2004 Sayılı İİK madde 351 TAHKİKAT

T.C.

 

YARGITAY

 

16. HUKUK DAİRESİ

 

E. 2010/7567

 

K. 2011/7

 

T. 24.1.2011

 

• ALACAKLILARI ZARARA UĞRATMAK KASTIYLA TİCARİ İŞLETMENİN BORÇLARINI ÖDEMEME ( Ticaret Şirketlerinde Yönetim Yetkisine Sahip Olanların – Suçunun Oluşabilmesi İçin Ticari İşletmenin Borcu Ödeyebilecek Ekonomik Güce Sahip Olması Gerektiği )

 

• TİCARET ŞİRKETLERİNDE YÖNETİM YETKİSİNE SAHİP OLANLAR ( Alacaklıları Zarara Uğratmak Kastıyla Ticari İşletmenin Borçlarını Ödememesi Suçunun Oluşabilmesi İçin Ticari İşletmenin Borcu Ödeyebilecek Ekonomik Güce Sahip Olması Gerektiği )

 

• TİCARİ İŞLETMENİN BORÇLARINI ÖDEMEME ( Ticaret Şirketlerinde Yönetim Yetkisine Sahip Olanların – Suçunun Oluşabilmesi İçin Ticari İşletmenin Borcu Ödeyebilecek Ekonomik Güce Sahip Olması Gerektiği )

 

2004/m.333/a,351

 

ÖZET : Ticaret şirketlerinde yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını ödemeyerek alacaklıları zarara uğratma suçunun oluşabilmesi için, ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve yönetim yetkisine hukuken veya fiilen sahip olan sanığın kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları, ayrıca bu eylemlerinin başka suçu oluşturmaması gerekir.

 

DAVA : Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanığın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığı’nın bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak gereği görüşüldü:

 

KARAR : Sanığa isnat edilen suç İİK’nın 333/a maddesinde, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında atılı suçun oluşabilmesi için, ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve yönetim yetkisine hukuken veya fiilen sahip olan sanığın kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları, ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması gerekmektedir. Diğer taraftan aynı Yasa’nın İİK’nın 351. maddesi gereğince de şikayetçi dilekçe ve beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olup, şikayet dilekçesinde borçlu şirketin borcu ödeyebilecek güçte olup borcu ödemediğine dair bir iddiada bulunulmamış, aksine sanığın yetkilisi olduğu borçlu şirketi sermayesinin çok üzerinde miktarlarda borç altına soktuğunu beyan ederek şikayette bulunmuştur. Bu durumda suçun sübutu halinde eylem şikayet dilekçesinde gösterilen suçtan başka bir suçu oluşturması, anılan Yasa’nın 351. maddesi uyarınca şikayetçinin dilekçesinde göstermiş olduğu delillerle bağlı olması ve şikayet dilekçesinde ileri sürülen suçtan sanığın cezalandırılabilmesi için atılı eylemin başka bir suçu oluşturmamasının gerekmesi karşısında tebliğnameye iştirak edilmemiştir.

 

SONUÇ : Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK’nın 366. maddesi uyarınca ( ONANMASINA ), 24.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: