213 sayılı VUK madde 359 İçtihat

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2011/2279

K. 2011/2033

T. 14.4.2011

yargıtay 2• VERGİ KAÇAKÇILIĞI ( Sahte Olduğu İddia Edilen Faturaları Düzenleyen Şirketler Hakkında Dava Açılmış Olup Olmadığının İlgili Vergi Dairelerinden Araştırılacağı )

• SAHTE FATURA KULLANILMASI ( Vergi Kaçakçılığı – Birden Fazla Sahte Fatura Kullanıldığından Teselsül Hükümlerinin Uygulanacağı )

• MÜTESELSİL SUÇ ( Vergi Kaçakçılığı – Birden Fazla Sahte Fatura Kullanıldığından Teselsül Hükümlerinin Uygulanacağı )

213/m.359

ÖZET : Vergi kaçakçılığı suçunda, sahte olduğu iddia edilen faturaları düzenleyen şirketler hakkında dava açılmış olup olmadığının ilgili vergi dairelerinden araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları celp ile incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi gerekir.

Birden fazla sahte fatura kullanılması sebebiyle yasal koşulları oluştuğu halde sanık hakkında teselsül hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1-)Sanığın kullandığı ve sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen “M. Metal Demir Çelik”, “Ş. Nakliyat” ve özellikle “Ö. Elektrik Ltd. Şirketleri” hakkında tanzim olunan vergi tekniği ve sair raporların onaylı örnekleri getirtilerek, anılan raporlarla ilgili olarak şirket yetkilileri haklarında dava açılmış olup olmadığının ilgili vergi dairelerinden araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları celp ile incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan şirket banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ve sanığın beyan ettiği çeklerle ödeme yapılıp yapılmadığı, faturaları düzenleyenin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyenler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde yeniden karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sanığın Mos Metal Ltd şirketinden aldığı 8 adet faturanın 2002 yılı Ocak ayına ait olup vergi inceleme raporunda ilgili dönem KDV indiriminde kullanıldığı belirtilmesine rağmen aynı raporda 2003 yılında deftere kaydedildiğinin belirtilmesi karşısında sanığa ait şirket defteri üzerinde bu husus araştırılarak toplanan deliller bütün halinde değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz bilirkişi raporları ve sahte faturaları düzenleyen firmalarla ilgili Vergi Dairesinin suç duyurusunda bulunduklarına ilişkin mütalaa yazıları ile Mos Metal Ltd şirketi yetkili hakkında verilen ancak davaya konu faturaları kapsayıp kapsamadığı belli olmayan mahkeme ilamı ile yetinilerek eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,

2-)Kabule göre;

A-)213 Sayılı VUK.nun 359/b-1. maddesi uyarınca hükmolunan “ağır hapis” cezasının 5252 Sayılı Kanunun 6/1. maddesi uyarınca “hapis” cezasına dönüştürülmesinden sonra bireyselleştirme aşamasına gelindiğinde 5237 Sayılı Kanunun 7/3. maddesi nazara alınarak. 647 Sayılı Kanunun 6 ve 5237 Sayılı Kanunun 51. maddelerine göre tecilin olanaklı hale geldiği gözetilip. 5237 Sayılı Kanunun lehe kabulü halinde anılan yasanın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluğuna da karar verilmesi gerekeceği ayrıca 51/8 maddesi uyarınca denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli geçirildikten sonra cezanın infaz edilmiş sayılacağı, 647 Sayılı Kanunun 6. maddesine göre tecil halinde ise denetim süresinin yeni bir suç işlenmeden geçirilmesi halinde 765 Sayılı T.C.K.nun 95/2. maddesi uyarınca “tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı” dikkate alındığında 5237 Sayılı Kanunun aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

B-)Birden fazla sahte fatura kullanılması sebebiyle yasal koşulları oluştuğu halde sanık hakkında teselsül hükümlerinin uygulanmaması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 14.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: