213 sayılı VUK madde 359 İçtihat

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2008/583

K. 2010/7265

T. 24.6.2010

yargıtay 2• VERGİ İNCELEMESİNDE DEFTER VE BELGE İBRAZ ETMEMEK ( İncelemenin Dairede Yapılmasını Gerektiren Nedenlerden Birinin Varlığı Önceden Belirlenmeden Faaliyetini Sürdüren Mükelleflere Defter ve Belgelerin İbrazı İçin Yapılan Tebligatların Hukuken Geçerli Olmayacağı )

• VERGİ İNCELEMESİNİN DAİREDE YAPILMASI ( Defter ve Belge İbraz Etmemek – Sanığın İşyerini Kapattığını Beyan Ettiği/İşyerinin Kapatılmış Olması Halinde İşyerinde Vergi İncelemesi Yapılması Zorunluluğunun Bulunmadığı )

• İŞYERİNİN KAPATILMIŞ OLMASI ( Vergi İncelemesinde Defter ve Belge İbraz Etmemek – Sanığın İşyerini Kapattığını Beyan Ettiği/İşyerinin Kapatılmış Olması Halinde İşyerinde Vergi İncelemesi Yapılması Zorunluluğunun Bulunmadığı )

• KISA SÜRELİ HÜRRİYETİ BAĞLAYICI CEZANIN SEÇENEK YAPTIRIMA ÇEVRİLMESİ ( Vergi İncelemesinde Defter ve Belge İbraz Etmemek – Hapis Cezası Para Cezasına Çevrilirken 213 S.K. Md. 359/a-2’de Yer Alan Hükmün Gözetileceği )

• HÜKÜMDEN SONRA DEĞİŞİKLİĞE UĞRAYAN KANUN MADDESİ ( Vergi İncelemesinde Defter ve Belge İbraz Etmemek – Hükümden Sonra Yürürlüğe Giren 213 S.K. Md. 359/a-2’de Yer Alan Hükmün Uygulanıp Uygulanmayacağının Tartışılacağı )

213/m.139, 359

5237/m.50

ÖZET : Vergi incelemesinde defter ve belgeleri ibraz etmemekten sanık hakkında , incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenlerden birinin varlığı önceden belirlenmeden faaliyetini sürdüren mükelleflere defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatların hukuken geçerli olmayacağı gözetilmelidir. Sanık işyerini kapattığını beyan etmiştir. İşyerinin kapatılmış olması halinde işyerinde vergi incelemesi yapılması zorunluluğunun bulunmadığı da dikkate alınmalıdır.

Suç tarihinde yürürlükte bulunan, değişiklikten önceki 213 Sayılı Kanunun 359/a-2 maddesinde yer alan “hükmedilecek hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde hapis cezasının her bir günü için sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için yürürlükte bulunan asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısının esas alınacağı” şeklindeki hüküm gözetilmelidir. Bu husus gözetilmeden seçenek yaptırım uygulanması hukuka aykırıdır. Ayrıca hükümden sonra değişikliğe uğrayan bu hükümün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1-)213 Sayılı Kanun’un 139/2. maddesinde incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenlerden birinin varlığı önceden belirlenmeden faaliyetini sürdüren mükelleflere defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatların hukuken geçerli olmayacağı, sanığın hazırlık aşamasında verdiği beyanında, işyerinde çalışmaya devam ederken memlekete gittiğini, bu sürede işyerini yeğenlerinin çalıştırdığını defter ve belgeleri olup vergi denetmenine sebep ibraz etmediklerini bilmediğini ve işyerini 2005 yılı sonlarında kapattığını beyan etmesi, 25.8.2006 tarihli kaçakçılık suçu raporuna göre ise defter ve belge istem yazısının 21.4.2006 tarihinde ticari faaliyetini sürdürdüğü anlaşılan sanığın işyerinde yapıldığının belirtilmesi karşısında: gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, sanığın işyerinin tebligat tarihinde faal olup olmadığı araştırılarak, işyerinin kapatılmış olması halinde işyerinde vergi incelemesi yapılması zorunluluğunun bulunmadığı, 213 Sayılı Kanunun 139/2. madde ve fıkrasındaki istisnai şartların varlığının kabulü gerekeceği gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,

2-)Suç tarihinde yürürlükte bulunan, 5728 Sayılı Kanunun 276. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki 213 Sayılı Kanunun 359/a-2 maddesi uyarınca “… hükmedilecek hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde hapis cezasının her bir günü için sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için yürürlükte bulunan asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısının esas alınacağı…” gözetilmeden 5237 Sayılı T.C.K.’nın 50. maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,

3-)Suçun 1.6.2005 tarihinden sonra işlenmesi sebebiyle olayda 765 Sayılı T.C.K. hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden verilen cezadan anılan yasanın 59. maddesi uyarınca indirim yapılması,

4-)Tayin olunan adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin uygulama maddesinin karar yerinde gösterilmemesi,

5-)Kendini vekille temsil ettiren katılan idare lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,

6-)Kısa kararda tahsiline karar verilen yargılama giderlerinin gerekçeli kararda gösterilmemesi,

7-)Hükümden sonra 8.2.2008 tarihli 26781 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 276. maddesi ile değişik 213 Sayılı VUK.’nun 359/a-2 maddesindeki hükümün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: