5237 Sayılı TCK Madde 15 İçtihat

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2012/21228

K. 2013/13840

T. 11.6.2013

• HIRSIZLIK ( Sanıklara Ait Nüfus Kayıtlarının İnterpol Aracılığıyla Getirtilerek Okunduğu/Diyeceklerinin Sorulacağı – Onaysız Pasaport Fotokopilerine Dayanılarak Mahkumiyet Kararı Verilemeyeceği )

• İFTİRA ( Hırsızlık/Savcılığın Yazısında Sanığın Gerçek Kimliğinin Tespit Edildiği – Sanık Hakkında İftira Suçundan da Dava Açıldığı/Sanığın Gerçek Kimliğiyle Yargılama Yapılacağı )

• KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL ( Adı Geçenin Katılanın Evinde Çalıştığı/Şüpheli Hareketleri Gözetildiğinde Sanıklarla Birlikte Hareket Etme İhtimali Olduğu – Hırsızlık Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçları Gözetilmeden Yağma Suçundan Hüküm Kurulamayacağı )

• MALA ZARAR VERME ( Adı Geçenin Katılanın Evinde Çalıştığı/Şüpheli Hareketleri Gözetildiğinde Sanıklarla Birlikte Hareket Etme İhtimali Olduğu – Hırsızlık Mala Zarar Verme Suçları Gözetilmeden Yağma Suçundan Hüküm Kurulmaması Gereği )

• YAĞMA ( Adı Geçenin Katılanın Evinde Çalıştığı/Şüpheli Hareketleri Gözetildiğinde Sanıklarla Birlikte Hareket Etme İhtimali Olduğu – Konut Dokunulmazlığının İhlali Hırsızlık Mala Zarar Verme Suçları Gözetilmeden Yağma Suçundan Hüküm Kurulmaması Gereği )

5237/m.116,141, 148, 15, 267

ÖZET : Hırsızlık suçunda; sanıklara ait nüfus kayıtları interpol aracılığıyla getirtilerek okunup, kendilerinden diyeceklerinin sorulması gerekirken, onaysız pasaport fotokopilerine dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır.

Cumhuriyet Başsavcılığı yazısında sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiğinin belirtildiği ve sanık hakkında iftira suçundan da dava açıldığı anlaşıldığından, sanığın gerçek kimliğiyle yargılama yapılması gerekir.

Katılana ait evde çalışan adı geçenin oldukça şüphe uyandıran hareketleri dikkate alınarak sanıklarla birlikte hareket etme ve buna bağlı olarak sanıkların eylemlerinin hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını oluşturma ihtimali düşünülmeden, eylemin yağma suçunu oluşturduğuna dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan hüküm kurulması hukuka aykırıdır.

DAVA : Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : K.T. hakkında hırsızlık suçundan zamanaşımı süresince işlem yapılması olanaklı görülmüştür.

Yakınan S.B.’a ait kürklerin; sanıkların yer göstermesi sonucunda bulunarak görevlilere teslim edilmesine karşın, yakınanın bütün aşamalardaki ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde; kısmi iadeye rıza göstermeyeceğinin açıkça anlaşılması nedeniyle, kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığının sorulmaması, sonuca etkili görülmemiştir.

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- )Sanıklara ait nüfus kayıtları interpol aracılığıyla getirtilerek okunup, kendilerinden diyeceklerinin sorulması gerekirken, onaysız pasaport fotokopilerine dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesi,

2- )İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/149790 soruşturma numaralı ve 16.11.2012 tarihli yazısında sanık M. N.’ın gerçek kimliğinin G. S. olarak tespit edildiğinin belirtildiği ve sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/22237 numaralı iddianamesiyle iftira suçundan da dava açıldığı anlaşıldığından, sanığın gerçek kimliğiyle yargılama yapılmasının gerekmesi,

3- )Suça konu edilen ziynet eşyalarının yakınan J.K.tarafından eve getirilmesinden hemen sonra yakınanın evine telefon açılarak yanında çalışan K.T.’a mektup geldiği bahanesiyle evin adresinin öğrenilmiş olması, yakınan J. K.’ın yanında çalışan K. T.la sanıklar ile birlikte hareket ettiği iddia edilen Edgar isimli şahsın önceden birbirlerini tanıdıklarının ve işlenen suça iştirakinin olduğunun bizzat sanıklar tarafından beyan edilmiş olması, yakınana ait eve girerek şüpheli hareketlerde bulunan sanıkları gören Ş. A. adındaki tanığın evden hiç bir şekilde herhangi bir ses duymadığını beyan eylemiş olması ve iftira etmesi için hiç bir neden bulunmayan yakınanın yanında çalışan K.T. adlı şahısında sanıklarla birlikte hareket edebileceği yönünde şüphesinin bulunduğunun adı geçenin ifade içeriğinden anlaşılmış olması, K.T.’a ait olan telefon listesinde sanıklardan A. S.’a ait telefonunun bulunması, yakınanın olay sırasında evde olan ablasının beyanında tanık K.’nın sanıklar gelmeden önce camdan baktığını, 1-2 dakika sonra sanıkların kapıyı çaldıkları, K.’yla sanıkların birlikte yatak odasına geçtikleri ve yaklaşık on dakika kaldıkları, bu esnada herhangi bir bağırma ya da yardım isteme sesi duymadığı, K.’nın sanıkları yolcu ettiği ve sonra kendisiyle çok sakin olarak konuştuğu ve daha sonra yakınanı panikle aradığını belirtmesi karşısında; katılana ait evde çalışan K.T.’un oldukça şüphe uyandıran hareketleri dikkate alınarak sanıklarla birlikte hareket etme ve buna bağlı olarak sanıkların eylemlerinin hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını oluşturma ihtimali düşünülmeden, eylemin yağma suçunu oluşturduğuna dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yetersiz ve denetimden yoksun gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A. S. ve M. N.la sanıklar savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: