2004 Sayılı İİK madde 341ÇOCUK TESLİMİ EMRİNE MUHALEFETİN CEZASI

T.C.

YARGITAY

7. CEZA DAİRESİ

E. 2007/15724

K. 2009/15869

T. 23.12.2009

• ÇOCUK TESLİMİ HAKKINDAKİ İLAMIN İCRASI ( Sırasında Çocuğu Gizleyen ya da İlamın veya Ara Kararının İcrasından Sonra Tekrar Kaçıran Borçlu İle Bu Fiillere Bilerek İştirak Edenler İki Aydan Altı Aya Kadar Hafif Hapis Cezası İle Cezalandırılacakları )

• ÇOCUĞU GİZLEYEN YA DA İLAMIN VEYA ARA KARARININ İCRASINDAN SONRA TEKRAR KAÇIRAN ( Borçlu İle Bu Fiillere Bilerek İştirak Edenler – İki Aydan Altı Aya Kadar Hafif Hapis Cezası İle Cezalandırılacakları )

• GÖREV ( Çocuk Teslimi Hakkındaki İlamların İcrası – Çocuğu Gizleyen ya da İlamın veya Ara Kararının İcrasından Sonra Tekrar Kaçıran Borçlu İle Bu Fiillere Bilerek İştirak Edenler Tetkik Mercii Tarafından İki Aydan Altı Aya Kadar Hafif Hapis Cezası İle Cezalandırılacakları )

2004/m.341

ÖZET : Çocuk teslimi hakkındaki ilamın veya ara kararının icrası sırasında çocuğu gizleyen Ya da ilamın veya ara kararının icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere bilerek iştirak edenler, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine, tetkik mercii tarafından, iki aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılırlar. Davaya bakma görevinin tetkik merciine ait bulunduğu gözetilmelidir.

DAVA : Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 30 Temmuz 2003 gün ve 25184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı kanunun 96.maddesiyle değişi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 341.maddesinde “Çocuk teslimi hakkındaki ilamın veya ara kararının icrası sırasında çocuğu gizleyen Ya da ilamın veya ara kararının icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere bilerek iştirak edenler, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine, tetkik mercii tarafından, iki aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılırlar” hükmünün öngörüldüğü ve davaya bakma görevinin tetkik merciine ait bulunduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde davayı sonuçlandırıcı nitelikte hüküm kurulması,

 

SONUÇ : Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak hükümden sonra yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 7.maddesi uyarınca, sanığın eylemine uygulanabilecek idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/2-d maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının dolmuş olması karşısında dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinde hukuki yarar olmadığından, anılan maddenin 1.fıkrası uyarınca ilgili kişiye İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 23.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: