2004 Sayılı İİK madde 339 BEYANDAN SONRA MAL VE KAZANÇTA OLAN TEZAYÜDÜ BİLDİRMEYEN BORÇLUNUN CEZASI

T.C.

YARGITAY

7. CEZA DAİRESİ

 

E. 2006/7187

K. 2007/5352

T. 4.7.2007

• GERÇEĞE AYKIRI MAL BEYANINDA BULUNMA ( Sanığın Dört Yıl İçinde Verdiği Üç Ayrı Mal Beyanında Gerçeğe Aykırı Bildirimlerde Bulunması Nedeniyle Suçun Sabit Olması )

• HAKSIZ MAL EDİNME ( Sanığın Mal Varlığı İle Yasal ve Genel Ahlaka Uygun Gelirleri Karşılaştırılarak Edinimlerinin Tamamının veya Bir Kısmının Haksız Mal Edinme Niteliğinde Olup Olmadığının Üç Kişilik Bilirkişi Heyetine Tespit Ettirilmesi Gereği )

• BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ ( Sanığın Mal Varlığı İle Yasal ve Genel Ahlaka Uygun Gelirleri Karşılaştırılarak Edinimlerinin Tamamının veya Bir Kısmının Haksız Mal Edinme Niteliğinde Olup Olmadığının Üç Kişilik Bilirkişi Heyetine Tespit Ettirilmesi Gereği )

2004/m.338, 339

3628/m.4

ÖZET : Sanığın dört yıl içinde verdiği üç ayrı mal beyanında gerçeğe aykırı bildirimlerde bulunduğu sabit olduğuna göre, suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verilemez.

Sanığın mal varlığı ile yasal ve genel ahlaka uygun gelirleri karşılaştırılarak edinimlerinin tamamının veya bir kısmının haksız mal edinme niteliğinde olup olmadığının üç kişilik bilirkişi heyetine tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

DAVA : 3628 sayılı Kanun’a muhalefetten sanık Ahmet Salih hakkında yapılan duruşma sonunda: Sanığın beraatine dair ( Kadıköy Beşinci Asliye Ceza Mahkemesi ) ‘nden verilen 08.03.2006 tarihli hükmün Yargıtay’ca incelenmesi müdahil vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 15.06.2006 tarihli tebliğnamesiyle Daireye verilmekle, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- Müdahil vekilinin gerçeğe aykırı mal bildiriminde bulunma suçundan verilen beraat kararına yönelik temyizine göre yapılan incelemede;

Sanığın kendisi adına 06.06.2000 ve 18.03.2003 tarihli, eşi adına 03.12.2001 tarihli ek mal bildirimi verdiği, bu tarihler itibariyle maliki bulunduğu Gebze’deki 971 ve 972 no’lu parsellerde 2252 ve 1240 metrekarelik tarlalar, İzmir Karaburun Merkez Mahallesinde 20.06.1991 tarihinde edindiği 1960 metrekarelik tarla, Antalya Kesirler Köyünde kızkardeşi Ayşe ile müştereken sahip olduğu 26.12.1997 tarihinde edindiği 3356 metrekarelik arsa, İstanbul Üsküdar Beylerbeyi Mahallesi Havuzbaşı Sokak 117 pafta, 769 ada, 4. parselde 26.11.1999 tarihinde edinilen 294 metrekarelik ahşap ev, aynı yer 5. parselde aynı tarihte edinilen 8/6 hissesine sahip olduğu 119 metrekarelik arsa, İstanbul Çavuşbaşı Y.Selim Mahallesi Güzelbahçe’de B2 vasfında tapusuz arazi olduğu kabul edilip miras kaldığı ileri sürülen 5000 metrekarelik arsa ve bu arsa üzerinde 31.12.1999 tarihinde yapılan üç adedi 300 metrekare, bir adedi 180 metrekare olan betonarme binalar, emekli olmadan önce 11.09.2002 tarihinde 2 milyar lira karşılığı hissesinin ki sermaye artırımı sonucu 23.12.2002 itibariyle 400 milyar liraya çıkmıştır- yüzde kırkına ortak olduğu G… Denizcilik A.Ş.’deki ortaklığı ile 1998 yılından itibaren çeşitli bankalarda milyarlarca liralık ve yüzbin doları aşan hesap hareketleri ve emekliliğinden beş ay sonraki tarih itibariyle T…bank’ta çeşitli menkul kıymet şirketlerinde 6 ayrı hesapta 3,5 trilyon lirayı aşkın hisse senetlerini bildirmediği gibi, edinim tarihi dosyadan belli olmamakla birlikte eşi Şadıman’a miras kaldığı belirtilen İstanbul Fatih Haydar Mahallesi 1007 ada, 43 parselde hisseli 41 metrekarelik arsa, Unkapanı’nda yarı hisseli bir apartman dairesi ve G… Denizcilik A.Ş.’deki hissesini de bildirmediği, böylece dört yıl içinde verdiği üç ayrı mal bildiriminde gerçeğe aykırı bildirimlerde bulunduğu sabit olduğu halde dosyada mevcut üç ayrı bilirkişi raporundan “sanığın her yıl muntazaman mal beyanında bulunduğu ve mal varlığındaki değişimleri de beyan ettiği” yönünde dosyayla uyuşmayan, afaki bilgiler içeren 07.02.2006 tarihli rapora itibar edilerek delil yetersizliği ve unsurları itibariyle suçun oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmesi,

II- Müdahil vekilinin haksız mal edinme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyizine gelince;

3628 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre “Kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar, bu Kanunun uygulanmasında haksız mal edinme sayılır.”

Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulu ve Gümrük Muhafaza Kontrolörlüğü’nce Marmara bölgesindeki akaryakıt kaçakçılığı olayının inceleme ve soruşturulması esnasında emekli gümrük muhafaza memuru olan sanığın akaryakıt kaçakçılığıyla ilgisi olup, denizcilik şirketlerinin gizli ortağı olduğu yönünde kuvvetli bilgilere ulaşılması üzerine hakkında 3628 sayılı Kanun kapsamında da yapılan soruşturma üzerine düzenlenen 2, 3, 4, 10 ve 11 no’lu soruşturma raporları ve eklerine göre; yukarıdaki 1 no’lu bozma kararında sayılan ve mal bildirimlerinde göstermediği kendisine ve eşine ait mal varlıklarının yanında, kendisine ve eşine ait olup mal bildirimlerinde gösterdiği üç adet otomobil, İstanbul Fenerbahçe Mehmet Efendi Sokak No: 22’de bulunup halen ikamet ettiği daire ile kızkardeşi Ayşe, annesi Sabiha’ya ait olup soruşturma raporlarıyla tespit edilen menkul-gayrimenkul mallar ile özellikle de kendisi, kızkardeşi ve annesinin ortak oldukları B… Denizcilik ve Armatörlük San. ve Tic. A.Ş., G… Deniz Taşımacılığı ve Petrol Tic. A.Ş., S… Gemicilik Ltd. Şti., E… Gemicilik ve Armatörlük San. ve Tic. Ltd. Şirketleri’ndeki hisselerin ( ve hisseleri oranında bu şirketlere ait gemi ve yatların ) gerçekte sahibinin de sanık olduğu, zira şirketlerin tamamının deniz ve petrol işleriyle iştigal etmesi, gemilerin uluslararası akaryakıt taşımacılığı yapması, B… isimli geminin transit geçen gemilere transit yakıt ( ihrakiye ) vermesi, sanığın anılan şirketler adına kart bastırması, gemi satışı için vekalet verilmesi, şirket adına kayıtlı cep telefonunu kullanması ve şirkete gelen fax’ların sanığın dikkatine sunulması, çevresinde armatör olarak tanınıp bilinmesi, uzun süre Çanakkale’de görev yapan sanığın şirketlerin gerçek ortağı olduğu, kızkardeşi, annesi ve eşinin şirket ortaklıklarının göstermelik olduğu, bütün bu mal varlığının memuriyetten elde edilemeyeceği iddiasıyla sanık hakkında haksız mal edinmek suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık ise savunmasında memuriyetten gelen kazancı dışında ciddi gelirleri olduğunu ileri sürerek zaman zaman araba alım satımı yaptığını, çok iyi İngilizce bildiği için İngilizce dersler verip çeviri yaptığını, veraset ilamında görülmese de babasından iki parça gayrimenkul, altın ve para kaldığını, liseden arkadaşı olup Almanya’da gayrimenkul ve inşaat işleri yapan Tuncay’ın da birikimlerini değerlendirdiğini, Türk tipi ataerkil bir aile olarak annesi ve kızkardeşi ile birlikte yaşayıp tüm gelir ve harcamalarının bir düzen içinde gerçekleştiğini, gelirlerini reponun yüksek olduğu dönemlerde banka ve hisse senetlerinde değerlendirdiğini, paralarının bazen kendisi bazen de eşi, annesi ve kızkardeşi adına kayıtlı olduğunu, banka kayıtlarında bulunan ve 100.000 doları geçen hesap ve hisse senetlerinin ailenin ortak parası olduğunu ancak eşi, annesi ve kızkardeşine ait şirket ortaklıklarının kendi şahsi birikimleri olduğunu savunduğu, tanık sıfatıyla eşi, annesi ve kızkardeşi ise kendilerinin de sanıktan ayrı olarak çalıştıklarını, ailelerinden miras da kaldığını ileri sürdüklerine göre;

Dosyada mevcut soruşturma raporları ve ekleriyle tespit edilen sanık ve ailesine ait malvarlıklarının edinim şekilleri, gerektiğinde vergi kayıtları, şirket sermayeleri de araştırıldıktan sonra nasıl ve ne şekilde edinildiği konularında, suç tarihinin malların edinim tarihleri olacağı da gözetilerek savunma doğrultusunda biri bankacı, biri yeminli mali müşavir veya hesap uzmanı ve biri de sanığın yaşam tarzına ve sosyal seviyesine göre harcamaları ile yasal gelirlerini karşılaştırıp, tasarruflarını hesaplayabilecek kişi olmak üzere seçilecek üç kişilik bilirkişi heyetinden alınacak rapora göre, sanığın malvarlığı ile yasal ve genel ahlaka uygun gelirleri karşılaştırılarak edinimlerinin tamamının veya bir kısmının haksız mal edinme niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek karar verilmesi gerekirken, dosyayla uyuşmayan, afaki bilgiler içeren 07.02.2006 tarihli rapora itibar edilerek delil yetersizliği ve unsurları itibariyle suçun oluşmadığından bahisle eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

 

SONUÇ : Yasaya aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak ( BOZULMASINA ) , 04.07.2007 günü oybirliği ile karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: