213 sayılı VUK madde 359 İçtihat

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2007/2736

K. 2008/11899

T. 17.11.2008

yargıtay 2• VERGİ USUL KANUNUNA AYKIRILIK ( Suç Tarihlerinde Kimlerin Şirketi İdare ve Temsile Yetkili Olduğunun Tespit İçin Şirket Ana Sözleşmesi Getirtilip Ticaret Sicil Memurluğu’ndan Sorularak Tespit Edilmesi Gerektiği )

• KAÇAKÇILIK SUÇU ( Suç Tarihlerinde Kimlerin Şirketi İdare ve Temsile Yetkili Olduğunun Tespiti İçin Şirket Ana Sözleşmesi Getirtilip Ticaret Sicil Memurluğu’ndan Sorularak Tespit Edilmesi Gerektiği )

• ŞİRKET ANA SÖZLEŞMESİ ( Kaçakçılık/Vergi Usul Yasasına Muhalefet – Suç Tarihlerinde Kimlerin Şirketi İdare ve Temsile Yetkili Olduğunun Tespiti İçin Getirtilerek Ticaret Sicil Memurluğu’ndan Sorularak Tespiti Gerektiği )

213/m.359

5237/m.51,62

6762/m.540/1-2,541

ÖZET : Suç tarihlerinde kimlerin şirketi idare ve temsile yetkili olduğu şirket ana sözleşmesi getirtilip Ticaret Sicil Memurluğu’ndan sorularak tespit edilmeli, sonucuna göre sanıkların hukuki durumu belirlenmelidir.

DAVA : 213 sayılı Vergi Usul Yasası’na aykırılık suçlarından sanıklar N.Turgay ve Sezerin yapılan yargılamaları sonunda: 213 sayılı Yasa’nın 359/1-b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair ( Adana Birinci Ağır Ceza Mahkemesi )’nden verilen 13.12.2006 gün ve 2004/168 Esas, 2006/414 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ile sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığı’nın bozma isteyen 19.03.2007 tarihli tebliğnamesi ile Daireye gönderilmiş, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları oluşmadığından sanıklar müdafiinin incelemenin duruşmalı yapılması isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY’nin 318. maddesi uyarınca oybirliğiyle reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:

KARAR : Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre, katılan vekili ile sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

1- ) Sanıkların temsilcisi oldukları T … Petrol ve Petrol Ürünleri San. Ltd. Şti. hakkında düzenlendiği anlaşılan ancak dosya içersinde bulunmayan 09.08.2004 tarih, 1166/111-18, 113-20 ve 113-21 sayılı vergi inceleme raporları da temin edilerek dosya içersine konulduktan sonra, Adana Ticaret Odası’nın 21.10.2004 gün ve 4647 sayılı yazısı ile ekinde gönderilen şirket ortaklar kurulu kararları fotokopilerinden 04.04.2000-03.10.2003 tarihleri arasında ( 2002 ve 2003 yıllarındaki eylemlerden sorumlu olacak şekilde ) sanık N.Turgay’ln, bu tarihten sonra ise diğer sanık Sezerin şirket temsilcisi olduğunun belirtilmesi karşısında; belli dönemlerde şirketi temsile yetkili oldukları anlaşılan sanıkların cezai sorumluluğunun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, suç tarihlerinde TTK’nın 540/1-2 ve 541. maddeleri uyarınca şirketi idare ve temsilinin kim veya kimlere ait olduğu şirket ana sözleşmesi getirtilip Ticaret Sicil Memurluğu’ndan sorularak tespiti ile tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,

2- ) Sanık N.Turgay’ın adli sicil kaydının getirtilmemesi,

3- ) Hükümden önce 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasa’nın 6. maddesi gereğince ağır hapis cezasının, hapis cezasına dönüştürüldüğü gözetilmeden, hapis cezasının ertelenmesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesinde öngörülen deneme süresi, 765 sayılı TCK’nın 95. maddesinde öngörülen sürelerden daha az ise de; öngörülen sürelerin iyi halli geçirilmesi halinde hükmolunan ceza, 5237 sayılı TCK’nın 51/8. maddesine göre “infaz edilmiş sayılacağı”, 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesine göre ise, “esasen vaki olmamış sayılacağı”ndan, 647 sayılı Yasa’nın 6. maddesinin, 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde, sonuçları itibariyle lehe olduğu da gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın lehe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,

4- ) Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231/5 ve TCK’nın 7/2. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca ( BOZULMASINA ), 17.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: