5237 Sayılı TCK Madde 157 Dolandırıcılık İçtihat

yargıtay 2T.C.

YARGITAY

15. CEZA DAİRESİ

E. 2012/9534

K. 2014/4151

T. 6.3.2014

• DOLANDIRICILIK ( Sanığın Çalıştığı Şirketin Kapıdan Satış Yetkisi İptal Edildiği Halde Katılanlara Bono İmzalatarak Fatura Vermeksizin Satış Yaptığı – Her Bir Katılana Karşı Ayrı Dolandırıcılık Suçu Oluşacağı )

• HEDİYE KARŞILIĞI YETKİSİ OLMADIĞI HALDE KAPIDAN SATIŞ YAPMAK ( Sanığın Çalıştığı Şirketin Kapıdan Satış Yetkisi İptal Edildiği Halde Katılanlara Bono İmzalatarak Fatura Vermeksizin Satış Yaptığı – Her Bir Katılana Karşı Ayrı Dolandırıcılık Suçu Oluştuğu )

• KAPIDAN SATIŞ YETKİSİ OLMAYAN SANIĞIN HEDİYE KARŞILIĞI SATIŞ YAPMASI ( Her Bir Katılana Karşı Ayrı Dolandırıcılık Suçu Oluşacağı )

• ADLİ PARA CEZASI ( Hapis Cezaları Alt Sınırdan Tayin Edildiği Halde Adli Para Cezaları Belirlenirken Yeterli ve Yasal Gerekçe Gösterilmeksizin Aynı Gerekçeyle Asgari Hadden Uzaklaşılamayacağı )

5237/m.43, 52, 157

ÖZET: Kapıdan satış yetkileri iptal edilen … Tekstil Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nde pazarlamacı olarak çalışan sanığın, katılanların ikametlerine farklı tarihlerde giderek çekilişle ev eşyası vereceklerini söyleyerek bir zarf çektirdiği, her birine hediyeler kazandıklarını söyleyerek, şimdilik kaydıyla tencere seti ve mini fırın gibi ürünler teslim ederek güven oluşturdukları, akabinde katılanlardan bir miktar nakit para alıp, taksitli satış sözleşmesi ve bono imzalattıktan sonra, herhangi bir fatura ya da sözleşme örneği vermeksizin, şirketin posta çeki hesabının yazılı olduğu kağıt parçası verdikten sonra ücreti bu hesaba yatırmaları gerektiğini, şimdilik kaydıyla verdikleri ürünleri açmadan yeni açılacak mağazaya getirdiklerinde kendilerine çekilişle kazandıkları asıl ürünün teslim edileceğini söyleyerek hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın her bir katılana yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.

Sanık hakkında uygulanan hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezaları belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini hukuka aykırıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.

Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; suç tarihleri itibariyle kapıdan satış yetkileri iptal edilen … Tekstil Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nde pazarlamacı olarak çalışan sanığın, katılanların ikametlerine farklı tarihlerde giderek çekilişle ev eşyası vereceklerini söyleyerek bir zarf çektirdiği, her birine koltuk takımı, fırın ve buzdolabı gibi nispeten daha pahalı olan hediyeler kazandıklarını söyleyerek, şimdilik kaydıyla tencere seti ve mini fırın gibi ürünler teslim ederek güven oluşturdukları, akabinde katılanlardan bir miktar nakit para alıp, taksitli satış sözleşmesi ve bono imzalattıktan sonra, herhangi bir fatura ya da sözleşme örneği vermeksizin, şirketin posta çeki hesabının yazılı olduğu kağıt parçası verdikten sonra ücreti bu hesaba yatırmaları gerektiğini, şimdilik kaydıyla verdikleri ürünleri açmadan yeni açılacak mağazaya getirdiklerinde kendilerine çekilişle kazandıkları asıl ürünün teslim edileceğini söyleyerek hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın her bir katılana yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.

Katılan H. Ü.’a yönelik eylemin tarihi itibariyle, tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Sanık hakkında uygulanan hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezaları belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından “20 gün” ve “400 TL adli para cezası” ifadelerinin yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL adli para cezası” yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: