2004 Sayılı İİK madde 354 DAVANIN VE CEZANIN DÜŞMESİ İLE CEZA VERİLEMEYECEK HÂLLER

T.C.

 

YARGITAY

 

16. HUKUK DAİRESİ

 

E. 2012/1138

 

K. 2012/1207

 

T. 14.2.2012

 

• TAZYİK HAPSİ ( Ödeme Şartını İhlal – Nafaka Alacakları Hariç Alacak Miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu Tarafından Her Yıl Belirlenen Aylık En Yüksek Brüt Asgari Ücret Tutarının Altında Kalan Takiplerde Uygulanmayacağı/Alacak Miktarının Tespitinde Masrafların Dahil Edilmeyeceği )

 

• DİSİPLİN HAPSİ ( Ödeme Şartını İhlal – Nafaka Alacakları Hariç Alacak Miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu Tarafından Her Yıl Belirlenen Aylık En Yüksek Brüt Asgari Ücret Tutarının Altında Kalan Takiplerde Uygulanmayacağı )

 

• ÖDEME ŞARTINI İHLAL ( Nafaka Alacakları Hariç Alacak Miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu Tarafından Her Yıl Belirlenen Aylık En Yüksek Brüt Asgari Ücret Tutarının Altında Kalan Takiplerde Bu Kanunda Öngörülen Disiplin ve Tazyik Hapsi Uygulanmayacağı )

 

• ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA KALAN ALACAK ( Disiplin ve Tazyik Hapsi Cezalarına İtiraz – Alacak Miktarının Lehe Yasanın Yürürlüğe Girdiği Tarih İtibariyle Altında Kalması Nedeniyle İtirazın Kabulü Gerektiği )

 

2004/m.340,354

 

ÖZET : 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 354. maddesine eklenen 4. fıkrasında, “Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz” şeklinde getirilen düzenleme ile alacak miktarı her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takipler esas alınmıştır.

 

Yasanın, yürürlüğe girdiği tarih itibariyle geçerli olan brüt asgari ücret miktarının altında kalan alacak miktarlarına ilişkin takipler nedeniyle yapılan şikayetler sonucu verilen ( nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç ) disiplin ve tazyik hapsi cezaları hakkında uygulanması gerekecektir. Buradaki alacak miktarından ne anlaşılması gerektiğinin saptanması zorunlu hale gelmiştir. Dairemizce de benimsenen yüksek 12. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamalarına göre asıl alacağın, takibe konulan ve üzerine masraf, faiz ve vekalet ücreti gibi meblağların ilave edilmediği miktar olduğunun kabulü gerekmektedir. Somut olaya bakıldığında, alacak miktarının lehe yasanın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle geçerli olan brüt asgari ücret miktarının altında kalması nedeniyle itirazın kabulü gerekir.

 

DAVA : Ödeme şartını ihlal suçundan sanık O. K.’nun, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine dair İzmir 5. İcra Ceza Mahkemesinin 01/06/2011 tarihli ve 2011/559-1215 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İzmir 6. İcra Ceza Mahkemesinin 14/06/2011 tarihli ve 2011/85 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 07.12.2011 gün ve 2011/15804-62726 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 31.01.2012 gün ve K.Y.B. 2011/407709 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi:

 

Tebliğnamede, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6. maddesi ile değişik, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun, “Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz” şeklindeki 354/4. maddesi karşısında, takibe konu aslı alacak miktarının 780,00 Türk lirası olduğu, Asgari Ücret Tespit Komisyonunca belirlenen asgari ücret miktarının ise 796,50 Türk lirası olduğu hususu gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, takip sonrası kesinleşen alacak miktarının belirtilen asgari ücret tutarından fazla olduğundan bahisle, reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.

 

Gereği görüşüldü:

 

KARAR : Dosya kapsamına göre, İzmir 14.İcra Müdürlüğünün 2010/3171 esas sayılı dosyasında, sanık hakkında 05.03.2010 tarihinde 680,00 TL asıl alacak ve gecikme zammı ile birlikte toplam 852,49 TL’nın tahsili için takip başlatıldığı, sanığın icra dairesinde icra memuru huzurunda 780,00 TL’nın asıl alacak, işlemiş ve işleyecek faiz, masraf ve vekalet ücretiyle birlikte toplam 1.332,39 TL’nı taksitler halinde ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, 17.03.2011 tarihli 200,00 TL olan taksidi ödememesi nedeniyle yapılan şikayet üzerine İzmir 5. İcra Mahkemesinin 01.06.2011 tarihli ve 2011/559 esas, 2011/1215 sayılı kararı ile sanığın üç aya kadar tazyik hapsine karar verildiği, alacak miktarının, Asgari Ücret Tespit Komisyonunca belirlenen asgari ücretin altında kaldığından bahisle İzmir C.Başsavcılığınca yapılan itirazın, asıl alacağın ferileri de alacak kavramı içinde bulunduğundan, takip miktarının alacak olarak kabulü gerekeceğinden İzmir 1. İcra Mahkemesinin 09.06.2011 tarihli ve 2011/1043 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

 

6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 354. maddesine eklenen 4. fıkrasında, “Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz” şeklinde getirilen düzenleme ile alacak miktarı her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takipler esas alınmıştır.

 

Yasaların geriye yürümezliği ilkesi esas olmakla birlikte, lehe olan yasal düzenlemeden, haklarındaki hüküm kesinleşmiş olan ilgililerin yararlanması gerektiği de ceza hukukunun temel prensiplerindendir. Hal böyle olunca anılan Yasanın, yürürlüğe girdiği tarih itibariyle geçerli olan brüt asgari ücret miktarının altında kalan alacak miktarlarına ilişkin takipler nedeniyle yapılan şikayetler sonucu verilen ( nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç ) disiplin ve tazyik hapsi cezaları hakkında uygulanması gerekecektir. Buradaki alacak miktarından ne anlaşılması gerektiğinin saptanması zorunlu hale gelmiştir. Dairemizce de benimsenen yüksek 12. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamalarına göre asıl alacağın, takibe konulan ve üzerine masraf, faiz ve vekalet ücreti gibi meblağların ilave edilmediği miktar olduğunun kabulü gerekmektedir. Somut olaya bakıldığında, 05.03.2010 tarihinde başlatılan ve alacak miktarı 780,00 TL olan takipte, alacak miktarının lehe yasanın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle geçerli olan brüt asgari ücret miktarının altında kalması nedeniyle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.

 

Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, İzmir 6. İcra Ceza Mahkemesinin 14.06.2011 tarihli ve 2011/85 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

 

Kararın bozulması nedeniyle CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerekmekle;

 

SONUÇ : Borçlu O. K.’nun ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 14.02.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

 

KARŞI OY :

 

Uyuşmazlık, 31.3.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile İcra İflas Kanunu’nun 354. maddesine eklenen “Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz.” fıkrasında geçen “alacak miktarı” ile hangi bedelin kastedildiği; asıl alacak mı yoksa takibe kadar işleyen faiz ve yargılama giderlerini içeren toplam tutar mı olduğu ve bunlardan hangisine asgari ücret kriterinin esas alınacağı, İİK.nun 340. maddesi uyarınca ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemekten üç aya kadar tazyik hapsi verilen borçluya uygulanıp uygulanmayacağı konularında toplanmaktadır.

 

İİK.nun 354. maddesindeki değişiklikle ödeme şartını ihlal suçunun unsurları arasına “alacağın brüt asgari ücretten fazla olması” şartı ilave edilmiştir. Maddedeki “alacak”tan kasıt takipteki asıl alacak ve fer’ileri toplamı yani takip talebinde yazılı, borçluya gönderilen ödeme emrinde bildirilen miktardır. Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için takibin kesinleşmesi gerekmektedir. Kesinleşen ve taahhütte bulunulan miktarın içinde asıl alacakla birlikte fer’ileri de bulunmaktadır. Taahhüde konu borcun ya da taksidin zamanında ödenmemesi halinde asıl alacak üzerinden değil kesinleşen takipteki toplam borç üzerinden hacze devam edilir. Esasen bir hukuki ilişkiden kaynaklanan asıl alacağın tek başına takibe konulması uygulamada nadir görülür. Alacaklılar genellikle borcun icraya geçildiği tarihe kadar geçen sürede işleyen faiz ile ifanın hiç yapılmamasından ya da geç yapılmasından doğan zararlarını da takipte isterler. Bu anlamda ödeme emri ( veya takip talebi ) takip hukukunun temeli niteliğinde sayılan bir belgesidir. Maddi hukuktan doğan bir paranın ödenmesine dair cebri icra, takip talebiyle başladığı gibi ödemeden mahsup, borca yeter haczin yapılması, taahhüt tutanağının düzenlenmesi, icra tahsil harcının hesabı ödeme emrinde yazılı olan toplam alacak miktarı esas alınarak yapılır. Usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrinde maddi hukuka ait alacak ile birlikte alacağın fer’ileri olan faiz, ceza, KKDF, BSMV, vade farkı, gecikme zammı ve ifanın gecikmesinden kaynaklı hususlar da yer alıp itiraz görmemesi durumunda sadece asıl alacak değil tamamı takip hukuku kapsamında kesinleşir. Asgari ücret kriterini borçlu ve alacaklı arasındaki temel ilişkiye indirgemek, borçlunun ödeme emrinde yazılı maddi hukuktan kaynaklanan asıl alacağa itiraz etmeyip fer’ilerine itiraz etmesi halinde fer’ilerinden dolayı devam eden icra takibinde borçluya ceza verilemeyeceği sonucunu doğurur ki bunun kabulü takip hukukunun uygulama ve ilkelerine aykırıdır. İcra inkar tazminatı ile ilgili bir HGK kararında vurgulandığı üzere takip hukukundan doğan bir davada borçlunun ödeme emrine yapmış olduğu itirazın haklılığı takip tarihindeki maddi olgulara ve takip talebinde yazılı şartlara göre belirlenir ( 16.10.1996-711 karar ). Bu nedenle İİK.nun 354/son fıkrasında yazılı olan “alacak” miktarından kasıt hukuki ilişkiden kaynaklanan asıl alacak değil, takip hukuku alanındaki takip belgesinde yazılı olan alacak ve fer’ileri toplamıdır. İİK.nun 67. maddesindeki icra inkar tazminatının hesaplanmasına ilişkin Yüksek Yargıtay 6. ve 19. Hukuk Dairelerinin yerleşmiş içtihatları sadece asıl alacağın değil takibe kadar işleyen fer’ilerinin de esas alınacağı yönündedir. ( Y.6.HD. 06.02.2006/10705-741 ve 10.11.2005 tarih 8203-10206, 19. HD. 01.06.2004 – 2003/10729, 2004/76526, aynı yönde KURU Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, 2. Tıpkı Baskı Sh 233 ).

 

Somut olayda; İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2010/3171 esas sayılı dosyasında sanık hakkında 05.03.2010 tarihinde 780,00 TL asıl alacak ile işlemiş faiz toplamı 852,49 TL. nın tahsili için takibe geçildiği, sanığın kesinleşen miktar yönünden ödemeyi imzası ile kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmıştır. Ödeme emrinde yazılı ve taahhüt tutanağında sanığın kabulünde olan 852,49 TL, suçun işlendiği 17.02.2011 tarihinde, Yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 2011 yılının ilk yarı brüt asgari ücreti olan 796,50 TL. nın üstünde olduğundan borçluya verilen üç aya kadar tazyik hapsi ve buna yapılan itirazın reddine dair İzmir 6. İcra Ceza Mahkemesinin kararında takip hukukunun ilkeleri ile yasaya aykırı bir hal bulunmadığından kanun yararına bozma isteminin reddi gerektiğinden sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşlerine katılmıyorum.

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: