2004 Sayılı İİK madde 302 İTİRAZLI ALACAKLAR HAKKINDA DAVA

2004 Sayılı İİK madde 302

Yargıtay Y2.HD 25.4.1994 E.1994 /2298 K.1994/2052 İçtihat

T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 1994/2298

K. 1994/4222

T. 25.4.1994

• TENKİS ( Muvazaa Davasına Murisin Katılmamış Olması Sebebiyle )

• MUVAZAA DAVASI ( Murisin Katılmamış Olduğu )

• SAKLI PAYLARI ZEDELEYEN İŞLEMLERİN İPTALİ ( Muvazaalı İşlem )

2004/m.69,89,97,228,302

1086/m.567

743/m.502

ÖZET : Hiç kimse kendi yararına olan bir davayı açmaya zorlanamaz. Murisin muvazaa davasına katılmamış olması, saklı payları zedeleyen bir işlem olarak değerlendirilemez.

DAVA: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR: Davacıların açmış olduğu danışık ( muvazaa ) davasına katılmamakla muris P.`nin 1/4 payın davalılarda kalmasını sağladığı; davacılardan mal kaçırmak amacıyla bu şekilde davrandığı, dava edilip geri alınmayan 1/4 payın teberru yapılmış gibi tenkis edilmesi gerektiği ileri sürülüp dava açılmıştır.

Mahkemelerin bir davaya bakabilmesi için, iki taraftan birinin ( davacı ) isteğinin bulunması zorunluluğu vardır. Bu istek usul kurallarına göre düzenlenmiş dava dilekçesiyle yapılır. Hakim istek olmadan doğrudan bir davaya bakamaz ( yasal ayrıcalıklar dışında ). Yasal açıklık olmadıkça ( HUMK. md. 567/2; İİY. md. 69/2-89/3-97/4; 228/2-302 ). Hiç kimse kendi yararına olan bir davayı açmaya zorlanamaz ( HUMK. md. 79 ) ( HGK. 11.9.1963 – 2/30-68; HGK. 25.11.1964/2 – 1014/672 ). Bunun sonucu olarak, hiç kimse kendi yararına olan bir davayı açmadığından dolayı sorumlu tutulamaz.

İndirim ( tenkis ), miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların yasal sınıra çekilmesidir. Bunun için miras bırakanın saklı payı zedeleyen bir kazandırıcı işlem yapması, bu işlemin hukuka uygun olması, yine bu işlemle tasarruf oranını aşmış olması yeterli değildir. Ayrıca ve özellikle, açıkça saklı payları zedeleme amacıyla kazandırıcı işlemi yaptığının ispatlanması gerekir.

Muris P.`nin danışık davasına katılmamış olmasını, saklı payları zedeleyen bir işlem olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı gibi murisin saklı payları açıkça zedelemek amacıyla dava hakkını kullanmadığını kabule elverişli bir delil de yoktur. Yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda davanın reddi yerine kabulüne karar verilerek, indirim hükümlerinin uygulanması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: