213 sayılı VUK madde 359 İçtihat

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2010/4906

K. 2010/11251

T. 14.10.2010

yargıtay 2• VERGİ USUL KANUNU’NA MUHALEFET ( Sanık Hakkındaki HAGB Kararı İncelenmesinin Yalnızca Koşullarının Oluşup Oluşmadığı Yönünden Yapılacağı – Vergi Dairesi Başkanlığı İle Gerekli Yazışmalar Yapılmadan Durma Kararı Verildiği Yönündeki Gerekçe İle Kararın Ortadan Kaldırılamayacağı )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( 213 S.K.’ya Muhalefet/Kararına Karşı Yapılan İtirazın Yalnızca Koşulların Oluşup Oluşmadığı Yönünden İnceleneceği – Gerekli Yazışmalar Yapılmadan Durma Kararı Verildiği Yönündeki Gerekçe İle Kararın Ortadan Kaldırılamayacağı )

5271/m.231

213/m.359

ÖZET: 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet suçunda; sanık hakkındaki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararına yönelik vaki itirazın, merciince yalnızca hükümün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden incelenmesi gerekirken, esasen dosya ile uyumlu da bulunmayan “…Vergi Dairesi Başkanlığı ile gerekli yazışmalar yapılmadan durma kararı verildiği…” yönündeki gerekçe ile kabul edilerek, hükümün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.

DAVA : 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan sanığın aynı Kanun’un 359/a-2. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükümün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.10.2009 tarihli ve 2008/747 esas, 2009/928 Sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16.11.2009 tarihli ve 2009/1140 müteferrik sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;

5271 Sayılı Kanunun 5560 Sayılı Kanun’la değişik 231/12. maddesi uyarınca mahkeme kararının, hükümün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kısmının itiraza tabi olduğu, sanık hakkında tayin olunan cezaya ilişkin asıl hükümün ise, aynı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya yükümlülüklerine aykırı davranması halinde, mahkemenin geri bıraktığı hükmü açıklaması üzerine, kanun yoluna tabi olması gerektiği cihetle, itirazın sadece hükümün geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden incelenmesi yerine, yazılı gerekçeyle itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 3.3.2010 gün ve 2010.2159.12829 Sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 23.3.2010 gün ve KYB.2010/54457 Sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:

KARAR : 5271 Sayılı C.M.K.nın “Hükmün açıklanması ve hükümün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin 5. fıkrası ” ( Ek fıkra: 6.12.2006-5560 S.K./23.mad ) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükümün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükümün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder.” biçiminde olup, hükümün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin koşullar aynı maddenin 6. fıkrasında düzenlenmiştir.

Aynı maddenin 10. fıkrasında denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verileceği belirtilmiş, 11. fıkrasında ise 10. fıkra hükümlerine aykırılık halinde mahkemece geri bırakılmasına karar verilen hükümün açıklanacağı ifade edilmiştir. Maddenin 12. fıkrasına göre de hükümün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz mümkündür.

İncelenen dosya içeriğine göre, sanık hakkındaki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararına yönelik vaki itirazın, merciince yalnızca hükümün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden incelenmesi gerekirken, esasen dosya ile uyumlu da bulunmayan “… İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ile gerekli yazışmalar yapılmadan durma kararı verildiği…” yönündeki gerekçe ile kabul edilerek, hükümün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

SONUÇ : İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.10.2009 gün ve 2008/747 esas, 2009/928 Sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16.11.2009 tarihli ve 2009/1140 müteferrik sayılı kararının C.M.K.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: