Mülga 6762 sayılı TTK madde 324 İçtihat

T.C.

YARGITAY

16. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/1010

K. 2013/2910

T. 2.4.2013

• BORÇLU ŞİRKETİN İFLASINI İSTEMEME SUÇU ( Sermaye Şirketlerinde İdare ve Temsil İle Görevlendirilmiş Kimselerin – Ticaret Sicili Müdürlüğü Yazısında Borçlu Şirketin İki Yetkilisinin Münferit Temsile Görevlendirilmiş Olduğu )

• CEZAİ SORUMLULUĞUN BELİRLENMESİ ( Şiketin Münferit Yetkilisinden Hangisinin Suçu İşlemiş Olduğunun Kuşkuya Yer Vermeyecek Şekilde Belirlenmesi Gerektiği – Fiilin Birlikte İşlenip İşlenmediğinin Mahkemece Araştırılması Gereği )

• ŞİRKETİN İFLASININ GEREKİP GEREKMEDİĞİNİN ARAŞTIRILMASI ( Şirketin Banka Kayıtları ve Ticari Defterleri Üzerinde İnceleme Yapılacağı – Uzman Bilirkişi Raporu Alınacağı/Şirketin Aktif ve Pasiflerinin Belirlenmesi Gerektiği )

• TEMSİL YETKİSİNİN PAYLAŞIMI ( Şirketin İki Münferit Yetkilisinden Suçun Oluşumunda Hangisinin Etkin Olduğu Ağırlık ve Sınırlarının Belirleneceği – Sanıkların Hukuki Durumunun Tespiti Gereği/Borçlu Şirketin İFlasını İstemem Suçu )

• ŞİRKETİN AKTİF VE PASİFLERİNİN BELİRLENMESİ ( Şirketin Gerçekten İflasının Gerekip Gerekmediğinin Tespit Edileceği – Borçlu Şirketin Ticari Defterleri ve Bilançolarının İnceleneceği/Banka Hesaplarının Dava Dosyasına Getirtileceği )

5271/m. 231

6762/m. 324

6102/m. 376

ÖZET : Sermaye şirketlerinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimselerin şirketin iflasını istememeleri suçundan sanıklar hakkında, Ticaret Sicili Müdürlüğünün yazısı ekindeki belgeden borçlu şirketin iki yetkilisinin münferiden temsile yetkili oldukları anlaşılmakla, cezai sorumluluğun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından şirket anasözleşmesi de getirtilip, fiilin birlikte işlenmediğinin anlaşılması halinde temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar da dikkate alınarak suçun oluşumunda rolü olan temsilci belirlenip buna göre sanıkların hukuki durumunun tayini gerekir.Ayrıca, şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenmesini müteakip şirketin iflasının gerekip gerekmediğinin tespiti gerekmektedir.Mahkemece borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları getirtilip, birlikte bilirkişi incelemesine tabi tutulduktan sonra sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerekir.

DAVA : Sermaye şirketlerinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimselerin şirketin iflasını istememeleri suçundan sanıklar Hayrettin T., Sebahattin T., Kerim T.’ın İİK’nun 345/a maddesi gereğince 2’şer ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanıklar müdafii tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

KARAR : Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen ısrar kararı verilmiş olsa bile Dairemizin 20.12.2011 tarih ve 2011/7523 Esas, 2011/9495 sayılı bozma kararından sonra yerel mahkemece verilen temyize konu yeni kararda önceki karardan, farklı olarak cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği, 5237 sayılı TCK’nun 50, 53, 62/2 ve CMK’nun 231. maddesi ile ilgili değerlendirme yapılarak bu maddeler hakkında da hüküm kurulduğu, böylelikle bozma kararı doğrultusunda işlem yapıldığı, bu itibarla yerel mahkemenin son uygulamasının direnme kararı olmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,

1-Ticaret Sicili Müdürlüğünün 23.03.2006 tarihli yazısı ekindeki belgeden borçlu şirketi Kerim T., Sebahattin T. ve Hayrettin T.’ın münferiden temsile yetkili oldukları anlaşılmakla, cezai sorumluluğun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından şirket anasözleşmesi de getirtilip, fiilin birlikte işlenmediğinin anlaşılması halinde temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar da dikkate alınarak suçun oluşumunda rolü olan temsilci belirlenip buna göre sanıkların hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi,

2- Sanıklara isnat edilen suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK’nun 179. ve 6102 sayılı TTK’nun 376. ( 6762 sayılı TTK’nun 324. ) maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenmesini müteakip şirketin iflasının gerekip gerekmediğinin tespiti gerekmektedir. Mahkemece borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları getirtilip, birlikte bilirkişi incelemesine tabi tutulduktan sonra sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerekirken, eksik inceleme ile mahkumiyetlerine karar verilmesi,

Kabule göre de; bozmadan önceki 16.09.2010 tarih ve 2007/844 Esas, 2010/1493 sayılıkarardasanıklaraverilenhapiscezasınınseçenekyaptırımaçevrilmesinekarar verildiği ve yalnızca sanıklar müdafii tarafındantemyiz edildiği halde, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan CMUK’nun 326 /sonmaddesi nazara alınmadan, bozma kararından sonra kurulan hükümde TCK’nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

SONUÇ : İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: