2004 Sayılı İİK madde 301 KONKORDATONUN REDDİNDEN SONRA İFLAS VE İHTİYATİ HACİZ

2004 Sayılı İİK madde 301

Yargıtay YHGK 7.5.1976 E. 1975/12-63 K. 1976 2052 İçtihat

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 1975/12-63

K. 1976/2052

T. 7.5.1976

• İFLAS YOLU İLE TAKİP ( Konkordatonun Tasdik Edilmemesi )

• KONKORDATONUN TASDİK EDİLMEMESİ ( İflas Yolu İle Takip )

• SÜRE ( Konkordatonun Tasdik Edilmemesinde İflas Talebi )

2004/m.301,177,290,298,300,308

ÖZET : İcra – İflas Kanunu`nun 301. maddesi hükmünce, “Konkordato tasdik olunmaz yahut mühlet kaldırılırsa, alacaklılardan birinin yedi gün içinde vuku bulacak talebi üzerine iflas yolu ile takibe tabi borçlunun derhal iflasına karar verilir”. Burada öngörülen yedi günlük süre, kararın kesinleşme gününden değil, kesinleşen kararın, aynı Yasa`nın 300. maddesi uyarınca ilanı tarihinden itibaren başlar.

DAVA : Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi`nce davanın süreden reddine dair verilen 24.11.1972 gün ve 971/527, 972/492 sayılı kararın incelenmesi, davacı şirket vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi`nin 4.12.1973 gün ve 9564-10862 sayılı ilamı ile “İcra – İflas Kanunu`nun 301. maddesine göre, konkordato isteği tasdik olunmaz, yahut mühlet kaldırılırsa, alacaklılardan herhangi birisinin 7 gün içinde vuku bulacak talebi ile iflas yolu ile takibe tabi borçlunun iflasına karar verilir. Bu süre, kararın kesinleşmesi tarihinden başlar” gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece, önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu`nca incelenerek, direnmeyi kapsayan son hükmün süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü :

KARAR : İcra – İflas Kanunu`nun 301. maddesi hükmünce, “Konkordato tasdik olunmaz yahut mühlet kaldırılırsa, alacaklılardan birinin yedi gün içinde vuku bulacak talebi üzerine iflas yolu ile takibe tabi borçlunun derhal iflasına karar verilir”. Burada öngörülen yedi günlük süre, kararın kesinleşme gününden değil, kesinleşen kararın, aynı Yasa`nın 300. maddesi uyarınca ilanı tarihinden itibaren başlar. Bu nedenlerle, özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi, usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının, yukarıda ve özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: