213 sayılı VUK madde 359 İçtihat

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2009/2731

K. 2010/1484

T. 19.2.2010

yargıtay 2• LEHE KANUN UYGULAMASI (Hüküm Tarihinde Yürürlükte Bulanan Değişik 213 S. Vergi Usul Kanunu’nun 359/A-2. Md.sinde Yapılan Düzenleme Nazara Alınarak Somut Olaya Ayrı Ayrı Uygulanıp Ortaya Çıkan Sonuçların Birbirleriyle Karşılaştırılması Suretiyle Tespiti Gerektiği)

• ASGARİ ÜCRETİN ESAS ALINMASI (Suretiyle Adli Para Cezasının Fazla Tayini ve Defter ve Belgeler İle İlgili Suç Yönünden İse İnfaz ve Suç Tarihi Gözetildiğinde Tekerrür Koşullarının Gerçekleşmediği)

• TEKERRÜR (İlgili Defter ve Belgeler İle İlgili Suç Yönünden İse İnfaz ve Suç Tarihi Gözetildiğinde Tekerrür Koşullarının Gerçekleşmediği Nazara Alınmadan Lehe Hükmün Hatalı Belirlenmesinin Yasaya Aykırı Olduğu)

213/m.359/a-2

5252/m.9

5237/m. 58, 61

ÖZET : 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili tüm hükümleri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 5728 sayılı Yasanın 276. maddesiyle değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/a-2. maddesinde yapılan düzenleme nazara alınarak somut olaya ayrı ayrı uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,

01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arasında geçerli olan asgari ücretin esas alınması suretiyle adli para cezasının fazla tayini, 2002 yılı defter ve belgeleri ile ilgili suç yönünden ise infaz ve suç tarihi gözetildiğinde tekerrür koşullarının gerçekleşmediği nazara alınmadan lehe hükmün hatalı belirlenmesi, yasaya aykırıdır.

DAVA : 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte 1412 Sayılı CMUK.nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olup, sanığın yokluğunda verilen 17.4.2008 gün ve 2006/267 E, 2008/49 K. Sayılı kararın sanığın sorgusunda beyan ettiği önceki tebligat adresine tebliğe çıkartıldığı, gerekçeli hükmün sanığın adresi terk ettiğinden 22.5.2008 tarihinde merciine iade edildiği, Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca, adres araştırılması yapılmadan bu kez 16.6.2008 tarihinde aynı adrese 7201 sayılı T.K.nun 35.maddesine göre tebligat yapılarak hükmün kesinleştirildiği bu suretle yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, aynı mahkemenin 23.09.2008 gün ve 2006/267 esas ve 2008/49 müteferrik karar nolu temyiz talebinin reddine dair kararı kaldırılarak 17.04.2008 gün ve 2006/267 E, 2008/49 K.sayılı hüküm incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sübutun bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ilgili tüm hükümleri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 5728 sayılı Yasanın 276. maddesiyle değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/a-2. maddesinde yapılan düzenleme nazara alınarak somut olaya ayrı ayrı uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Kabule göre de;

Defter ve belgeleri gizlemek suçunun; belgelerin istem yazısının tebliğinden itibaren 15 gün sonra oluşacağı, 2001 yılı defter ve belgelerinin istenmesine ilişkin tebligatın 08.05.2006, 2002 yılına ilişkin tebligatın 26.09.20071 2004 yılına ilişkin tebligatın ise 31.07.2006 tarihinde tebliğ edildiği gözetilmeden 01.01.2008-30.06.2008 tarihleri arasında geçerli olan asgari ücretin esas alınması suretiyle adli para cezasının fazla tayini, 2002 yılı defter ve belgeleri ile ilgili suç yönünden ise infaz ve suç tarihi gözetildiğinde tekerrür koşullarının gerçekleşmediği nazara alınmadan lehe hükmün hatalı belirlenmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yönünde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: