213 sayılı VUK madde 359 İçtihat

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2007/3638

K. 2007/4013

T. 11.6.2007

yargıtay 2• UYARLAMA ( Sanığın Vergi Barışı Yasası’ndan Yararlanabilmesi İçin Vergi Borçlarını Tamamen Ödeyip Ödemediği ve İdari Yargıda Dava Açmış İse Vazgeçip Vazgeçmediği İlgili Vergi Dairesi’nden Sorularak Sonucuna Göre Hukuki Durumu Takdir ve Tayin Edilmesi Gerektiği )

• VERGİ BARIŞI ( Sanığın Vergi Barışı Yasası’ndan Yararlanabilmesi İçin Vergi Borçlarını Tamamen Ödeyip Ödemediği ve İdari Yargıda Dava Açmış İse Vazgeçip Vazgeçmediği İlgili Vergi Dairesi’nden Sorularak Sonucuna Göre Hukuki Durumu Takdir ve Tayin Edilmesi Gerektiği )

• LEHE YASANIN TESPİTİ ( 765 Sayılı TCK İle 5237 Sayılı TCK’nın İlgili Bütün Maddeleri Somut Olaya Uygulanarak Lehe Olan Yasanın Belirlenmesi Gerektiği – 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet )

5237/m.53

765/m.95/2

213/m.359/b-l

ÖZET : Sanığın Vergi Barışı Yasası’ndan yararlanabilmesi için, vergi borçlarını tamamen ödeyip ödemediği ve idari yargıda dava açmış ise vazgeçip vazgeçmediği, ilgili Vergi Dairesi’nden sorularak sonucuna göre hukuki durumu takdir ve tayin edilmelidir.

765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK ‘nın ilgili bütün maddeleri somut olaya uygulanarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerekir.

DAVA : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan sanık Salihin bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda: 213 sayılı Yasa’nın 359/b-l ve 5237 sayılı TCK’nın 62. maddeleri gereğince 15 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine dair Ankara Birinci Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilen 14.12.2006 gün ve 2006/279 Esas, 2006/492 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı’nın bozma isteyen 12.04.2007 tarihli tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : 1- En son Ankara Valiliği, İl Defterdarlığı, Ostim Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 06.07.2004 tarih ve 21574 sayılı yazısından; sanığın 4811 sayılı Yasa’dan yararlandığının ve taksitlerinin hiçbirisini ödemediğinin bildirilmesi karşısında; 27.02.2003 gün ve 25033 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 4811 sayılı Vergi Barışı Yasası’nın 14. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, salınan vergi ve kesilen cezalar ile gecikme faizi ve zamlarının, aynı Yasa’nın 18. maddesinde belirtilen süre içerisinde tamamen ödenmesi gerektiği ve bu sürenin 5228 sayılı Yasa’nın geçici 4/2. madde ve fıkrası ile 2004 yılı Eylül ayı sonuna kadar uzatıldığı da nazara alınarak, ilgili Vergi Dairesi’ne tekrar yazı yazılıp yasada öngörülen sürede sanık hakkında düzenlenen 16.07.2001 gün, 2001/197/KV/17 ve 16.07.2001 gün, 2001/197/KDV/18 sayılı vergi inceleme raporlarına istinaden tarh edilen vergi borçlarının tamamının ödenip ödenmediği ve bunlara karşı idari yargıda dava açılmış ise yasal süresi içerisinde vazgeçilip vazgeçilmediğinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi, varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak mahkumiyet hükmü kurulması,

2- Kabule göre de; kararın gerekçe bölümünde, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa’nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği, 53. maddenin uygulanması nedeniyle 5237 sayılı Yasa’nın sanık aleyhine, aynı Yasa’nın 7/3. maddesi uyarınca lehe olan infaz rejimi uygulanacağından, 647 sayılı Yasa’nın 6 ile 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, deneme süresi içerisinde suç işlenmemesi halinde “cezası tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılması” nedeniyle uygulama koşulları ve sonuçları itibariyle 647 sayılı Yasa’nın açıkça sanık lehine olduğu gözetilmeden ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle lehe olduğundan bahisle sanığın 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre mahkumiyet hükmü kurulması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: