2004 Sayılı İİK madde 305 NİZALI ALACAKLARA AİT PARALAR

T.C.

YARGITAY

CEZA GENEL KURULU

E. 2002/16-76

K. 2002/187

T. 12.3.2002

• TAAHHÜDÜ İHLAL ( Sanığın Taahhüdünü Hangi Nedenlerle Yerine Getirmediğinin Belirlenmesi-Hiç Kimsenin Sözleşmeden Doğan Bir Yükümlülüğü Yapmadığından Dolayı Özgürlüğünden Alıkonamaması )

• SÖZLEŞMEDEN DOĞAN BORÇ ( Sanığın Taahhüdünü Hangi Nedenlerle Yerine Getirmediğinin Belirlenmesi- Hiç Kimsenin Sözleşmeden Doğan Bir Yükümlülüğü Yapmadığından Dolayı Özgürlüğünden Alıkonamaması )

• CUMHURİYET SAVCISININ TEMYİZİ ( İcra Tetkik Merciilerince Verilen Kararların Temyiz Olunabilmesi Ancak Beraat Düşme ve Ortadan Kaldırma Kararlarına Karşı Savcının Temyiz Yetkisi Olmaması )

• İCRA TETKİK MERCİİNCE VERİLEN CEZAYA İLİŞKİN KARARLAR ( Bu Kararların Temyiz Olunabilmesi Ancak Beraat Düşme ve Ortadan Kaldırma Kararlarına Karşı Savcının Temyiz Yetkisi Olmaması )

• TEMYİZ YETKİSİ ( İcra Tetkik Merciilerince Verilen Kararların Temyiz Olunabilmesi Ancak Beraat Düşme ve Ortadan Kaldırma Kararlarına Karşı Savcının Temyiz Yetkisi Olmaması )

2709/m.38

1412/m.305,365

2004/m.305,340,347,349,354,365

ÖZET :İcra Tetkik Merciilerince verilen cezaya ilişkin bütün kararlar temyiz olunabilir, ancak “beraat” “düşme,” ve “ortadan kaldırma” kararları, şikayetçinin şahsi hakları kapsamında bulunduğundan C.Savcıları tarafından temyiz olunamaz.

DAVA : Sanık Ömer’in taahhüdü ihlal suçundan İİY.nın 340 ve TCY.nın 81. maddeleri uyarınca 33 gün hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ( Bor icra Ceza Mahkemesince verilen 13.3.2001 gün ve 334-81 sayılı hüküm, O Yer. C.Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 27.12.2001 gün ve 7252/10775 sayı ile;

“Yerel Mahkemenin kararı, C.Savcısı tarafından sanığın aleyhine temyiz olunmuştur.Temyiz nedenleri şikayetçinin şahsi haklarına ilişkin olduğundan C.Savcılarının bu nitelikteki kararları temyiz yetkileri bulunmamaktadır.” gerekçesiyle temyiz isteminin CYUY.nın 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 18.2.2002 gün ve 61604 sayı ile;

icra tetkik merciinin cezaya ilişkin bütün kararları CYUY.nın 305. maddesindeki sınırlamalar gözetilmeksizin temyize tabidir.

Temyiz isteğinin reddedilmesi ancak İİY.nın 365. maddesindeki koşulların bulunması halinde olanaklıdır. Bu madde gereğince, “düşme” “ortadan kaldırma”, “beraat” ve “vekalet ücreti”ne ilişkin kararlar şikayetçinin şahsi hakkı kapsamında değerlendirileceğinden, C.Savcısının bu tür kararları temyiz etme yetkisi bulunmamaktadır.

C.Savcısının, tekerrür nedeniyle sanığın cezasının eksik hesaplandığına ilişkin temyiz istemi, şikayetçinin şahsi hakları kapsamında değerlendirilemez, gerekçesiyle itiraz yoluna başvurarak, Özel Daire red kararının kaldırılması ve Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü :

KARAR : incelenen dosyada; Sanığın hakkındaki icra takibinin kesinleşmesi üzerine, 31.10.2000 tarihinde yapılan hacizde, borcunu 30.11.2000 tarihinde ödemeyi taahhüt ettiği, haklı bir neden olmaksızın taahhüdünü yerine getirmediği ve tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunduğu kabul edilerek İİY.nın 340. ve TCY.nın 81. maddeleri ayarınca 33 ( otuzüç )gün hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm O Yer C.Savcısı tarafından tekerrür uygulamasında hesap hatası sonucu sanığa eksik ceza tayin edildiği gerekçesiyle temyiz olunmuştur.

İİY.nın 353. maddesinde, tetkik mercii kararlarının tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde sanık veya şikayetçi veya Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz olunabileceği belirtilmiş, konuya ilişkin 17.4.1957 gün ve 20/7 sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararı’nda ise, icra tetkik merciileri tarafından verilen cezaya ilişkin bütün kararların CYUY.nın 305. maddesindeki sınırlama nazara alınmaksızın, sanık şikayetçi ve O Yer C.Savcısı tarafından temyiz olunabileceği belirtilmiştir.

İİY.nın 365. maddesinde; temyiz isteminin, yasal süre geçtikten sonra yapılması veya temyizi olanaklı bulunmayan bir karara veya vazgeçme sebebiyle itiraz ve şikayetin reddine veyahut süresi geçmiş bir şikayete yönelik olması halinde, tetkik merciince reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiş, yerleşik yagısal uygulamalarda da; “berat”, “İİY.nın 347 ve 349 maddeleri uyarınca şikayet hakkının düşürülmesi”, “zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma” ve “İİY.nın 354. maddesi uyarınca verilen düşme” kararlarının şikayetçinin şahsi hakları kapsamında olması nedeniyle C.Savcıları tarafından temyiz olunamayacağı kabul edilmiştir.

Somut olayda; C.Savcısının temyiz istemi hükmolunan cezanın tekerrür nedeniyle eksik tayinine ilişkin olup, bu istem şikayetçinin şahsi haklarına ilişkin olmadığı gibi, İİY.nın 365. maddesinde belirtilen red koşulları da bulunmamaktadır, bu itibarla Özel Dairece verilen temyiz isteminin reddine ilişkin karara yönelik Yargıtay C.Başsavcılığı itirazı yerinde olup kabulüne karar verilmelidir.

Diğer yönden; Anayasa’nın 38. maddesinin 4709 sayılı Yasanın 15. maddesi ile değişik 9. fıkrasında; “hiç kimsenin yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamayacağı” hükmüne yer verilmiş olup, alacaklının muvafakatiyle kararlaştırılan ve sözleşme olduğunda kuşku bulunmayan taahhüdü ihlal suçunda sanık lehine yeni hükümler getirilmiştir. Üst norm olan ve sanık lehine hükümler getiren bu Anayasal düzenleme çerçevesinde, sanığın borcunu hangi nedenle veya nedenlerle yerine getiremediği araştırılarak, hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, diğer yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme hükmünün öncelikle bu nedenle bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile, Özel Daire red kararının KALDIRILMASINA, sair yönleri incelenmeyen Yerel Mahkeme hükmünün bu değişik gerekçe ile ( BOZULMASINA ), 12.3.2002 günü oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: