213 sayılı VUK madde 359 İçtihat

T.C.

YARGITAY

7. CEZA DAİRESİ

E. 2005/7846

K. 2006/19978

T. 28.12.2006

yargıtay 2• VERGİ KAÇAKÇILIĞI ( Gerçekte Mal Alım Satımı Yapılmayan Sadece Sahte Fatura Düzenlemek Üzere Kurulan Bir Şirketten Mal Alındığının Belirtilmesi – Sanığın Alış Yaptığı Firmanın Yetkililerini Tanımadığını Bildirmesi ve Yaptığı Ödemelere İlişkin Herhangi Bir Belge Almamasının Hayatın Olağan Akışı ile Geçerli Ticari Teamüllere Uygun Olmadığı )

• SAHTE FATURA ( Sanığın Şirket Yetkilisinin Beyanı ile Sahte Fatura Düzenlediği Hiçbir Kuşku Bulunmayan Şirketten Aldığı Faturaların Sahte Olduğunu Bilemeyeceği Yönündeki Savunmasına İtibar Edilemeyeceği )

213/m.359

ÖZET : Dava Vergi Usul Kanununa muhalefet suçuna ilişkindir. Olayda sanık, mal alım satımı yapılmayan, sadece sahte fatura düzenlemek üzere kurulan bir şirketi tanıyıp mal aldığını belirtmiş olmasına karşın, sahte fatura düzenlemek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği açıkça anlaşılan şirketten mal alınmasının gerçeği yansıtmayacağı açıktır. Sanığın alış yaptığı firmanın yetkililerini tanımadığını bildirmesi ve yaptığı ödemelere ilişkin herhangi bir belge almaması da hayatın olağan akışı ile geçerli ticari teamüllere uygun olmadığı, diğer yandan Mahkemedeki savunmasına göre de; şirket yetkilisinin beyanı ile sahte fatura düzenlediği hiçbir kuşku bulunmayan şirketten aldığı faturaların sahte olduğunu bilemeyeceği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği bu nedenlerle yüklenen suçun tüm unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden yazılı gerekçelerle beraatine karar verilmesi yasaya aykırıdır.

DAVA : 213 sayılı yasaya muhalefetten sanık Vefa Yılmaz hakkında yapılan duruşma sonunda:

Beraatine dair İZMİR 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilen 24.2.2005 tarihli hükmün Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 25.5.2005 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Sanığın sahibi olduğu şirketin, 2002 takvim yılı hesaplarının vergi denetmenince 22.3.2004 tarihli tutanakla incelenmesi sonucunda; Ödevli şirketin 2001 yılı tüm dönemlerinde ve 2002 yılı Ocak-Temmuz dönemlerinde muhtasar beyanname verip bu vergilerin hiçbirisini ödemeyen, sermayesi ile açık bir şekilde orantısız satış yapan, şirket ortağı ve aynı zamanda yetkilisinin beyanları ile sahte fatura düzenlemek üzere mükellefiyet kaydettiği anlaşılan Optimetik Optik Medikal Tekstil İnş.Ltd.Şti.’den 2.360.000.000.liralık faturayı alıp yasal defterlerine kaydederek ilgili beyan döneminde KDV indirimine konu ettiği,

Sanığın vergi denetmenine verdiği beyanında: “Optimet Optik Medikal Tekstil İnş.Ltd.Şti. isimli firmayı ve firma yetkililerini tanımadığını, kendileriyle herhangi bir diyalogu veya alışverişi olmadığını, malı hiç tanımadığı bir kimseden satın aldığını, bedelini peşin ödediğini, bilahare malın kargo ile kendisine gönderildiğini faturanın da kargonun içinde olduğunu”, yargılama aşamasında “gözlükçülük yaptığını Optimet Optik Medikal Tekstil İnş.Ltd.Şti.nin müşterilerinden olduğunu, kendisinden mal aldığını, aldığı mala karşılık fatura verildiğini, verilen faturayı da defterlerine kayıt ettirip beyan ettiğini söylediği,

Sanığın mal alımını yaptığını söylediği Optimet Optik Medikal Tekstil İnş.Ltd.Şti. hakkında vergi denetmenince 3.6.2003 tarihinde düzenlenen vergi tekniği raporuna ekli şirket ortağı ve yetkilisi Ahmet Yeniay’ın imzasını da içerir beyanında: “Şirkette ticaretin yapılmadığı, mal alınıp satılmadığı, sadece sahte fatura düzenlemek maksadıyla kurulduğunu, bir müddet faturalar düzenlendiğini, mali polisçe olaya el konulmasından sonra fatura düzenlenmediğini” söylediği bu hali ile sanığın alıp defterlerine kaydettiği faturayı düzenleyen firmanın sahte fatura düzenleyip vermek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği yönünde kuşku bulunmamaktadır sanığın mahkemedeki savunmasında bu firmayı tanıyıp mal aldığını belirtmiş olması karşısında sahte fatura düzenlemek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği açıkça anlaşılan şirketten mal alınmasının gerçeği yansıtmayacağı açıktır.

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 20.2.2001 gün ve 2001/11-17/22 sayılı içtihadında ve 16.10.2001 gün ve 2001/11-213/219 sayılı içtihatlarında açıklandığı üzere sanığın alış yaptığı firmanın yetkililerini tanımadığını bildirmesi ve yaptığı ödemelere ilişkin herhangi bir belge almaması da hayatın olağan akışı ile geçerli ticari teamüllere uygun olmadığı, diğer yandan Mahkemedeki savunmasına göre de; şirket yetkilisinin beyanı ile sahte fatura düzenlediği hiçbir kuşku bulunmayan şirketten aldığı faturaların sahte olduğunu bilemeyeceği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği bu nedenlerle yüklenen suçun tüm unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden yazılı gerekçelerle beraatine karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.12.2006 günü oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: