2004 Sayılı İİK madde 346 GÖREV VE BİRLEŞTİRİLME YASAĞI

T.C.

YARGITAY

16. HUKUK DAİRESİ

E. 2010/7239

K. 2011/18

T. 24.1.2011

• ALACAKLISINI ZARARA UĞRATMAK KASDİYLE MEVCUDUNU EKSİLTMEK ( İ.İ.K. Md. 347 ve 349 Gereğince Şikayet Hakkının Düşürülmesi Yerine Davanın Düşürülmesine Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğu )

• ŞİKAYET HAKKININ DÜŞÜRÜLMESİ ( Alacaklısını Zarara Uğratmak Kastiyle Mevcudunu Eksiltmek – İ.İ.K. Md. 347 ve 349 Gereğince Davanın Düşürülmesine Karar Verilmesinin İsabetsizliği )

• ŞİKAYET SÜRESİ ( Alacaklısını Zarara Uğratmak Kastiyle Mevcudunu Eksiltmek – Şikayetin Cumhuriyet Savcılığı’na Yapılması/Yanlış Merciye Verilen Dilekçenin Hak Kaybına Yol Açmayacağı )

• C. SAVCILIĞINA YAPILAN ŞİKAYET ( Alacaklısını Zarara Uğratmak Kastiyle Mevcudunu Eksiltmek – Yanlış Merciye Verilen Dilekçenin Hak Kaybına Yol Açmayacağı/Şikayetin Varlığı ve Süresinde Olduğu )

2004/m. 331, 346, 347, 349

ÖZET : Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık hakkında açılan davanın İ.İ.K.’nun 347 ve 349. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmiştir. Şikayet hakkının düşürülmesi yerine davanın düşürülmesine karar verilmesi isabetsizdir.

Şikayet Cumhuriyet Savcılığı’na yapılmıştır. Bu durumda yanlış merciye verilen dilekçenin hak kaybına yol açmayacağı dikkate alındığında şikayetin varlığı ve süresinde olduğunun kabulü gerekir.

DAVA : Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık T. hakkında açılan davanın İ.İ.K.’nun 347 ve 349. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmiş; hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığı’nın bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak gereği görüşüldü:

KARAR : Sanığa isnat edilen suç, 2004 Sayılı İ.İ.K.’nun 331. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6. fıkrasında “bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur” yine anılan kanunun 349. maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçeyle veya şifahi beyanla icra mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 Sayılı Kanunun 18. maddesiyle değişik 2004 Sayılı icra ve iflas Kanunu’nun 346. maddesinin “son” fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara icra mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanığa yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, icra mahkemesine verilecek dilekçeyle veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacaktır.

Dosyanın incelenmesinden şikayetin 30.11.2006 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’na yapıldığı, bu durumda yanlış merciye verilen dilekçenin hak kaybına yol açmayacağı dikkate alındığında şikayetin varlığı ve süresinde olduğunun kabulü gerekmesi karşısında, farklı gerekçelerle sanık hakkında açılan davanın İ.İ.K.’nun 349. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesi,

Kabule göre de; İ.İ.K.’nun 347 ve 349. maddeleri gereğince şikayet hakkının düşürülmesi yerine davanın düşürülmesine karar verilmesi isabetsiz olduğundan,

SONUÇ : Temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükümün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: