2004 SAYILI İİK MADDE 366 BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ VE YARGITAY KARARLARI

T.C.

YARGITAY

16. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/1888

K. 2013/4107

T. 22.4.2013

• TİCARETİ TERK HÜKÜMLERİNE MUHALEFET SUÇU ( Sanığın Yetkilisi Olduğu Ticaret Şirketinin Kayıtlı Adresinde Ticareti Terk Edip Etmediği Yönünde Zabıta Araştırması Yaptırılmadan ve Bağlı Olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden En Son Verilen Beyanname Örnekleri İstenilmeden Eksik İnceleme İle Karar Verilmesinin Hatalı Olduğu )

• TİCARETİ TERK ( Ticareti Terk Hükümlerine Muhalefet Suçu – Fiili Durumun Belirlenmesi Amacıyla Sanığın Yetkilisi Olduğu Ticaret Şirketinin Kayıtlı Adresinde Ticareti Terk Edip Etmediği Yönünde Zabıta Araştırması Yaptırılmadan Karar Verilmesinin Hatalı Olduğu )

• MAL BEYANNAMESİ ( Şikayet Tarihi İtibarıyla Ticari Faaliyetinin Devam Edip Etmediğinin Tespiti İçin Bağlı Olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden En Son Verilen Beyanname Örnekleri İstenilmeden Eksik İnceleme İle Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğu – Ticareti Terk Hükümlerine Muhalefet Suçu )

2004/m.366

ÖZET : Dava, ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçuna ilişkindir. Ticaret şirket yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu on beş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret sicili müdürlüğüne bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesi gerekmekte olup, somut olayda, fiili durumun belirlenmesi amacıyla sanığın yetkilisi olduğu ticaret şirketinin kayıtlı adresinde ticareti terk edip etmediği yönünde zabıta araştırması yaptırılmadan ve şikayet tarihi itibarıyla ticari faaliyetinin devam edip etmediğinin tespiti için bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden en son verilen beyanname örnekleri istenilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA : Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanıklar V. K. ve S. S. haklarında beraat kararı verilmiş,hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama-bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak gereği görüşüldü:

KARAR : 1- Sanık V. K. hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;

Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, sanığın borçlu şirketin yetkili temsilcisi olmadığının anlaşılmasına, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA,

2- Sanık S. S. hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 621 esas sayılı dosyalarında, ticaret şirketlerinin müdür ve yetkililerinin ticareti terk suçunu işlemelerinin mümkün olduğu yönünde oyçokluğuyla verilen karar doğrultusunda uygulama yapılması Dairemizce de uygun bulunmuş olmakla;

Ticaret şirket yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu on beş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret sicili müdürlüğüne bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesi gerekmekte olup, somut olayda, fiili durumun belirlenmesi amacıyla sanığın yetkilisi olduğu ticaret şirketinin kayıtlı adresinde ticareti terk edip etmediği yönünde zabıta araştırması yaptırılmadan ve şikayet tarihi itibarıyla ticari faaliyetinin devam edip etmediğinin tespiti için bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden en son verilen beyanname örnekleri istenilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup,

SONUÇ : Temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: