2004 Sayılı İİK madde 287 MÜHLET

2004 Sayılı İİK madde 287

Yargıtay Y11.HD 22.6.1990 E.1990/4550 K. 1990/3151 İçtihat

T.C.

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

E. 1990/4550

K. 1990/3151

T. 22.6.1990

• İFLAS DAVASI ( Derdest Bulunduğu Sırada Borçlunun Konkordato Talep Edebileceği )

• KONKORDATO TALEBİ ( Borçlunun İflas Davasının Derdest Bulunduğu Sırada )

• BEKLETİCİ MESELE ( İflas Davasının Derdest Bulunduğu Sırada Konkordato Talebi – İflasa Karar Verilemeyeceği )

• KONKORDATO PROSEDÜRÜNÜN SONUCU ( İflas Davası Bakımından Bekletici Mesele Yapılması Lüzumu )

6762/m.324

2004/m.287,306,309

ÖZET : İcra ve iflas kanununun 309. Maddesi uyarınca borçlunun iflasın açılmasından sonra dahi konkordato akdetmek hakkı mevcut olduğuna göre henüz iflas davasının derdest bulunduğu sırada borçlunun konkordato isteminde bulunması halinde bu istemin bekletici mesele yapılarak iflasa karar verilmemek gerekir.

DAVA : Davacı vekili müvekkili bankanın davalıya kredi kullandırdığını, davalının ödemeleri aksatması üzerine akdolunan 28.5.1986 tarihli sözleşmeyle davalıya ayrıca erteleme kredisi tahsis edildiğini ve borç taksitlerinin bonolara bağlandığını, ödenmeyip protesto edilen her biri (300.000.000) Tl. tutarında (8) adet bonoda cisimlenen (2.400.000.000) lira alacağın yasal faiziyle birlikte tahsili için girişilen kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takibin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek davalının itirazının kaldırılmasına ve iflasının açılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevabına davacı bankanın davalı şirketin sermayesinin % 7’sine sahip ortağı olduğunu, bonoların davacıya kambiyo alacağı ihdas etmek için değil borç taksitlerini belirtmek amacıyla verildiğini, bu durumda borcun gerçekte kambiyo senedine bağlandığını söylenemeyeceğinden ve müvekkilinin taşınmazları üzerinde borcu fazlasıyla karşılayacak tutarda ipotekler tesis edilmiş olduğundan davacının önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmadan iflas yoluna başvuramayacağını, davacının kötü niyetle iflas takibine giriştiğini savunmuştur.

Mahkemece, davacının alacağı kambiyo senetlerine dayandığı cihetle mevcut ipoteklere rağmen davacının İİK.’nun 167/f. I maddesi hükmü uyarınca önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmağa mecbur olmadan iflas yoluna gidebileceği, kaldı ki takip konusu alacak taksit ve faizlerden oluştuğundan İİK.’nun 45/f. III maddesinin de davacıya iflas yoluyla takip yetkisini verdiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda davacının takip konusu meblağdan fazla alacaklı durumunda olduğunun anlaşıldığı, iflas davası açıldıktan sonra davalıya İcra Tetkik Merciince konkordato mehli verilmiş ve bu mehil sonradan uzatılmış ise de bu mehillerin iflas davasının sonuçlanmasından önce hitam bulduğu, İİK.’nun 287/f. son maddesine göre konkordato mehlinin bitiminden sonraki dönemde ihtiyati tedbir yoluyla dahi başlamış takiplerin durdurulmasına cevaz olmadığı, davalı vekilinin bir iflas engeli olarak ileri sürdüğü TTK.’nun 324. maddesinin ise olayda uygulama yerinin bulunmadığı, davalıya tebliğ edilen depo kararına rağmen borcunu ödemediği gerekçesiyle davalının iflasının açılmasına karar verilmiştir.

Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1 – Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2 – Davalı şirket aleyhine iflas davası açıldıktan sonra İcra Tetkik Mercii’ne başvurarak konkordato mühleti istemiş, kendisine mühlet verilmiş ve konkordato evrakı tasdik hususunda bir karar verilmek üzere Ticaret Mahkemesi’ne tevdi edilmiştir. İİK.’nun 309. maddesi hükmü uyarınca borçlunun iflasının açılmasından sonra dahi konkordato akdetmek hakkı mevcut olduğuna göre henüz iflas davasının derdest bulunduğu bir evrede sürdürülen konkordato prosedürünün sonucunun beklenmesi hem usül ekonomisi hem de borçlu ve konkordato alacaklılarının yararları bakımından gereklidir. Bu husus dairemizin 29.3.1988 tarih 8491/1781 sayılı içtihadında da belirtilmiş bulunmaktadır.

Bu durumda Ticaret Mahkemesinde tasdik aşamasında bulunan konkordato prosedürünün sonucunun iflas davası bakımından bekletici mes’ele yapılması lazım gelirken aksine düşüncelerle ve konkordato mühletinin bitiminden sonraki evrede icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla da olsa durdurulmasının yasaklanmasına ilişkin olup iflas davasında uygulama yeri bulunmayan İİK.’nun 287. maddesine 3494 sayılı Kanunla eklenen son fıkra hükmünden bahisle iflas kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2) nolu bentte gösterilen nedenle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.6.1990 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: