz Konusu Olmadığı/Fazla Ceza Tayini )

5237/m. 23, 61,103/6

ÖZET : Ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanığın yargılanmasında; cebir, tehdit veya hile gibi iradeyi etkileyen herhangi bir hal olmaksızın on beş yaşından küçük mağdureyle cinsel ilişkiye giren sanığın eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır bir neticenin meydana gelmesi nedeniyle, gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın sanık tarafından öngörülememesi ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmaması halinde, meydana gelen zararın ancak, cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırdan uzaklaşılmada dikkate alınabilecektir.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi: Sanıklar H., Ö. ve Y. müdafiin yüze karşı verilen hükmü yasal süre geçtikten sonra 03.01.2011 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin sanık İ. müdafiin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

KARAR : Sanık İ. hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

Sanık İ. hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Başka bir şehirde yaşayan 27 yaşındaki sanıkla, cep telefonu vasıtasıyla tanışıp duygusal arkadaşlık kuran 14 yaş 6 aylık mağdurenin ailesinin, bu yakınlaşmayı öğrendikten sonra sanıkla olan arkadaşlığını engellemek istedikleri, mağdurenin ailesinden gördüğü baskıya rağmen ısrarlı bir biçimde sanıkla görüşmeye devam ettiği, kararlaştırdıkları üzere olay günü sanık İ.’in yanında diğer sanıklar olduğu halde Tokat iline geldiği, mağdureyi de alarak Balıkesir iline doğru yola çıktıkları, dinlenme tesislerinde mola verdikleri sırada sanık ile mağdurenin otomobil içinde ilişkiye girdikleri, Balıkesir iline gelmek üzereyken Jandarma tarafından yapılan yol kontrolü sırasında sanıklarla aynı otomobilde bulunan mağdurenin yaşananları anlatması üzerine soruşturmanın başlatıldığı anlaşılan olayda, mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 04.01.2010 günlü raporda “mağdurede maruz kaldığı olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede depresif uyum bozukluğu tespit edildiği ve ruh sağlığının bozulduğu” belirtilmiş ve bu rapor esas alınarak sanığın cezası TCK.nın 103/6. maddesi uyarınca artırılmış ise de, cebir, tehdit veya hile gibi iradeyi etkileyen herhangi bir hal olmaksızın mağdureyle cinsel ilişkiye giren sanığın, bu eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır bir neticenin meydana geldiği, TCK.nın 23. maddesi uyarınca gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, mesleki tecrübesi, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve olayın zora dayalı olmayan gerçekleşme biçimi nazara alındığında, ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın sanık tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı, meydana gelen bu zararın ise TCK.nın 61. maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırdan uzaklaşılmada dikkate alınabileceği gözetilerek, sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: