213 sayılı VUK madde 359 İçtihat

T.C.

YARGITAY

7. CEZA DAİRESİ

E. 2006/1281

K. 2006/14978

T. 25.7.2006

yargıtay 2• VERGİ USUL KANUNU’NA MUHALEFET ( Sanığın Ticari Defter ve Belgeleri Üzerinde Karşılaştırmalı Bilirkişi İncelemesi Yaptırılması Sonucuna Göre Deliller Bütün Halinde Değerlendirilerek Karar Verilmesi Gerektiği )

• SANIĞIN TİCARİ DEFTER VE BELGELERİ ( Üzerinde Karşılaştırmalı Bilirkişi İncelemesi Yaptırılması Sonucuna Göre Deliller Bütün Halinde Değerlendirilerek Karar Verilmesi Gerektiği – 213 Sayılı Kanuna Muhalefet )

• ASGARİ HADDEN AYRILARAK CEZA TAYİN EDİLMESİ ( Edilirken Suçun Unsuru Sayılan Nedenlere ve Yasada Yer Almayan Gerekçelere Dayanılmasının İsabetsiz Olduğu )

• CEZALARIN BİREYSELLEŞTİRİLMESİ ( Formül Haline Getirilen Gerekçelere Yer Verilmesi Suretiyle Cezaların Bireyselleştirilmesine Dair Yasa Hükümlerine Muhalefet Edilmesinin İsabetsiz Olduğu )

213/m.359/a-2,b-l

ÖZET : 213 Sayılı kanuna muhalefetten sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucuna göre deliller bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekir.

Asgari hadden ayrılarak ceza tayin edilirken suçun unsuru sayılan nedenlere ve yasada yer almayan gerekçelere dayanılması yanında dairemizce incelenen aynı mahkemenin kararındaki teşdit gerekçeleri ile kelimesi kelimesine aynı olan ve formül haline getirilen gerekçelere yer verilmesi suretiyle cezaların bireyselleştirilmesine dair yasa hükümlerine muhalefet edilmesi, isabetsizdir.

DAVA : 213 Sayılı kanuna muhalefetten sanık Şaban Yılmaz hakkında yapılan duruşma sonunda:

Hükümlülüğüne dair MERSİN 3.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.10.2005 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 26.1.2006 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : I- Sanık müdafiinin 213 sayılı yasanın 359/a-2 maddesinden kurulan hükme yönelik temyizinin incelenmesinde,

VUK. 139. maddesi uyarınca vergi incelemesinin, faal olduğu anlaşılan sanığın işyerinde yapılmasını imkansız kılan nedenleri gösteren düzenlenmiş bir tutanağın mevcut olup olmadığı araştırılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi,

II- Sanık müdafiinin 213 sayılı yasanın 359/b-l maddesine muhalefetten kurulan hükme yönelik temyizine gelince,

Sanık hakkında 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediği ve dosyada sanığın müdürlüğünü yaptığı şirket tarafından düzenlenmiş faturaların tesbit edilmediğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından sanığın evinde olduğunu beyan ettiği defter ve belgelerinin getirtilmesi ile faturaların kimler adına düzenlendiğinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması, adlarına fatura düzenlenen firma veya şirketler hakkında vergi incelemesi yapılıp yapılmadığının ilgili vergi dairelerinden sorulması, yapılmışsa vergi inceleme rapor ve eklerinin getirtilmesi ile faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden kullanan firma veya şirket yetkililerinin dinlenmesi, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan şirket banka hesapları ve kasa mecuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyene yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucuna göre deliller bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre de;

III- Asgari hadden ayrılarak ceza tayin edilirken suçun unsuru sayılan nedenlere ve yasada yer almayan gerekçelere dayanılması yanında dairemizce incelenen aynı mahkemenin 2002/436 esas 2005/450 karar 21.12.2005 günlü kararındaki teşdit gerekçeleri ile kelimesi kelimesine aynı olan ve formül haline getirilen gerekçelere yer verilmesi suretiyle cezaların bireyselleştirilmesine dair yasa hükümlerine muhalefet edilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı olup sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 25.07.2006 günü I ve III no’lu bozma nedenlerinden dolayı oyçokluğu ile, II no’lu bozma nedenlerinden dolayı oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY :

VUK. 139/2 fıkraya göre işyerinin müsait olmaması durumunda vergi sorumluları isterlerse incelemeyi dairede yapabilir. Nitekim 23.8.2004 günlü yoklama fişinden anlaşılacağı üzere işyerinin 4 m2 çinko kaplı bir yer olduğu, genelde işyerinin kapalı olduğu tesbit edilmiş olmasına göre işyerinin inceleme yapmaya müsait olmadığı anlaşılmasına göre 1 nolu, Mahkeme teşdit nedeni olarak yarım sayfa gerekçe yazmış ve neden olarakta suçun işleniş biçimini, çok sayıda fatura tanzim edilmesini, ısrarlı bir şekilde 2 yıl ard arda bu suçu işlemeye devam ettiğini suçun işlenmesinde kullanılan araç, zarar ve tehlikenin yüksekliği gibi kanunda belirtilen tüm nedenler gösterilmiştir. Ancak bu gerekçelerin yazımında fazladan sanığın şahsi durumuna ilişkin bir kısım nedenlerde belirtilmiş ise de bunun dışında belirtilen nedenler ve dosya münderecatı ile teşdit kullanılması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun bu yöndeki bozma nedenine katılmak mümkün değildir. Ayrıca sayın çoğunluk bozma gerekçesinde aynı mahkemenin bir başka dosyasında aynı teşdit nedeni gösterdiğini belirtmekte ise de bu hususta yerinde değildir. Zira kanun maddesinde teşdit nedenleri tadadi olarak sayılmıştır. Sayılan nedenler her iki dosyada var ise tabii ki her iki kararda da aynı nedenlere dayanılabilir. Kaldı ki karar verilirken veya temyiz incelemesi yapılırken dosyadaki belge ve bilgiler değerlendirmeye alınmalı, haricen elde edilen bilgiler nazara alınmamalıdır görüşüyle III no’lu bozma kararına katılmıyorum.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: