213 sayılı VUK madde 359 İçtihat

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2004/1621

K. 2006/1265

T. 27.2.2006

yargıtay 2• PARA CEZALARININ HESABI ( Ceza Tayini Sırasında Bir YTL’nin Altında Kalan Tutarların Atılması Gerektiği-5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 inci ve 5252 Sayılı Yasanın 9 uncu Maddeleri Gereğince Sanığın Hukuki Durumunun Yeniden Tayin ve Takdirinin Gerekmesi )

• KANUNUN UYGULAMA MADDESİ ( Tayin Olunan Hürriyeti Bağlayıcı Cezanın Suç Tarihinde Yürürlükte Bulunan 16 Yaşından Büyükler için öngörülen Asgari Ücretin 1 Aylık Tutarının Yarısı Yerine Hüküm Tarihinde Yürürlükte Bulunan Asgari Ücretin Yarısı Esas Alınarak Paraya Çevrilmesi Suretiyle Fazla Ağır Ceza Parasına Hükmolunmasının Yasaya Aykırı Olması )

213/m.359

5237/m.7

5252/m.9

ÖZET : 213 Sayılı Yasanın 359/a-2 maddesindeki “hüküm tarihindeki” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 07.06.1999 gün ve 1999/10-22 sayılı kararı ile iptal edildiği gözetilmeden, tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın suç tarihinde yürürlükte bulunan 16 yaşından büyükler için öngörülen asgari ücretin 1 aylık tutarın yarısı yerine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücretin yarısı esas alınarak paraya çevrilmesi suretiyle fazla ağır para cezasına hükmolunması yasaya aykırıdır.

01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekir.

DAVA : 213 Sayılı Vergi Usul Yasasına muhalefet suçundan sanık Mustafa Çakal’ın yapılan yargılaması sonunda:

Mahkumiyetine dair ANKARA 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.09.2003 gün ve 2003/846 Esas, 2003/1116 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 08.01.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme yapıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

1- 213 Sayılı Yasanın 359/a-2 maddesindeki “hüküm tarihindeki” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 07.06.1999 gün ve 1999/10-22 sayılı kararı ile iptal edildiği gözetilmeden, tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın suç tarihinde yürürlükte bulunan 16 yaşından büyükler için öngörülen asgari ücretin 1 aylık tutarın yarısı yerine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücretin yarısı esas alınarak paraya çevrilmesi suretiyle fazla ağır para cezasına hükmolunması yasaya aykırı,

2- Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: