2004 Sayılı İİK madde 333 İFLAS VE KONKORDATO İŞLERİNDE HUSUSİ MENFAAT TEMİN EDENLERİN CEZASI

T.C.

YARGITAY

16. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/1369

K. 2013/4099

T. 22.4.2013

• ŞİRKETİN ALACAKLILARI ZARARA UĞRATMAK KASTIYLA BORÇLARINI ÖDEMEME SUÇU ( Şirket Yetkilisi Olan Sanıkların Takibin Kesinleştiği Tarihi İtibariyle Borcu Ödeme Gücü Olup Olmadığının Araştırılacağı – Ticari Defterlerin İnceleneceği )

• TAKİBİN KESİNLEŞTİĞİ SIRADA ŞİRKETİN BORCU ÖDEYEBİLECEK GÜÇTE OLMASI ( Şirket Alacaklılarını Zarar Uğratma Kastının Suçun Oluşumu İçin Gerekli Olduğu – Şirket Yetkilisi Olan Şahısların Bu Eyleminin Başka Bir Suçu Oluşturmaması Gereği )

• ŞİRKET YETKİLİSİ OLAN SANIKLARIN ZARARA UĞRATMA KASTI İÇERİSİNDE OLMASI ( Suçun Oluşum Şartlarının Dikkate Alınacağı )

• BORÇLU ŞİRKETİN TİCARİ DEFTERLERİNİN İNCELENMESİ ( Alacaklılarını Zarara Uğratmak Kastıyla Borçlarını Ödememe Suçu – Şirketin Borcu Ödeme Gücünün Araştırılacağı/Şirket Banka Kayıtlarının İnceleneceği/Uzman Bilirkişi Raporu Alınacağı )

• ŞİRKETİN BANKA KAYITLARI ÜZERİNDE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ ( Ticari Defter ve Kayıtların İnceleneceği )

2004/m. 333/a

ÖZET : Şirket yetkililerinin, alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanıkların üzerlerine atılı bulunan suçun oluşumu için takibin kesinleştiği tarih itibariyle borçlu ticaret şirketinin borcu ödeme gücüne sahip olması ve şirketi hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan şirket yetkilisi sanıkların alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle şirket borcunu kısmen veya tamamen ödememesi ve ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması gerekmektedir.Bu nedenle sanıkların yetkilisi olduğu borçlu ticaret şirketinin ticari defterlerine ulaşılarak, takibin kesinleştiği tarih itibariyle borcu ödeme gücünün bulunup bulunmadığı yönünde şirket defter ve kayıtları ile banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekir.Kabule göre ise kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki de giderilmelidir.

DAVA : Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanıklar Raif Sinan B., Ayla F.K., Ruhi Rüştü B. hakkında şikayet olduğu halde sadece ticareti terk suçundan dolayı beraat kararı verilip bu suç ile ilgili herhangi bir karar verilmemiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş, Dairemizin mahkeme hükmünün bozulmasına ilişkin 20.03.2012 tarih ve 2011/7811 esas, 2012/2567 sayılı kararı üzerine yerel mahkemece temyize konu karar ile mezkûr kararda direnilmesine karar verilmiş, bu hüküm de yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının mahkemece verilen hükmün ilk hüküm olması nedeniyle temyiz istemini inceleme görevinin Dairemize ait olduğu belirtilerek bozma istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

KARAR : Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen ısrar kararı verilmiş olsa bile 20.03.2012 tarih ve 2011/7811 esas, 2011/2567 sayılı bozma kararından sonra yerel mahkemece verilen temyize konu yeni kararın gerekçe bölümündebu kararın isnat edilen suç ile ilgili verilen ilk karar olduğunun, direnilme ibaresinin sehven yazıldığının, isnat olunan bu suçtan dolayı ceza tertibine yer olmadığına dair karar verildiğinin belirtildiği ve hüküm kısmında direnme kararı ile beraber yargılama giderlerinin de müşteki üzerinde bırakıldığı, böylelikle bir yandan bozma kararı doğrultusunda işlem yapılırken, öte yandan ilk kararda yer almayan ve Daire denetiminden geçmemiş yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulduğu, bu itibarla yerel mahkemenin son uygulamasının direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,

Sanıkların üzerlerine atılı bulunan İİK’nun 333/a maddesinde yazılı suçun oluşumu için takibin kesinleştiği tarih itibariyle borçlu ticaret şirketinin borcu ödeme gücüne sahip olması ve şirketi hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan şirket yetkilisi sanıkların alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle şirket borcunu kısmen veya tamamen ödememesive ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması gerekmektedir. Hal böyle olunca, sanıkların yetkilisi olduğu borçlu ticaret şirketinin ticari defterlerine ulaşılarak, takibin kesinleştiği tarih itibariyle borcu ödeme gücünün bulunup bulunmadığı yönünde şirket defter ve kayıtları ile banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Kabule göre de; hükmün esasını teşkil eden ve tefhimle geçerlilik kazanan kısa kararda Dairemizin bozma ilamına direnilmesine karar verildiği halde, gerekçeli kararda hem direnilmesine, hem de ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi,

SONUÇ : Yasaya aykırı olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: